Finlandiya’da öğretmen olmak doktor olmaktan daha zor

Eğitimveeğitim Editörü Müge Arda, dünyada eğitimin en iyi olduğu ülke olarak kabul edilen Finlandiya eğitim sistemini Eğitimveeğitim okurları için yerinde gördü ve inceledi.

 

Finlandiya eğitim sistemindeki başarının sırrı ne? Finli öğrenciler nasıl oluyor da uluslararası sınavlarda yüksek başarılar elde ediyor? Finlandiya’daki okullarda nasıl bir eğitim veriliyor? İşte tüm bu soruların yanıtı Müge Arda’nın özel röportajında…

Müge Arda Finlandiya eğitim sistemini yakından izlemek için EğitimPedia`nın davetlisi olarak Finlandiya`daydı.

Dünyada eğitimin en iyi olduğu ülke olarak kabul edilen Finlandiya, uluslararası sınavlardaki başarılarıyla ilk basamakta yer alan bir ülke… Peki, biz Türkiye’de her yıl değişen sınav sistemini tartışırken Finlandiya eğitimdeki bu başarısını neye borçlu? Yanıtını Finlandiya’nın Joensuu şehrinde yer alan Nepenmæen Okulu Müdürü Jyrkı Huusko’dan alıyoruz.

Huusko “Neden başarılıyız?” sorusuna şöyle cevap veriyor;

Sevgi ve eğlence kültürü üzerine kurulmuş bir sistemle öğretmeye çalışıyoruz. Temel felsefemiz ‘az şey bilelim, çok iyi bilelim.’ Okullarda öğrencilerimize yararlı bilgileri, 20 yıl sonra dahi hatırlayabilecekleri şekilde anlatmaya özen gösteriyoruz.

Öğrencilerimize kendilerini güvende hissettirmenin eğitimde öneminin büyük olduğunu biliyoruz ve bu bizim birinci önceliğimiz. Öğrenciler için sınıf içinde yönetici ve akranlarına karşı güven duymalarına büyük önem veriyoruz. Okul yönetiminin başlıca görevi bunu sağlamak ve öğrencide güven kaybına engel olmak.

Okullarımızı tasarlarken sessiz, ulaşımı kolay, beraber çalışmaya teşvik edici ve cesaretli alanlar yaratmaya özen gösteriyoruz.

“Rekabet yok, işbirliği var”

Finlandiya’da toplam 27 özel okul var. Özel okullar devlet desteği altında. Devlet okulu sayısı ise 3 bin 418. Dolayısıyla Finlandiya eğitim sisteminde okullar arasında rekabet ortamı yok, işbirliği var. Okullarımızın çoğu devlet okulu olduğundan veli ve öğrenci kaybetme kaygısı yok.

Eğitim giderleri tüm kitap ve materyaller devlet tarafından karşılanıyor. Ulaşım ve servis sorunu yaşanmıyor çünkü her çocuk kendi mahallesindeki okula gitmek zorunda.

Tüm okulların standartlarının oldukça yüksek olduğunu belirten Huusko, bunu 1400’lü yıllarda krallık döneminde eğitime verilen önemle açıklıyor ve bu geleneğin bugün de hala devam ettiğini söylüyor.

“Özel öğrenciye gerçek anlamda özel ilgi”

Huusko, Finlandiya’nın PISA’daki başarısını da şöyle açıklıyor;

“PISA ve diğer sınavlarda yüksek başarının en önemli sebebi özel öğretim öğrencilerine gösterdiğimiz ilgi ve ayrıştırılmış sınıflar kullanmamız olarak gösterilebilir. Tek bir öğrencimiz bile sistemin gerisinde kalmıyor.

Otistik ve down sendromlu öğrenciler için ayrı sınıflarımız var. Down sendromlu öğrencilerin eğitim gördüğü sınıflarda toplam öğrenci sayısı maksimum 8 kişi.  Bu sınıflarda bir öğretmen ve 3 asistan bulundurmak zorundayız. Ayrıştırılmış özel öğretim sınıfları olmazsa olmazımız.

