Türkiye'nin ilk yerli zeka testi ASIS 2016'da uygulanmaya başlanacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle geliştirilen Türkiye`nin ilk yerli zeka testi Anadolu-Sak Zeka Ölçeği (ASIS), 2016 yılından itibaren kullanılmaya başlanacak.

Test hakkında bilgiler veren Anadolu Üniversitesi Üstün Zekalıların Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı ve Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP) Koordinatörü Prof. Dr. Uğur Sak, ASIS’in diğer zeka testlerine göre ölçümlerde daha az hata yapacağını ve üstün zekalı ve zihin engelli çocukları daha doğru tanılayacağını vurguluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) işbirliğiyle geliştirdiğiniz Anadolu-Sak Zeka Ölçeği (ASIS) Türkiye`nin ilk yerli zeka testi olma özelliğini taşıyor. Testin diğer testlere göre farkları nelerdir?

Anadolu-Sak Zeka Ölçeği, güncel ve bilimsel zeka kuramları temel alınarak geliştirilmiştir.Türkiye’de kullanılan zeka testlerinin büyük çoğunluğu ya güncelliğini yitirmiş ya da güncel zeka kuramlarına dayanmamaktadır. Öte yandan ASIS’in içeriği de diğer zeka testlerine göre önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Örneğin diğer zeka testlerinde bellek genişliği daha çok sözel testlerle ölçülürken ASIS’de görsel uyaranlar aracılığıyla ölçülmektedir. ASIS ile bir çocuğun zeka düzeyine ilişkin olarak 11 farklı profil analizi elde edilebilmektedir ki bu çok kapsamlı bir değerlendirme demektir. Çocuğun zekası ve öğrenmenin temel aracı olan işleyen bellek kapasitesi hem görsel hem de sözel alanlarda ölçülebilmektedir. ASIS profil analizi grafiklerle görselleştirilerek 8 sayfalık bir değerlendirme raporunu kapsamaktadır. Bu denli kapsamlı bir analiz öğretmenler, danışmanlar ve aileler için yeterince bilgilendirici olacaktır.

ASIS bilimsel niteliğinin yanı sıra uygulama ve teknik özelliği bakımından da diğer pek çok zeka testine göre avantajlar içermektedir. ASIS’i bugüne kadar uygulayan uzmanların da belirttiği gibi testin uygulaması oldukça pratiktir. Esasen testin uygulama pratikliği için üzerinde çok çalıştık. Çünkü Türkiye’de kullanılan pek çok zeka testinin uygulaması çok karmaşıktır ve bu nedenle gerek uygulayıcı eğitimleri gerekse uygulayıcıların testi çocuklara uygulaması bir hayli zor ve karmaşık olmaktadır. Bu karmaşıklığın yarattığı en önemli sorun ise uygulama güvenirliğinin düşmesidir. Eğer bir testin uygulaması ve yorumlanması çok karmaşık ise uygulayıcılar bir şekilde hata yapabilmektedirler. Bu sonuç ise çocukların yanlış tanılanmalarına neden olabilmektedir.

Ayrıca ASIS’in standardizasyon çalışmalarında kullandığımız örneklem büyüklüğü diğer bireysel zeka testlerinin tamamının örneklem büyüklüğünden daha büyüktür. Norm gruplarının örneklem büyülüğü bir zeka testinin çok önemli bir niteliğidir. Örneklem büyüklüğü arttıkça testin hata payı düşer. Diğer bir deyişle ASIS diğer zeka testlerine göre ölçümlerde daha az hata yapacak ve üstün zekalı ve zihin engelli çocukları daha doğru tanılayacaktır.

ZEKA TESTİ GELİŞTİRMEK İÇİN NİTELİKLİ, SİNERJİK BİR EKİBE İHTİYAÇ VARDIR

Ülkemizde ilk zeka testi çalışmaları ne zaman başladı? İlk yerli zeka testinin yapımı için Türkiye, neden bu kadar bekledi?

Ülkemizde ilk zeka testi çalışmaları Fransa’da Alfred Binet’in geliştirdiği zeka testinin Türkçe’ye tercümesi ile başladığı söylenebilir. Bu çalışma, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yani 100 yıl önce yapılmıştır. O günden bugüne onlarca zeka testi çevirdik ve uyarladık. 100 yıl içinde Türkiye’de yerli bir zeka testinin geliştirilmemesinin çeşitli nedenleri var. Öncelikle birikimden bahsetmek gerekir. Bir alanda bilimsel birikim var ise o alanda yenilik üretilebilir. İkinci olarak girişimcilikten bahsedebiliriz. Birikiminiz olabilir ancak girişimci ruha sahip değilseniz yine yenilik üretemezsiniz. Bir diğer neden olarak ekip gösterilebilir. Zeka testi geliştirmek için nitelikli, sinerjik bir ekibe ihtiyaç vardır. Ekip olmadan zeka testi geliştirmek pek mümkün değildir. Başka bir neden ise zamanın uygun olmasıdır. Zeka testini kullanan uzmanların ve kurumların geliştirilecek yeni ve yerli zeka testini kullanmaya hazırlıklı ve istekli olmaları ve bunun için gerekli koşulların oluşmuş olması önemlidir. Aksi halde zeka testi değer görmeyecek ya da testi geliştirecek olan kişiler böyle bir iklim görmüyorlarsa girişimlerinden vazgeçeceklerdir. Son yüz yıl içinde bu nedenlerin biri veya birkaçının gerçekleşmemiş olması nedeniyle ülkemizde yerli bir zeka testi geliştiremedik.

