Yurtdışında Eğitim Zorunluluk mu ?

Teknolojinin gelişmesi, dünyanın globalleşmesi ve kıtaların artık birbirine daha yakın hissedilmesi üzerine ülkemize etkileri her konuda etkili olduğu gibi eğitim konusunda da fark yaratmaya başladı. Çok değil 10-15 sene önce ülkemizde yüksek lisans seviyelerinde yurtdışı deneyimi kazanan öğrencilerimiz şimdilerde lise hatta ortaokul seviyelerinde bu deneyimi yaşıyorlar.

Erken yaşta yurtdışında çeşitli programlar ile deneyimi yaşayan öğrencilerimiz olumlu ve olumsuz bir çok konuyu küçük yaşlarda tadıyorlar. Bu olumlu ve olumsuz konuları ilerideki yazılarımızda paylaşacağız. 

Elbette ülkemiz gibi çocuklarına ebeveyn olarak çok bağımlı bir toplum için bu tarz deneyimler çok kolay olmuyor. Fakat ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeler, iş bulma kriterlerindeki yüksek çıtalar bu deneyimleri artık neredeyse zorunlu hale getirmektedir. Özel okullarda ve Devlet okullarında okuyan neredeyse her çocuk birçok program ile yurtdışı deneyimini tatmış bulunuyor. (Erasmus+, dil okulları, yaz okulları, AB fonları ile yapılan projeler,lise değişim programları vs.)

Dünya çapında faaliyet gösteren özel bir bankanın, farklı milletlerden aileler arasında yapmış olduğu araştırmaya göre; Türk ailelerinin yüzde 83’ü çocuklarını yurtdışında okutmak istiyor. 16 ülke genelinde yapılan araştırma; katılımcı ailelerin yüzde 77’sinin çocuklarını yurtdışında okutmak istediğini gösteriyor.

OECD raporlarına göre 4,3 milyon öğrenci kendi ülkesi dışında bir ülkede eğitim yapmaktadır. Bu sayı 1990’lı yıllarda 1,3 milyonken, 2025 yılında bu sayının 8 milyona ulaşması tahmin edilmektedir. Bu da bizlere aslında sadece ülkemiz değil tüm ülkelerin yurtdışı eğitim hareketliliğini göstermektedir.

100 Milyar Dolarlık büyüklüğe sahip sektörün 1,5 Milyar Dolarlık kısmını Türk öğrenciler karşılıyor. Bu rakamlar bile bizlere bu hareketliliğin artık zorunluluk olarak görüldüğünü göstermektedir. 

Bu eğitim hareketliliği kısa dönem programlar ve uzun dönem programlar olarak 2 grupta incelenmelidir.

Kısa Dönem Programlar;

Genellikle öğrencilerin belli tarih aralıklarında hatta özellikle yaz dönemlerinde seçtiği program türleridir. Bu kısa sürelerde akademik programlar olsa bile genel manada kültür tanımak, yabancı arkadaş edinmek ve dil bariyerini yıkmak adına yapılabilirler. Sertifika, dil okulu veya yaz okulu gibi farklı konseptlerde karşımıza çıkmaktadır. Kısa dönem programları aslında ileride uzun dönem programlara katılacak öğrenciler için birebir programlardır. Çünkü kültürü, ülkeyi , dili ve insanları tanımak uzun dönemde yaşanacak adaptasyon problem sürecini azaltacaktır. Bu konumuzu da ileride süreci yaşamış öğrenciler ile deneyimleyeceğiz.

Uzun Dönem Programlar;

Genellikle öğrencilerin en az yarım dönem katıldıkları programlardır. Bu programlar 1 yıl hatta bazen tüm eğitim yıllarını kapsayacak şekilde dizayn edilebilir. Bu programlar sertifika, diploma, lise değişim, üniversite değişim, lisans, lisans üstü, doktora programlarını kapsar. Uzun dönem programlarda yapılan araştırmalarda küçük yaşlarda katılımların programlardaki adaptasyon süreçlerini ve başarıyı arttırdığı gözlemlenmiştir.

İlerideki yazılarımızda tüm kısa ve uzun dönem programlarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Yurtdışı eğitiminin önemi ve kazanımlarını hep birlikte inceler iken yapılan en temel hataları da bu süreçleri yaşamış öğrencilerden öğreneceğiz.

Safa İlgin

Yurtdışı Lise Değişim Programları Uzmanı

 

Bu yazı için "EDUBUKS"a  teşekkür ederiz...

 


 

Eklenme Tarihi: 12:57 16-02-2017
Yurtdışı Lise Program Eğitim