DR. VOLKAN HASAN KAYA

STEM Eğitimi ile İlgili Yazı Serisi-I:

STEM Eğitimi ve Başarılı STEM Eğitiminin Sırları

STEM Eğitimi

Günümüzde özellikle fen eğitimi alanında popülerliği artan kavramlardan biri de STEM eğitimi kavramıdır. STEM, İngilizce kökenli (Science, Technology, Engineering and Maths) kelimelerinin baş harflerinin kısaltılmasıyla ortaya çıkmıştır (Akgündüz ve Ertepınar, 2015). Bu kavramın Türkçeye “Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik” şeklinde çevirisi yapılabilir ve FeTeMM olarak da kullanılabilir. Ancak, ülkemizde fen eğitimi literatürü incelendiğinde FeTeMM yerine STEM ve STEM eğitimi kavramlarının daha sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. 

Endüstri 4.0 devrimi sonucunda ihtiyaç duyula(n)cak yetişmiş insan gücünün hem nitelik hem de nicelik açısından karşılanmasında STEM eğitiminin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. STEM eğitimi ile çok yönlü bireyler yetiştirmek için diğer ülkelerin uygulamalarını taklit etmek yerine, eğitimdeki imkânlarımız çerçevesinde gelecekte ülkemizin ulusal, kültürel ve ekonomik gereksinimlerini karşılayacak ve bireylere günlük yaşam becerileri kazandıracak şekilde STEM etkinlikleri planlanmalıdır. STEM eğitiminde amaç sadece bireylerin bilgisayar kodlamasını yazmak olarak algılanmamalıdır. Bunun yerine, sürekli gelişen ve hızlı bir şekilde değişen dünyamızda bireylerin bu değişime ayak uydurabilme ve farklı disiplinleri kullanarak yenilikçi ve özgün fikirler/ürünler ortaya koyabilme becerileri geliştirilmelidir. Eğitim-öğretim süreci içerisinde bu alanda kabiliyetli bireyler eğitimin ilerleyen kademelerinde daha üst düzey bilgi ve becerileri kazanabilecekleri, STEM alanında uzmanlaşma imkân bulabilecekleri okullara ve/ya bölümlere yönlendirilmelidir.

STEM eğitiminde hazır teknolojilerin eğitime adapte edilmesi yerine bireylerin farklı beceri ve yeteneklerini geliştirecek, yaratıcılıklarını artıracak, işbirlikli bir şekilde problemi ele alıp çözümler üretebilecekleri ve özgün düşünce/ürünler ortaya koyabilecekleri eğitim ortamları tasarlanmalıdır.  Örneğin; çocukların bizzat kendilerinin geliştirecekleri oyuncaklarla/araçlarla oynamaları, hazır oyuncaklarla/araçlarla oynamalarından daha değerli görülmeli ve teşvik edilmelidir. Bu sayede geleceğin icatlarının ve inovasyonlarının alt yapısı şimdiden oluşturulabilir.

STEM eğitimi ile bu alt yapının nitelikli bir şekilde inşası için geçmişten günümüze hızlı bir yolculuk yapalım ve anılarımız arasında kalan uçurtmaların tozunu alalım.

Çocukluğumuzun vazgeçilmezi, hayallerimizin en renkli simgelerinden biri olan uçurtmanın tam olarak nerede ortaya çıktığı bilinmemesine rağmen, Çin, Malezya, Endonezya veya Güney Pasifik Adaları’nda tarih sahnesine ortaya çıktığı düşünülmektedir (Uçurtma Müzesi, 2018). Kendi kültürümüzde de yer bulan uçurtmalarla güzel bir STEM etkinliği gerçekleştirilebilir. Peki neden ve nasıl? Eğer iyi bir uçurtma yapmak istiyorsanız, dikkat etmeniz gereken birçok faktör vardır. Mesela, uçurtmanın dörtgen mi, beşgen mi yoksa farklı gen mi olacağına karar vermek, matematik ve sanat becerisini içerisinde barındıracaktır. Diğer taraftan, iyi bir hava direnci sağlamak ve daha kolay bir şekilde havalanmasına imkân sağlayacak malzemeler seçmek ya da kuyruğunun ne kadar uzunlukta ve ne şekilde olması gerektiğine karar vermek fen ve mühendislik becerilerini gerektirecektir. Peki, günümüzün teknolojik gelişmeleri doğrultusunda inovatif bir değer kazandırmak için siz uçurtmalara nasıl bir ekleme yapardınız? Şu anda bu sorunun cevabını düşünmeye başlamışsanız, aklınıza bir fikir gelmişse ya da ilerleyen zamanda bir fikir ortaya çıkarsa, o da uçurtmaya teknoloji boyutunu entegre ettiğiniz anlamına gelecektir.

