İLHAN SEVİN

Sınav bitti, şimdi lise seçimi başlıyor...

1 milyon 74 bin 13 öğrencinin başvurduğu 2019 Liseye Geçiş Sınavı (LGS) 1 Haziran tarihinde tamamlandı. 24 Haziran’da puanların açıklanmasından sonra tercih maratonu da başlamış olacak.

Puan kartında 500 tam puan üzerinden öğrencilerin puanları ve karışlığı olan yüzdelik dilimleri yer alacak. Devlet okulları yanı sıra Amerikan Robert, Fransız, İtalyan, Alman ve Avusturya liselerinin de yer aldığı yabancı özel okullar öğrencilerini LGS puanına göre yerleştirecekler. Ancak yabancı özel okullar için merkezi tercih yapılmayacak. Her yabancı özel okul kendi puanlarını ve kayıt takvimlerini duyuracak. Önce özel okul tercihleri yapılacak ve ardından da devlet okulu tercihleri başlayacak. Özel okula (daha çok yabancı özel okullar) kayıt yaptıran öğrenciler, (birden fazla okula ön kayıt yapılabilirsiniz) devlet okulları için tercihte bulunamayacaklar. Ancak isteyen öğrenci daha sonra nakil döneminde başka okullara puanı doğrultusunda geçiş yapabilir.

LGS’de iki tartışmalı fen sorusu var. Bu sorulara itirazlar oldu. Önümüzdeki günlerde itiraz sonuçları belli olacaktır. 2019 LGS’de geçen yıla oranla daha çok birinci çıkacağını söylemek hayalcilik olmaz. (2018`de 18 birinci vardı.) Belli puan aralıklarında (üst dilimde) yığılmalar olacak gibi görünüyor. Galatasaray, Robert, İstanbul Lisesi gibi okullarda puan eşitliği kriterleri devreye girecek. Okul puanı, tercih sırası önem kazanacak. 3 Nisan’da yayımlanan LGS Kılavuzunda puan eşitliği durumda ne olacağı yazılı değil ancak MEB kaynaklarımdan edindiğim bilgiye göre, 2019 LGS`de puan eşitliği durumunda; öncelik kriterleri sırasıyla; Okul Başarı Puanı (OBP) 8`inci, 7`inci, ve 6`ıncı sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanına (YBP), okula özürsüz devamsızlık durumuna, tercih önceliğine ve öğrencinin yaşına bakılarak yerleştirme yapılacak. 2018 LGS’ye göre; göre öncelik sırası değişmiş. Yaş kriteri ikinci öncelikten son sıraya konulmuş. Devamsızlık ve tercih önceliği öne alınmış. Doğru olan da bu zaten. Öğrencinin yaşının büyük olması (kişiyi dezavantajlı duruma düşürmesi doğru değildi.

Kısa bir tercih bilgilendirmesinden sonra asıl konumuz "Çocuğum hangi liseyi tercih etmeli?" kuşkusuz Evet, özel ve devlet olarak pek çok okul alternatifi var. Ancak bunlardan kaç tanesi gerçekten akademik, sosyal, kültürel anlamda “nitelikli?” Ya da çocuğunuzu gönül rahatlığıyla gönderebileceğiniz kaç tane okul var? Böylesi bir ortamda “okul kirliliğinin” yaşandığını söylemek yanlış olmasa gerek. “Kurumsallaşmış bir okul mu?” “Hangi okul daha iyi eğitim verir?”, “Yabancı dil imkânları nasıl?”, “Güvenilir bir okul mu?”, “Çocuğumu hayata iyi bir şekilde hazırlar ve onu hedeflerine ulaştırabilir mi?” vb. sorular bugünlerde eminim velilerin beynini daha çok kemiriyor. Okul araştırmaları daha çok okulun kamuoyundaki tanınırlığı ile öğrencilerden ve velilerden edilen bilgiler üzerinden yürütülüyor. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Kamuoyunda bilinirliği yüksek ancak franchising (isim hakkı) olan birçok özel okulunda eğitimden daha çok ticari amaçları ön plana çıkardığını söylemek yanlış olmasa gerek. 

