Yarının Eğitim Zirvesi'nden Çarpıcı Mesajlar

Yarının Eğitimi Zirvesi, 17 Kasım Cumartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde gerçekleşti. Zirve, "Sanbot" isimli yapay zeka robotun karşılaması ile başladı. “Siz insanlar daha yaratıcı olabilirsiniz ama biz daha çalışkanız” dedi. Yarının Eğitimi Zirvesi’nde konuşan Güney Koreli eğitim uzmanları gerçekleştirdikleri eğitim mucizesini ve ekonomik gelişimi anlattı. Başarının kaynağında istikrar, sabır ve kültürel olarak eğitime değer vermekten kaynaklandığı ifade edildi.

Güney Kore Eski Başbakan Yardımcısı ve Gyeonggi Bölgesi Eğitim Müdürü Lee Jae Joung, Seul National Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ki Seok Kim, Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel gibi konuşmacıların sunumlarıyla devam eden zirvede eğitimin ekonomi üzerindeki etkisi, öğrenme ve eğitimde güncel konular ve gelişmeler, eğitimde 4.0 ve geleceğin eğitimi, 21. yüzyılda eğitim yöneticiliği, öğretmenlik ve dijital dünyaya uyum, uluslararası eğitim modelleri ve sürecin nasıl yönetildiği gibi eğitime dair konular masaya yatırıldı.

Demokratik Yurttaşlığı Öğretiyoruz

Konuşmasına Türkiye’ye gelir gelmez kendisini evinde gibi hissettiğini, tarihi bağları güçlü iki ülke olduğumuzu ifade ederek başlayan Lee Jae Joung, Güney Kore’de inovatif okul projesine 13 okulla başladıklarını ve şu an bölgelerinde 540 okulun inovatif okul olarak adlandırıldığını söyledi. Rüya okulu projelerinden bahseden Joung, geleneksel eğitim ile inovatif eğitim modelini karşılaştırdı. Joung, “Geleneksel eğitim bilgiyi hatırlamak ve cevap vermek demekti. Öğretmenin görevi ise bilgiyi aktarmaktı. Şimdi sanayide 4.0’ı yaşıyoruz. Toplum ve eğitim ilerliyor. Her şey birbiriyle bağlantılı ve akıllı. Bu değişim ve dönüşüm çağında eğitimi nasıl ele almalıyız? Biz, öğretmenlere demokratik yurttaşlığı öğretiyoruz ve öğrencilerine de bunu öğretmelerini istiyoruz. Güney ve Kuzey Kore arasında olumlu adımlar atılıyor. Öğrenciler barış nedir, insanlık haysiyeti nedir gibi kavramları anlasınlar istiyoruz. Amacımız, insanlık barışını koruyacak nesiller yetiştirmek” dedi. Ortak çalışma ve orkestrasyonun önemine vurgu yapan Lee Jae Joung, çeşitliliğe saygı göstermenin ve öğretmenin öğrencileri bu yönde motive etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Hayal Okulu (Dream School) projesinin amacını ise “Öğrencilerin, kendi kendine hayal kurarak sorunları çözebilmesi” olarak tanımladı.

Eğitimde Fırsat Eşitliğine Dikkat Çekildi

Eğitim ve eğitimin ekonomi üzerinde etkisi üzerine bir konuşma yapan Prof. Dr. Ki Seok Kim, konuşmasına “Türkiye ile Güney Kore’nin ezelden beri kardeş. Türk askeri 1953’e kadar bizimle savaştı. Bu nedenle ben buna ‘kan kardeşliği’ diyorum. Türkiye, bizim için dövüşmekle kalmadı, bizim için okullar da açtı. Bu nedenle, bizim bir başarımız varsa onu sizinle paylaşmalıyız ve birlikte yükselmeliyiz” dedi. Savaş zamanında Türk askerleri tarafından sahiplenilen Ayla isimli kıza da değinen Kim, sahnede Türkçe ve Korece ‘Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur’ şarkısını söyleyerek Yarının Eğitimi Zirvesi katılımcılarından büyük alkış aldı.

Kore’de eğitimin 1950’den bu günlere geçirdiği serüveni fotoğraflarla anlatan Kim, “Güney Kore, eğitimi merkeze koyan bir ülke ve her aile çocuklarını mutlaka okutur.” dedi. Açık havada, bomba düşen bir yerin yakınında ve çatısı olmayan mekânlarda eğitim alan öğrencileri gösteren Kim, “Güney Kore’de eğitim pali pali” dedi. Pali Pali’nin yerel bir ifade olduğunu açıklayan Ki Seok Kim, açıklaması zor olmakla beraber bu kelimenin yavaş ama istikrarlı ilerlemek anlamı taşıdığını ifade etti.

Prof. Dr. Ki Seok Kim, Güney Kore’de ailelerin eğitime büyük kaynak ayırdığını söyledi. “Kalite gereklidir ancak fırsat eşitliği de önemlidir. Kore’de varlıklı ailelerin çocukları daha başarılı değildir. Süper zengin bir aileden gelmeyenler de yüksek skorlara ulaşabilir” dedi.

Beyin ve öğrenme üzerine konuşma yapan Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, beynin nasıl öğrendiği ve eğitim ürettiği konusunda detaylı bir sunum yaptı. Dünyada en büyük zaferin insanın kendini keşfetmesi olduğunu söyleyen Yüksel, “Taklit yapmayacağız. Kendimize has bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Tek ihtiyacımız çok daha fazla çalışmak” diyerek her ülkenin kendi özgün serüvenini takip ettiğini, Türkiye’nin de mecburen ve mutlaka ilerleyeceğini ancak bunun çok daha erken gerçekleştirilmesi için çok çalışmak gerektiğini ifade etti.

 


 

Eklenme Tarihi: 00:11 19-11-2018