Dr. VOLKAN HASAN KAYA

STEM Eğitimi ile İlgili Yazı Serisi-II

STEM Eğitiminin Geleceğimize Katma Değer Kazandırması için…

Bir önceki yazıda STEM eğitiminin ne olduğunu somut olarak uçurtma örneği üzerinde açıklamaya çalışmıştık. Ayrıca, başarılı STEM eğitimi için nelere dikkat edilmesi gerektiği konusuna da değinmiştik. STEM eğitimi ile ilgili yazı serimizin bu ikincisinde STEM eğitimine katma değer kazandırılması için yapılması gerekenler ele alınacaktır.

Öncelikle katma değer ve katma değerle ilişkili icat ve inovasyon kavramlarını somut bir örnek üzerinde açıklayarak yazımıza başlayalım. Tekerleğin ilk defa keşfi “icat” bir diğer ifadeyle “buluş”ken; inovasyon ise günlük hayattaki bir probleme çözüm ararken, keşfedilen tekerleğin daha kullanışlı formata dönüştürülmesi olarak açıklanabilir. İnovasyon o günün beklentilerine cevap verecek şekilde olmalıdır. Arabalarda ve uçaklarda tekerlek kullanılmasına rağmen, bu tekerlekler birbirinden farklıdır. Uçak tekerleği, dolgu maddesinden oluşmakta, daha sert ve sürtünmeye daha dayanıklı bir şekilde tasarlanmaktadır. Uçak ve araba tekerleği birbirleriyle kıyaslandığında araba tekerleği uçak tekerleğine göre daha yumuşak ve içerisinde hava dolu olmalıdır. Katma değeri ise bir örnek üzerinde anlatacak olursak; bir tekerleğin yapımı için gerekli olan hammadde maliyeti 100 TL olsun, tekerlek üreticisinin bu hammaddeyi işleyerek tekerleği ürettikten sonra piyasa 220 TL`ye sattığını kabul edersek, tekerlek üreticisi firma hammadde için ödenen 100 TL’yi satış değerinden düştüğünde ürüne 120 TL katma değer kattığı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ülke olarak iyi bir hammadde üreticisi olmanın yanı sıra hammaddeyi iyi işleyebilen ve katma değer kazandırabilen bir ülke olmaya odaklanmalıyız. 

Bu kapsamda, sosyal ve ekonomik şartları göz önünde bulundurarak eğitimde daha gerçekçi adımlar atılmalıdır. Özellikle günümüzde popülerliği artan STEM eğitiminde olduğu gibi…  Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, popülizme bu kavramı kurban vermemektir. STEM eğitiminin eğitimdeki ufuk çizgisini genişletmek ve bu kavrama farklı bakış açısı kazandırmak için bazı sorular sormak gereklidir. Bu sorulardan ilki, STEM eğitiminin amacı bilgisayar yazılımıbilenbireyler mi yetiştirmek, yoksa özgün yazılımlar geliştirebilecekbireyler mi yetiştirmektir? Aslında bu soruyu STEM eğitimi ile ilgili yazı serimizin ilkinde cevaplandırmıştık.

Bir diğer soru ise STEM eğitimini ticari alan olarak görmek yerine gelecekte ticareti geliştirmek için nasıl fırsata dönüştürebiliriz? Bir başka ifadeyle STEM eğitimini saman alevi olmaktan çok sanayi 4.0’ın ateşleyici gücü haline nasıl getirebiliriz? Bu soruya verilebilecek anahtar cevaplardan birisi STEM eğitimi ile hazır ve var olan teknolojiyi eğitime entegre etmek yerine geleceğin teknolojilerini oluşturacak yaklaşıma sahip STEM eğitimi benimsenmelidir. Peki neden? STEM eğitimi ile eğitime farklı teknolojileri entegre etmek eğitime endüstriyel bir anlam yüklemektir. Eğitime endüstriyel bir anlam katmak yerine eğitime katma değer kazandırılması için STEM eğitimi ile yeni ve özgün teknoloji üretmeye odaklanılmalıdır. Bu durum ülkemizin gelecekte muasır medeniyetler vizyonuna ulaşma imkânı sunacaktır.

Yani STEM eğitimi ile öyle bir vizyon belirlenmelidir ki gelecekte hedef tam 12’den vurulmalıdır. Bu nedenle gelecekte öğrencilerin özellikle yapay zekâ ve biyoteknoloji alanında yeni icatlar ve/ya inovasyonlar ortaya koyma ve bu alanlardaki gelişmelere katma değer kazandırma becerileri geliştirilmelidir. Bu tür gelişmeler aynı zamanda STEM eğitiminin eğitime de ne kadar katma değer kazandırdığı konusunda geri dönüt elde etmemiz anlamına gelecektir. Yazıma kısa bir dörtlükle son vermek istiyorum;

“Hayallerin uzağı gördüğü kadardır, hedeflerin...

Hayal kurduğun kadardır, düşüncelerin...

Bilgi fırtınasında yüzdürebildiklerindir, gerçeklerin...

Duygularını okşayan esintilerdir, geriye kalanın...”

(Bremen, 01.01.2019, 02.22)

 

Dr. Volkan Hasan KAYA

e-mail: volk.has.an@gmail.com

Bremen Üniversitesi Fen Eğitimi Enstitüsü