Gelelim asıl merak edilen konuya “Hangi okul, çocuğum için doğru okul olur?” sorusuna. Bu konuda velilerin ve öğrencilerin şöyle bir yol izlemesinde yarar var:

24 Haziran’da Liseye Geçiş Sınav (LGS) sonucuna göre bir yol haritası belirlemek en sağlıklı olanıdır.  

Lise seçerken elbette dikkat edilmesi gereken birçok ayrıntı var.

  • Bireyin ilgi, yetenek ve hedeflerini gözünde bulundurarak doğru lise türü tercih etmesi önemlidir. Bu noktada çocuğunuzun özelliklerini göz önünde bulundurarak kendini gerçekleştirebilecek, potansiyelini maksimum düzeyde ortaya çıkartmasına destek olacak ya da yeteneklerini geliştirebileceği programları uygulayan okulları tercihleriniz arasında bulundurunuz.
  • Bireyin sosyalleşmesi, onun toplum içinde kendisine değer katması sağlıklı okul ve aile iklimi ile gerçekleşir. Bireyin gelişimine katkı sunacak ebeveyn, öğretmen işbirliğinin güçlü olduğu bir okul olmasına özen gösterilmelidir.
  • Çocuklarınızın hayal dünyasını zorlayacak, onları bilimle, teknoloji ile buluşturarak, yabancı dil öğrenmelerini sağlayacak onlara yeni ufuklar sunacak dünya vatandaşı olmalarına zemin hazırlayacak bir okul seçiniz.
  • Okul seçiminde akademik anlamada öğrenciyi destekleyecek, üniversiteye giriş sınavlarına hazırlayacak, bilgiyi öğrenme ve kullanma becerisini kazandıracak, temel kavramların yorumlanması kavratacak, tarama sınavları ile test becerilerini geliştirecek bir öğretim sürecinin olması da göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Akademik sürecin yanında öğrencilerin sportif, kültürel, sanatsal anlamda beslenmeleri kişisel gelişimleri için ayrıca önemlidir.
  • Unutulmamalı ki, doğru bir kariyer planı, doğru lise tercihi ile başlar. Örneğin, mühendislik, mimarlık, tıp gibi alanlarda kariyer yapmak isteyenlerin, fen ve teknoloji liselerini, hukuk, iktisat, psikoloji gibi mesleklerde kariyer yapmayı düşünenlerin, iyi bir Anadolu lisesini, yurtdışında üniversite eğitimi almak isteyenlerin, yabancı dille öğretim yapan liseleri tercih etmelerinde yarar var. Hem kısa yoldan mesleki hayata ve yüksek öğretime hazırlanmak isteyenler için de meslek liselerini önerebilirim. Bunun dışında okulun mezunlarının şimdilerde hangi sektörlerde bulundukları, nasıl bir kariyer planlaması yaptıkları da ayrıca sorgulanması gereken bir nokta olduğunu düşünüyorum.
  • Yine gençlerin duygusal ve fiziksel olarak (ergenlik dönemi) bu fırtınalı dönemde onlara profesyonel destek sunacak iyi bir rehberlik ve psikolojik danışma servisinin de olması göz önünde bulundurulmalıdır.

Sınav bitti. Yakında yeni bir maraton yani okul seçimi başlıyor. Unutmayalım ki, bir okul hakkında en sağlıklı bilgiyi o okulda öğrenim gören ya da mezun olan öğrencilerden ve velilerinden alabilirsiniz. Çünkü okulların akademik kadroları, eğitim, öğretim performansları yıldan yıla değişiklik gösterebiliyor.

Yolunuz açık olsun…

İlhan SEVİN

Eğitimci/Yazar

Twitter: @sevinilhan4