Bakan Yılmaz “Fen Liselerimiz dünyanın çok önünde”

Milli Eğitim Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesi’nin iş birliğinde gerçekleştirilen Türkiye`nin ilk ve yerli zeka ölçeği ASİS’in tanıtım toplantısının ardından Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz gazetecilerle buluştu. Özellikle eğitimin önemli gündem maddesi PISA 2015 raporunu değerlendiren Bakan Yılmaz, rapora ilişkin yapılan bazı yorumları eleştirerek “Neredeyse Türkiye kötüye gitse sevinecekler var, görüyoruz” dedi…

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından hazırlanan ve Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı olan PISA 2015 değerlendirme sınavının sonuçlarına ilişkin açıklamasına sayılar vererek başladı.

“Bu sınava 61 ilden 187 okul, 5 bin 895 öğrenci katılmış. Katılanların yüzde 21`i 9. sınıf, yüzde 73`ü 10. sınıf, yüzde 3`ü ve diğerleridir. Öğrencilerin yüzde 38,1`i Anadolu Lisesi, yüzde 36`sı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yüzde 14`ü Anadolu İmam Hatip Lisesi, yüzde 2,1`i de Fen Liselerinden. Tüm ülkelerin fen okuryazarlığı ortalama puanı 465, Türkiye`ninki 425. Fen okuryazarlığında 2006-2015 arası incelendiğinde, OECD ülkelerinde erkek öğrenciler lehine 2 puan, Türkiye`de kız öğrenciler lehine 12 puan artış olmuştur. 2015 PISA`da OECD ülkelerinde ortalama puan farkı erkek öğrenciler lehine 4 iken, Türkiye`de kız öğrenciler lehine 6 puan.”

“Fen Lisesi öğrencilerimiz dünyanın çok çok önünde”

Türkiye’nin en iyi okulları olan Fen Liselerini, PISA’daki başarılı ülkelerin tüm okullarını temsil eden ortalamalarla kıyaslayan Bakan Yılmaz şunları söyledi; “Fen okuryazarlığı açısından Fen Lisesinden katılan öğrencilerimiz bu sınavda 534 puan aldı. 534 puan hangi ülkenin puanına denk geliyor? Estonya ve Japonya`nın, yani dünyanın ikincisi Japonya`nın 538, üçüncüsü Estonya`nın 534. Sadece Fen Liselerindeki öğrencilerimiz girmiş olsaydı PISA’ya, aldığımız derece dünyanın ilk 3`ü arasında olacaktı. Fen Lisesi öğrencilerimizin dünya ile yarışma konusunda sıkıntısı yok, hatta dünyanın çok çok daha önünde”

“Finlandiya düşüş gösterdi ama tepki yok”

PISA ve benzeri ölçeklerde hep gözlerin aradığı Finlandiya konusuna da değinen Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, " Bizde hep Finlandiya örnek verilir. ‘Finlandiya eğitim sistemini örnek alalım’ denir. Ama Finlandiya her girdiği uygulamada kendi puanını aşağıya düşürmüştür. Finlandiya`nın geçen PISA`daki puanı kaçtı? 545. Şimdiki puanı kaç? 511. Kayıp ne kadar? 34. Bizim kaybımız 28. Finlandiya`nınki 34. Bazıları sanki Türkiye kötüye gitse sevinecekmiş gibi. Oysa Finlandiya`ya gidip bakmak lazım. Finlandiya basınını da takip etmek lazım. Geçen yılla, bu yıl arasında Matematik`te 34 puanı kaybettiğinde acaba Türkiye`de gösterilen tepki gösteriliyor mu Finlandiya’da da?" şeklinde konuştu.

“Sosyal Bilimler Liselerinde de önde gelen ülkeler arasındayız”

PISA`ya Sosyal Bilimler Liseler açısından da değinen Bakan Yılmaz, "Bu öğrencilerimizin aldığı puan 518. Buna da bakarsak Kore`den önde. Yeni Zelanda`dan önde. Avusturya`dan önde, İngiltere`den bile önde. Buradan da anlaşılıyor ki, Sosyal Bilimler Liselerinden katılan öğrencilerimizin Fen okur yazarlığı, dünyanın önde gelen ülkeleri arasında.” dedi.

“Geçmişten çok daha iyiyiz”

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, PISA 2015 raporunda ülkelerin öğrenci başına harcadığı miktarın yer aldığına değinirken, OECD ülkelerinin eğitime milli gelirin yüzde 5,2`sini, Türkiye`nin 5,1`ini ayırdığını belirtti. 