Zeka testleri kaç yaşından itibaren uygulanabiliyor? Bu kapsamda Anadolu-Sak Zeka Ölçeği (ASIS) kaç yaş aralığındaki çocuklara uygulanacak?

Zeka testleri genel olarak 2 yaşından itibaren uygulanabilmektedir. ASIS ise 4-12 yaş aralığındaki çocuklara uygulanmaktadır. Bu yaş aralığı Türkiye’de zeka ölçümlerinin en fazla yapıldığı bir aralıktır ve bu nedenle en önemli gelişim dönemini oluşturmaktadır.

ASIS 2016 YILINDAN İTİBAREN KULLANILMAYA BAŞLANACAK

Dünyada üstün zekalı çocuklar erken yaşlarda tespit ediliyor. Türkiye’de durum nasıl? Ayrıca bu çocuklar nerelerde, hangi zeka testlerine tabi tutuluyor? Bahsedebilir misiniz?

Dünyada üstün zekalı çocukların tanılanmaları ülkelerine göre değişiyor. Bazı ülkelerde anaokulu yıllarında başlanıyor. Örneğin ABD’nin pek çok eyaletinde 5 yaşında diğer bazı eyaletlerde ise 2. sınıfta tanılamalar yapılıyor. Bu tanılamaların çoğunda grup veya bireysel zeka testleri kullanılıyor. Türkiye’de üstün zekalı çocuklar son yıllara kadar 4. sınıftan itibaren tanılanıyor idi ancak MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü bir yıldır 2. sınıftan itibaren tanılama yapıyor ve kısa bir süre sonra anasınıfından itibaren tanılamaların yapılması planlanmaktadır. Tanılamalarda daha çok genel yetenek testleri eleme amacıyla ve bireysel zeka testleri ise kesin tanı amacıyla kullanılıyor. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2016 yılından itibaren ASIS’i Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde (RAM) kullanmaya başlayacak. ASIS’in tanılamalarda kullanılan birincil zeka testi olacağını umut ediyorum.

Türkiye’deki üstün zekalı ve üstün yetenekli birey sayısı ne kadar? Bu sayı nüfusumuzun yüzde kaçını oluşturuyor? Bu bireylerin ne kadarı uygun eğitim olanaklarından yararlanabiliyor?

Ülkemizdeki üstün zekalı birey sayısını tahmin etmek çok zordur ve böyle bir tahmin yanlış olabilir. Çünkü çocukluktaki üstün zekalı kişi sayısını evrensel kriterler kullanarak belirtebiliriz ancak yetişkinlik yıllarında aynı kriteri kullanmak doğru olmayacaktır. Ancak kaba bir tahmin vereyim. Ülkemizin toplam nüfusunu dikkate alacak olursak bir milyona yakın üstün zekalı birey olduğunu söyleyebiliriz. Çocukluk yıllarında daha fazla yetişkinlikte ise daha azdır. Çünkü bazı bireyler çocukluk yıllarındaki sahip oldukları zeka düzeyleri maalesef zamanla kaybediyorlar. Bu kayıp geri kalmış ve gelişen ülkelerde daha fazladır.

ÖĞRETMENİN TUTUMU ÖĞRENCİNİN SIRADIŞILIĞINA İZİN VERMELİ

Eğitim sistemimiz zekayı ve yaratıcılığı geliştirebiliyor mu? Zeka ve yaratıcılığı arttırması adına nasıl bir eğitim sistemi olmalı? Eğitim sistemimizin bu konudaki eksiklikleri nelerdir?

Her eğitim sisteminde olduğu gibi Türkiye’de de eğitim sisteminde bazı eksiklikler var ve bu eksiklikler çocukların zeka ve yaratıcılık gelişimlerini olumsuz etkiliyor. En başta öğretmen niteliklerinin artırılması ve öğretmen tutumlarının değiştirilmesi gereklidir. Öğretmenin tutumu öğrencinin sıra dışılığına izin vermelidir. Öğretmenlere soru sorma becerisi bence yeniden kazandırılmalı. Sınıflarda sorulan soruların niteliğinin çok düşük olduğunu düşünüyorum. Hatta pek çok öğretmen soru sormayı bilmiyor. Öğretmen soru soruyor ama öğrenci anlamıyor. Öyleyse soru da bir sorun var. Müfredatta bazı küçük düzenlemeler yapılabilir. Örneğin çok fazla konu yerine daha az ama derinlemesine konulara yer verilebilir. Müfredatta pek çok şey var ama bunların bir kısmı gerçekten gereksiz. Sanki zaman dolsun diye yazılmışlar gibi.

Kaynak Eğitimtercihi


 

Eklenme Tarihi: 13:13 21-12-2015