Özel eğitim sınıfı

Hospital school (hastane okullar)

Bugün Türkiye’de binlerce öğrenci sağlık nedenlerinden ötürü eğitimden yoksun kalırken Finlandiya, bu soruna hastane okullarla çözüm bulmuş. Finlandiya’da psikolojik olarak hastanede tedavi görmesi gereken gençlerin ve uzun sure tedavi görmesi gereken hasta çocukların eğitimden kopmamaları için kurulmuş 30 hospitalschool olduğunu belirten Huusko, “Tedaviye gelen her gencin ve çocuğun eğitiminin aksamaması bizim için büyük önem arz ediyor” diyor. Hastane okullarda eğitim faaliyetleri öğretmen ve uzman doktorlar eşliğinde yürütülüyor.

Kaynaştırma eğitimi

Kaynaştırmaya uygun olmayan öğrencilerin öncelikle özel eğitime alındığını belirten Huusko, sonrasında uyum sağlayacağını düşündükleri öğrencilerin normal sınıflarında eğitime devam etmesini sağladıklarını söylüyor. Huusko başarının sırrını şu şekilde açıklıyor;

Finlandiya eğitim sisteminde özel öğrenime ihtiyacı olan öğrencilere kanunen sınıf açmak zorunluluğu var. Özel eğitimdeki başarının sırrıysa her okulda okul içinde alanında uzman eğitimciler bulundurmak.

Finlandiya’da öğretmen olmak doktor olmaktan daha zor

Finlandiya’da öğretmen olmanın diş hekimi veya doktor olmaktan çok daha zor olduğunu ifade eden Huusko, öğretmenliğin ülkedeki en saygın mesleklerin başında geldiğini belirtiyor.

“Bizim saygın kişi sıralamamız şöyle” diyor. JyrkıHuusko;

‘Öğretmen, rahip ve polis…’

“Öğretmenler mastır yapmak zorunda”

Öğretmenlerimiz mastır yapmak zorunda. Sınıf öğretmenleri alan uzmanı olabiliyor. Bu uzmanlığı tamamlayanlar orta kademede eğitim verme hakkına sahip olabiliyor.

“Öğrencileri notla değerlendirmiyoruz”

Finlandiya eğitim sisteminde ölçme ve değerlendirme konusunda da bilgi veren Jyrkı Huusko öğrencileri notla değerlendirmediklerini belirterek şunları söyledi;

 “Öğrencilerimizi not ile değerlendirmiyoruz. Not vermekten daha önemli değerlerimiz var. Eğitimcilerimiz aile ve öğrenciyi sürekli geri bildirimle motive diyor. Aile ile görüşmeyle bir değerlendirme sistemimiz var yani aileler eğitimin bir parçası. Çocuğun kendi başına öz değerlendirme yapmasına izin veriyoruz. Öğretmenin kendi bilgisinde kalacak şekilde test ile değerlendirme sistemimiz de var. Çocuklara hedef veriyoruz ve bu hedefe giden yolu kendilerinin bulması istiyoruz.”

Atölye çalışması

Yeteneğe göre atölye çalışmaları yapılıyor

Atölye dersleri normal eğitim müfredatı kadar önemli ve özel. Çocuklar burada yeteneklerine göre ayrıştırılıyor. Her öğrenci kabiliyetli olduğu bölümde bu dersi almak zorunda.  Resim, müzik dikiş, veya ahşap gibi atölye dersleri var…

Müfredatı öğretmen kendisi hazırlıyor ve uyguluyor

Öğretmene genel çerçeve veriliyor ve müfredatı kendisinin hazırlaması ve uygulaması bekleniyor. Bu çerçevede kendi okul müfredatlarını okullar yöneticileri ve öğretmen birlikte hazırlıyorlar.

Şiddete sıfır tolerans

Eğitim sistemimizde hiç bir şekilde psikolojik ya da fiziki şiddet kabul edilemez. Eğitimcinin meslekten atılmasının tek nedeninin çocuğa uygulanan şiddet olduğunu söyleyen Huusko, ailenin de çocuğa şiddet uyguladığının tespit edilmesi durumunda ailenin mahkemeye çıkarıldığını belirtiyor. Bugüne kadar Finlandiya’da çocuğa şiddet vakasıyla hiç karşılaşılmadığının da altını çiziyor.

Okula başlama yaşı

Finlandiya’da çocuklar, 6 yaşında anaokuluna başlıyor ve sadece oyun oynamasına yönelik bir sistem var. 7 yaşında da ilkokula başlıyorlar. Okuma yazma ise 7 yaşından sonra başlıyor.