Öğrenci başına düşen harcamada OECD ortalamasının 10 bin doların üzerinde iken, Türkiye`de 5 bin doların altında bulunduğunu kaydeden Yılmaz, "10 bin dolar harcayan OECD ülkeleri ile 5 bin doların altında harcayan OECD ülkelerinin aynı sonucu almasını mı istiyorsunuz? 2002`de milli eğitime bütçeden ayrılan pay 11 milyar liraydı. Bu toplam bütçenin yüzde 10`u. 2017 bütçesinde eğitime ayırdığımız 122 milyar, toplam bütçenin yüzde 20`si. Bizim iddiamız şu; geçmiş dönemlerde verilmediği kadar eğitime önem verdik. Ölçüsü bundan gelir. Ne kadar kaynak ayırırsanız, o kadar eğitime önem veriyorsunuz demektir. Eğitime kaynak ayırmadan eğitime önem verildiği iddia edilebilir mi? 2002`de yüzde 10 ayıranların, biz şimdi yüzde 20 ayırınca, `Niçin OECD ülkelerinin yakaladığı başarıyı gösteremediniz?` diye eleştiride bulunması doğru değil." diye konuştu ve ekledi;

“Biz geçmişten çok daha iyiyiz. Ancak hedefimiz 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmamız lazım. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olabilmek için, yüksek teknolojik ürünleri üretip ihracat yapabilmemiz lazım. Yani bilgi tabanlı eğitimi bizim evlatlarımıza verebilmemiz lazım. İhtiyacımız bu, gayemiz bu. Hedefimiz bu. Bunu yakalayabilmek için eğitime ayrılan kaynağı arttırmamız lazım. Geçmişe göre çok arttırdık, ancak daha almamız gereken mesafe var."

"Bunu siz yaşarken de görürsünüz. Bir ülkede 74 Milyona yakın mobil telefon kullanılacak. Bu da bir eğitim. Eğitim sadece okulda öğrenilmiyor. Dışarıda da öğreniliyor. Türkiye teknolojiyle iç içe yaşıyor. Akıllı telefonların sayısı Türkiye`nin gelmiş olduğu seviyeyi göstermesi bakımından önemlidir.”

Peki sıralamada neden kötü gözüküyoruz? 

"Fen Lisemiz, Sosyal Bilimler Lisemiz, Anadolu Liselerimiz çok öndeyken peki biz niçin 425 aldık?" diye akla takılan soruyu da Bakan Yılmaz şöyle yanıtladı; “Mesleki ve Teknik Eğitim Liselerinde eğitim kalitemizi daha iyileştirmemiz gerekiyor. Buradan katılanların oranı yüzde 36`ydı, biliyorsunuz. Öğrencilerin aldığı puan 392. Dolayısıyla 534 alan öğrencimizin puanı ortalama 425`e çekiliyor. Teknik Liselerdeki eğitimin kalitesini arttırdığımız zaman, PISA ile ilgili sorunumuz da kalmayacak”

“Daha iyi olabilmemiz için yapacaklarımız belli”

Bakan Yılmaz değerlendirmelerine hedeflerini de açıklayarak devam etti; “Eksiklerimizi görmeliyiz. Nedir o eksiklerimiz? Çok net olarak şunu söyleyeyim; OECD ülkelerinin harcamış olduğu miktarı bizim de öğrenci başına harcamamız lazım. Okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim kapsamına almamız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, işte Başbakanımız da açıkladı. Önümüzdeki dönem okul öncesi eğitimi, zorunlu eğitim kapsamına alacağız.”

“Önümüzdeki dönemde okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim kapsamına almanın yanında, ikili eğitimi kaldırarak, yabancı dil eğitimini arttırarak ve mesleki ve teknik eğitime önem vererek PISA`da çok iyi sonuçlar alacağımızı söylüyorum." 

"Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz. Mesleki eğitimi memleket meselesi olarak görüyoruz. Çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına aldık. Hem mesleği öğreteceğiz. Hem de fark ders vererekten okulu bitirmelerini sağlayacağız. Hem teknisyen belgesi vereceğiz. Hem iş yeri açma belgesi vereceğiz. Hem de gereken krediyi de sağlayacağız. Dava nedir? Ülkemizi zengin kılmak. İnsanımızı refah içinde yaşatmak ve bütün insanımıza iş sağlamak. Mükemmel değiliz. Eksikliğimiz var. İnşallah eksikliğimizi gidermek için de daha çok çalışacağız." diye konuşan Bakan Yılmaz, bunların dışında öğretmenlerin hizmetiçi eğitimine önem verileceğini, Öğretmen Strateji Belgesi`nin yayımlanacağını, Öğretmen Akademisi`nin hayata geçirileceğini ve performans değerlendirme sisteminin getirileceğini de bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz`ın açıklamalarını Eğitim ve Eğitim, kendi facebook sayfası üzerinden canlı yayınladı. Konuşmanın tamamını izlemek için TIKLAYINIZ...


 

Eklenme Tarihi: 01:39 09-12-2016
MEB Milli Eğitim Bakanlığı İsmet Yılmaz OECD PISA Pisa 2015 Pisa 2016 Rapor Finlandiya Fen Liseleri Öğretmen Sınav Canlı Yayın