İşte LGS'nin doğuracağı bazı sonuçlar...

Yeni sistem LGS (Liseye Geçiş Sistemi) kapsamında, sınavla alan okul listeleri açıklandı. Konuyla ilgili tartışmalar ise devam ediyor. 34 ilde Anadolu Liselerinin sınavla öğrenci almaması tartışmanın belki de en önemli konusu.   Bu iller arasında büyükşehir belediyesi olan Trabzon, Ordu, Mardin’in yanı sıra büyükşehir olacak iller de var. Çanakkale, Rize, Giresun, Amasya, Kırklareli, Edirne, Yozgat.Örneğin,nüfusu 530 bin olan Çanakkale’ de hiç Anadolu Lisesi yok. Yine yaklaşık nüfusu 400 bin olan İstanbul - Sancaktepe ilçesinde de hiç Anadolu Lisesi yok. Hangi kriterler gözetilerek bu liste hazırlandı? Bu konuda en azından tatmin edici bir açıklama olmadı.

 “Yeni sistemin” doğuracağı bazı sonuçları şöyle sıralayabiliriz:

  • İl dışına çıkmak istemeyen ve bulunduğu yerde Fen Lisesine az puanla yerleşemeyen başarılı öğrenciler, gidebilecekleri bir Anadolu Lisesi de olmayınca mağdur olacak.
  • “Sınav statüsünden” çıkartılan köklü ve tarihi Anadolu Liseleri, itibar kaybına uğrayacak ve sıradan “tabela Anadolu Lisesi” olacak.
  • Yüksek akademik başarıya sahip öğrencilerle, düşük akademik başarıya sahip öğrencilerin aynı sınıfta öğrenim görmesi homojenliği dolayısıyla eğitim ve öğretimi olumsuz etkileyecek. Bu da öğretmenlerin sınıf yönetimini zorlaştıracak.
  • Birçok yerleşim yerinde yeterli sayıda Anadolu Lisesi’nin olmayışı, öğrencilerin istemedikleri okullara yerleşmesine neden olacak ( bu okulların çoğu İmam Hatip ya da meslek okulları) Bu durumda okula devam konusunda öğrencilerin motivasyonu düşük olacak. Ayrıca açık öğretim lisesi öğrenci sayısında daha da artış yaşanacak.
  • Okul ortamından ve ikliminden uzakta olan öğrenciler, ya çalışmak zorunda kalacak ya da internet kafelerde, oyun salonu gibi mekânlarda daha çok vakit geçirdiklerine şahit olacağız.
  • Yüzde 90’a yakın öğrenci kitlesinin, mahalli yerleştirme sistemi ile (ortaokul kayıt bölgesi, eve yakınlık, okul başarı puanı gibi objektif olmayan kriterlerle) liselere yerleştirilmeleri eğitimin kalitesini arttırmayacağı gibi  “adamı” olanın istediği okula yerleşmesine zemin hazırlayacak.
  • Birçok aile şartlarını zorlayarak çocuğunu bütçesine uygun özel okullara göndermek isteyecek. Özel okullara ilgi önümüzdeki süreçte artacak. İmkânı olmayan aileler ise istemeyerek de olsa mahallesindeki okullara razı olmak zorunda kalacaklar.

Her anne-baba elbette ki çocuğunu evine yakın bir okula göndermek ister. Ancak, bu durum bütün okullarda ki eğitim kalitesi aynı olduğu zaman gerçekleşir.

Bölgeler ve okullar arasında eğitim kalitesi bakımından uçurum olduğu bir ortamda her okulun aynı kalitede eğitim verdiğini kim söyleyebilir ki?  

Yine dönüyoruz en başa...

Güçlü okulların olması için,  öğretmen yetiştirme politikasıyla, müfredatıyla, öğrencisiyle, velisiyle kısacası tüm unsurlarıyla 21.yüzyıl dünyasına uygun eğitim sisteminin yeniden bilimsel, çağdaş bir zeminden hareketle kurgulanması gerekiyor.

 

İlhan Sevin

Eğitimci


 

Eklenme Tarihi: 14:39 17-04-2018