ŞULE YURCU

Okul Ortamlarında Eğitim Dilinin Bilinmeyen Taraflarına Işık Tutmak

Sorumuz Hard Skills ve Soft skills nedir?

Hard Skills: Herhangi bir alana ait işlem bilgisinin yapılandırılmasında kullanılan teknik becerilerdir. Ölçülmesi kolaydır. Matematiksel beceriler, dilsel beceriler, inavosyan becerileri bu alana örnek olabilir.

Soft Skills: Hassas veya ince becerilerdir. Sosyolojik bir terimdir. Sosyal zarafet oluşturulması için ince beceriler çok önemlidir. Özellikle okul öncesi eğitimde ve anaokulunda hassas / ince beceriler, bilinçli bir biçimde hem kullanılmalıdır hem de kullandırılmalıdır.

Howard Gardner erken çocukluk dönemlerinde bu becerilerin kazanılması için yapılan tüm çalışmaların, Saygılı Akıl ve Etik Aklın oluşturulmasının provaları olduğunu ileri sürmektedir. Bu yazımda Soft Skills becerilerine odaklanmak istiyorum.

Sosyal Zarafetin Başlıkları

  1. İletişim Dili
  2. Zarafet Becerileri
  3. Tutumlar
  4. Alışkanlıklar
  5. İyimserlik
  6. Arkadaşlık ( Dostluk Anlayışı)

Hassas / İnce becerilerin geliştirilmesi, bireyin ilişkilerini, iş performansını ve kariyerini doğrudan etkilemektedir.

İletişim / İletişim Dili: Yaşadığımız çevrede; evde, işte, okulda, birçok kişi ile ilişki / bağ kurmak durumundayız. Bir başka deyişle bu tür ortamlarda sorumluluklarımız vardır. Sorumlulukları etkili ve verimli kullanmalıyız. Bunun için yaşadığımız çevre ile bağ kurmayı iletişim dili ve beden dili ile sağlarız.

İletişimde bir kaynak, çift yollu kanal ve alıcı vardır. Kaynak kişi de alıcı da olsak dili ve beden dilini özenle kullanmalıyız. Hassas / ince becerilere sahip olmak dilimizi özenle kullanmamızı gerektirir. Bu nedenle dilimiz, beden hareketlerimiz ve beynimiz devamlı ilişki içinde olmalıdır.

Bu genelde biz dilidir, akıl vermek, suçlamak, yargıda bulunmak yerine soru sormaktır, sakin dinlemektir, göz kontağı kurmaktır, bedenimiz iletişim kurduğumuz kişiye dönüktür.

Örnek; “Gene okulda ne oldu, suratın asık, kavgamı ettiniz” gibi bir diyalog yerine “biraz sıkıntılı görüyorum seni” “seni üzen bir olay mı var?” gibi bir dil kullanılmalıdır. Anlatılanları sabırla ve kesmeden dinlemeliyiz. Anlatılanlardan rahatsız olduğunuz bir konu olursa "bu durumun bana akşam/ dün/ sabah anlattığın konuyu biraz daha detaylı konuşmak gerektiğini düşündürdü" diyebiliriz. "Biraz daha açıklayabileceğin noktalar var mı?" Yine sabırla dinleyerek "öyle mi, benim ile paylaştığın için teşekkür ederim, benden yardım ister misin?" gibi cümlelerle devam edebiliriz.

Zarafet Becerileri

Şıklık, selamlaşma, saygılı dil kullanma, güler yüz, kişisel alana saygı, vedalaşma gibi ince becerilerdir.

Tutumlar

Belirli birtakım kişi, nesne ve olaylara karşı sürekli olarak aynı biçimde davranmamıza neden olan öğrenilmiş bir eğilimler.

Aile Tutumları, öğretmen tutumları, doktor tutumları gibi mesleklere yönelik olduğu gibi, kültürlere yönelik, duygulara yönelik tutumlar geliştiririz.

Eğitimin hedefi olumlu tutumlar geliştirmektir.

Tutumların da insanları yıpratıcı olmaktan çok yapıcı, motive edici tutumlar olması saygılı akıl ve etik akıl geliştirmelidir.