Eşitlik ilkesine göre, herhangi bir öğrencinin özel sınıfa gidemediğini belirten Huusko, ancak, özel yeteneği olan öğrenciler için özel sınıfların açılabildiğini söylüyor.

Yabancı dil eğitimi

3. sınıftan itibaren Fincenin yanında İngilizce, 7. sınıfta İsveççeyi ekliyoruz çünkü nüfusun yüzde 10’u İsveçli. 9. sınıfta mesleki yönlendirmemiz var.

Finlandiya’da üniversite sınavı

Üniversiteye gitmek için son sınıfta bir sınava tabi tutuyoruz. Sınavlarda çoktan seçmeli sorular anlama ve dinleme ile yazma gibi soru tipleri var. Ayrıca, 8. sınıftan itibaren uygulanan testler üniversiteye girerken değerlendiriliyor.

Okullarda kantin yok

Finlandiya’daki okullarda beslenmeye yönelik uygulamalar da dikkat çekici. Kantinlerin olmadığı okullarda öğrenciler, yemekte gösterdikleri iyi davranışlar nedeniyle ödüllendiriliyor.

Okul yemekhanelerinin işleyişi hakkında da sorularımızı yanıtlayan Huusko bakın bu konuda neler anlattı;

Üç temel kural oluşturduk. Yeteri kadar yiyecek alan, yemeğini düzgün ve etrafı rahatsız etmeden yiyen arkadaşlarına anlayışlı davranan öğrencilere ödül var. Aslında program dahilinde film izleme gibi okul aktiviteleri öğrenciye ödül gibi sunuluyor.

Verginin yüzde 8’i eğitime gidiyor

Vergi oranlarının yüksek olduğu Finlandiya’da vergilerin yüzde 8’i eğitime gidiyor.

Öğrenciler ya yürüyerek ya da bisikletle okula gidiyor

Ülke genelinde hiç bir yerde okul servis uygulaması yok. Her öğrenci kendi bulunduğu mahallesindeki okula gidiyor.

Giyisi ve ayakkabı odası

Okullarda ayakkabı giyilmiyor

Finlandiya ve Joensuu genel olarak soğuk ve karanlık. Öğrencilerin kendilerini sıcak ev ve aile ortamın da hissetmelerini sağlamak amacıyla genelde okul içinde hiçbir bölümde ayakkabı giydirmiyorlar. Böylelikle daha sevecen ve sevgi dolu ve sıcak  bir ortam yarattıklarını düşünüyorlar.

Finlandi’ya eğitim sistemine dair izlenimler

Finlandiya eğitimde kesinlikle öğrenme ve öğretme konusunda etkileyici bir model. Ülke genelinde kültürel olarak büyük bir eğitim ve öğrenim ahlakı  var.Toplumda bunu kolaylıkla gözlemlemek mümkün. Oyun zamanının öğrenmenin en iyi zamanı olduğu düşünülüyor. Avrupa’nın en az ders saatine sahip ülkesi... Çocuklara deneyimleyerek öğretme konusunda oldukça başarılılar. Finlandiya eğitim sistemi hakkında olumsuzluklar belirtmek zor da olsa genel anlamda uygulanabilir bir metot olmadığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Zira, dünya sıralamasında eğitimde ilk sırada yer almak; serbest müfredat uygulamak, her öğrenci kendi mahallesindeki okula gider demek, ülkede sadece 27 özel okulla rekabet yaratmadan, tamamına yakını kültürel olarak türdeş olan bir halkla, dünyanın en iyi modelini oluşturmak 5 milyon nüfuslu refah ve gelir seviyesi yüksek Finlandiya için hiç de zor değil.

Ancak 75 milyon nüfuslu Türkiye’de öğretmen eğitimi tartışılırken, kültürel olarak türdeş olmayan insanların bir arada yaşaması demokratik yollarla sağlanamamış, devlet veya özel okulların belli bir standarda bağlanması başarılamamış, sınav sistemi ve eğitim yapboz tahtasına dönmüşken, dünyanın en iyi metodunu ülkemize getirmeyi düşünmek güzel bir hayalden ibaret.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

Eklenme Tarihi: 11:05 14-12-2015