TEOG mu, PISA mı?

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma. PISA`da görünüyor ki, geleceğin bilim insanları, mühendisleri olacak grup olan Fen grubunda en üst seviyede öğrenci oranımız halen sıfır. Birden altıya kadar öğrencilerin sıralandığı beceri düzeylerinde ikinin altına düşüyoruz. Yani, temel beceri düzeyi ve altı. Altıncı düzeye giremiyoruz. Öte yandan PISA’da başarılı olmak istiyorsak içeriğin beceri odaklı ve öğretmen yerine öğrenci odaklı olması gerekiyor. Aktivitelerle, sunumlarla, projelerle öğrenmenin gerçekleşmesi gerekli. 

PISA’nın temel amacı, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma becerisini ölçmektir. Ayrıca gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymak.

Bu çalışmada zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı ve Okuma Becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanıyor.

PISA araştırmasında kullanılan “okuryazarlık” kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanıyor. Çoktan seçmeli, karmaşık çoktan seçmeli, açık uçlu, kapalı uçlu gibi değişik soru türleri kullanılıyor.

2000 yılında uygulanmaya başlanan PISA, üçer yıllık dönemler hâlinde uygulanıyor ve ülkemiz ilk kez 2003 yılında katıldı.

PISA SONUÇLARI

 

Tablodan da görüyoruz ki, fen, matematik ve okumada 2003`ten beri yükselen puanlar 2015`te düşerek, 12 yıl önceki sonuçların bile altına gerilemiş. Sıralamada ise Türkiye, 70 ülke içinde fende 52`inci, matematikte 49`uncu, okumada 50’inci.

2003 yılında 434 olan Fen puanı 425`e, 423 olan matematik puanı 420`ye, 441 olan okuma puanı ise 428`e düştü. Üç alanda da en başarılı ülke Singapur.

Geleceğin bilim insanları, mühendisleri olacak grup olan Fen grubunda hala en üst seviyede öğrenci oranımız sıfır. Birden altıya kadar öğrencilerin sıralandığı beceri düzeylerinde ikinin altına düşüyoruz. Yani, temel beceri düzeyi ve altı. Altıncı düzeye giremiyoruz. Öte yandan PISA’da başarılı olmak istiyorsak içeriğin beceri odaklı ve öğretmen yerine öğrenci odaklı olması gerekiyor. Aktivitelerle, sunumlarla, projelerle öğrenmenin gerçekleşmesi gerekli. 

"TEOG`ta 4700 öğrenci tam yapıyorsa PISA`da niye böyle?"

Uzmanlara göre, TEOG’da yanlış bir şeyi test ediyoruz. PISA’nın 2 ve 3. seviyesine denk gelen sorular soruyoruz. Öğrendiği bilgiyle yeni bir şey üretiyor mu öğrenci, bunu sınamıyoruz. Aslında bunun sınanması gerekiyor. Bilginin kullanımının öğretilmediği bir eğitim sistemimiz var. En az 15 yıllık plan yapmamız lazım. Ve unutmamak da gerekir ki krize giren Finlandiya başarıyı yakalamadan önce eğitime ayırdığı parayı ikiye katladı.

"OECD’nin söylediği en önemli şey, başarılı okulların öğretmen niteliğine çok önem verdiği. Türkiye’nin eğitimde en zayıf karnı öğretmen niteliği ve öğretmeni güçlendirmeye hiç önem vermemesi. Çalışan öğretmenin desteklenmesi önemli bir kriter. PISA 2015 sonuçlarına göre öğrencilerimizin fen, matematik ve okumada çoğunluğu en basit düzeyde bilgiye sahip. Bu okuma yazma biliyor, dört işlem biliyor demek."

"Cevap beklenen soru şu: Eğitimiz bütçemiz artarken, okul binaları yenilenirken, sınıf mevcudu azalırken neden çocuklarımızın başarısı düşüyor? Teknolojinin vazgeçilmez olduğu bir yüzyılda olduğumuzun farkındalığıyla eğitimin öğretmenle olduğu bilincinde olarak, Türkiye’nin dünya ile rekabet edebilmesi için acil olarak insana yani öğretmene yatırım yapması gerekiyor. PISA Bilgiyi ezberlemeyi değil, var olan bilgiyi kullanmayı ve problem çözmeyi ölçüyor. 21. yüzyılda eğitimin amacı budur, bu olmak zorundadır."

PISA analizi, hedeflenen başarının okul saatlerinin uzunluğuyla ya da testlerin sıklığıyla değil, öğrenciler için öğretmenlerinin ve okullarının ne kadar destekleyici olduğuyla ilgili olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Sıradan öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, yetenekli öğretmen yapar ve gösterir, büyük öğretmen esin kaynağı olur.

William Arthur Ward

 

Bu yazı "MEKTEBİM" tarafından desteklenmektedir.


 

Eklenme Tarihi: 10:33 25-04-2017
TEOG Mektebim PISA