Sınıfta uçurtma etkinliğini grup çalışması olarak yaptırdığınız zaman bu durum öğrencilerin işbirlikli problem çözme, iletişim kurma ve tartışma becerilerinin geliştirmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca birlikte başarma, yardımlaşma ve iş bölümü yapılması (Payaslı, 2015) anlamına da gelecektir. Süreç sonunda gruplar yapılan işin niteliği konusunda birbirilerine geri bildirimlerde bulunma olanağı da bulacaktır.

Elbette başarılı STEM eğitimi için dikkat edilmesi gereken birçok faktör vardır. En belirgin olarak ortaya çıkan ve üzerinde daha fazla düşünülmesi gereken faktörleri aşağıda kısaca belirtmeye çalışalım.

Başarılı STEM Eğitiminin Sırları

Rousseau ve Pestalozzi gibi düşünürlerin de belirttiği üzere; insanda gelişim, içerden dışarıya yani bireyden topluma doğru özgür bir evrim olarak düşünülmektedir (Kaygısız, 1997). Genel bir perspektifle eğitimi, eğitimin hedef kitlesini ve amacını göz önünde bulundurursak, nitelikli toplumlar oluşturmak için öncelikli olarak öğrencilerin doğası dikkate alınmalı ve onların da doğanın bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, STEM eğitiminde/etkinliklerinde öğrencilerin doğasına uygun ve doğasını geliştirecek etkinliklere yer verilmelidir. Duygularının gelişimine katkı sağlayacak, hayaller kurmalarına imkân verecek, düşünmelerine ve özgün bir şeyler ortaya koymalarına imkân sağlayacak şekilde etkinlikler planlanmalıdır.

STEM eğitimde uygulamaya önem verilmelidir. Örneğin; öğrencilerin yaşadıkları bölgede kalkınmada önemli olan sanayi alanlarının/kuruluşlarının neler olduğunu tanıma fırsatı sunulmalıdır. Bu kuruluşlara ziyaretler gerçekleştirilmeli ve farklı meslek gruplarından insanlarla işbirliği yapabilme imkânı sunulmalıdır.

STEM eğitiminin içeriğinde, bölgelerin koşulları göz önünde bulundurularak öğretmenlerin içerikte değişiklikler yapabilmesinin alt yapısı oluşturulmalı ve öğretmenlerin de bu konudaki becerileri geliştirilmelidir.

STEM eğitimi ile zanaatkâr bireyler yetiştirmek yerine sanatkâr bireyler yetiştirmeye odaklanılmalıdır. “Sanat; bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılıkken; Zanaat ise insanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iştir’’ (Türk Dil Kurumu, 2018). STEM eğitimi ile zanaatkarlığı amaç edinirsek bütün öğrencilere bilgisayar kodlamasının nasıl yapılacağını öğretebiliriz. Ama sanatkârlığı amaç edinirsek bilgisayar kodlamasının nasıl yapıldığının yanında bilgisayar teknolojileri alanında inovatif ve özgün fikirler/ürünler ortaya koymalarına imkân sağlanabilir.

Dolayısıyla, STEM eğitimi öğrencilere bilgi ve beceri kazandırmanın yanı sıra öğrencilerin duygularını işin içine dahil edebilmeli, geliştirebilmeli ve özgünlüklerini ortaya koyabilmelidir. Benzer fikir/ürün ortaya koymak yerine benzersiz olmaya teşvik edilmelidir. Bu sayede, S(is)TEM(li), eğitimin niteliğinde ve 4. Endüstri devriminde önemli rol oynayabilir (Kaya, 2017).

Dr. Volkan Hasan KAYA

e-mail: volk.has.an@gmail.com

Bremen Üniversitesi Fen Eğitimi Enstitüsü

 

Kaynakça:

Akgündüz, D. & Ertepınar, H. (2015). Stem Eğitimi Türkiye Raporu "Günün Modası mı Yoksa Gereksinim mi?", İstanbul Aydın Üniversitesi STEM Merkezi ve Eğitim Fakültesi.

Kaya, V.H. (2017). Duygusal Zekanın IşığındaBilişim Teknolojisi ve Öğrenci Duygularının Fen BilimleriOkuryazarlığı ile İlişkisinin Belirlenmesi. Journal of Computer andEducation Research, 5 (10), 194-217.

Kaygısız, İ. (1997). Eğitim Felsefesi ve Türk Eğitim Sisteminin Felsefi Temelleri, Eğitim ve Yaşam, 5-15.

Uçurtma Müzesi. (2018). Uçurtmanın Kronolojik Tarihçesi, Erişim adresihttps://www.ucurtmamuzesi.net/ucurtma-muzesi/ucurtma-tarihi/, Erişim Tarihi: 26.12.2018, 13.19.

Payaslı, V. (2015).  Belleklerde Bir Çınar: Düziçi Köy Enstitüsü, Tarih Okulu Dergisi, 8 (XXI),319-356.

Türk Dil Kurumu. (2018). Güncel Türkçe Sözlük, Erişim Adresi: http://www.tdk.gov.tr.