Alışkanlıklar

Beceri, davranış ve tutumların huy - itiyat haline gelmiş olma durumudur. Alışkanlıklar huy ve itiyat haline geldiği zaman bunun sonucu olarak Etik Akıl ya da Saygılı Akıl gelişmiş olur.

İyimserlik

Olayları ve olguları olumlu yönlerinden görme, olumlu biçimde değerlendirme, geleceğe umutla bakabilmeyle ilgili becerilerdir. Özellikle iş yerlerinde bu beceriler şirket motivasyonu açısından önemli görülmektedir. Ancak aşırısı da sıkıntı yaratır. Kişilerin ve işyerlerinin gelişimini engelleyici düzeyde olumlu davranışlar da eleştirel bakma becerileriyile desteklenmelidir.

Arkadaşlık

İnsanlar, sosyal varlıklardır ve sosyal bir çevre içinde yaşamayı severler, mutlaka bir dayanak ararlar. İnsanlar çoğunlukla arkadaşlık ederek ayakta kalırlar. Arkadaşlık kavramını nasıl tanımlarız? Beğenileri, huyları, düşünceleri, uyduğu için birbiriyle görüşmeye arkadaşlık diyebiliriz. Kültürel olarak, hazlar bakımından, arzu ve isteklerimizi doyuracak kişilere gereksinim duyulur. Bu gereksinimlerden doğan yarenliğe arkadaş denir. Arkadaş güven demektir, sadakat demektir, sevgi ve destek demektir. İnsanın içinde doğan ve gelişen yukarıda saydığımız özellikleri size yaşatan insanlar ile ilişkiniz arkadaşlıktan öte giderse buna da dostluk denir. Dostluk ileri arkadaşlıktır. Birbirinin zor anında yanında olmaktır.

Saygılı Akıl

Günümüzde hiç kimsenin kendi kabuğuna ya da yaşadığı köye kapanıp bir hayat süremeyeceği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Saygılı akıl, bireyler ve gruplar arasındaki farklılıkları görür ve bunları hoşgörü ile karşılar. “Ötekileri” anlamaya çalışır. Ve onlarla işbirliği kurmanın yollarını araştırır. Herkesin herkesle bağlantılı duruma geldiği dünyamızda hoşgörüsüzlük ve saygısızlık artık insanlık adına geçerli seçenekler değildir.

Örnekler (örgün eğitimde): Arka planları ve görüşleri ne olursa olsun, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle, okul çalışanlarıyla anlaşmaya ve birlikte çalışmaya emek verir.

Örnekler (işyerinde): Arka planları ve statüleri ne olursa olsun, arkadaşlarıyla, büyükleriyle, küçükleriyle, etkin bir çalışma gerçekleştirir; affetme kapasitesi geliştirir.

Gelişim dönemi: D;oğumdan itibaren destekleyici bir çevre gereklidir; okulda, işinde ve medyadaki rol modellerinin büyük önemi vardır.

Sahte biçimleri: Salt hoşgörü sınırları içinde kalmak, yani karşı tarafı anlamaya, iş birliği kurmaya çaba göstermemek; kendinden güçlü ya da daha üst mevkide görev yapanlara hürmet gösterirken, zayıf olanları küçümsemek, dışlamak, alaya almak ya da görmezden gelmek; somut kişinin niteliklerini dikkate almadan bütün bir gruba karşı tepkisel davranmak.

Etik Akıl

Saygılı akıldan daha soyut bir düzeyde hareket eden etik akıl ise, kişinin kendi çalışmasının doğasıyla içinde yaşadığı toplumun ihtiyaç ve talepleri üzerinde kafa yorar. Bu akıl tipi, çalışanların kişisel çıkarların ötesindeki amaçlarla nasıl hizmet edebileceklerini ve vatandaşların herkesin esenliği için özveriyle çalışabileceklerini kavramlaştırır. Etik akıl yukarıdaki analizleri esas alarak davranır.

Gelişim Dönemi: Ortaokul ve lise zamanlarında kişi soyut, bağımsız düşünme becerisi kazanmıştır. Bu aşamadan sonra üniversite ve iş dünyası, yurttaşın sorumluluklarını ve bunlara uygun davranışları kavramlaştırır. 

Örnekler (örgün eğitimde): Bir öğrenci ya da gelecekteki profesyonel olarak rolünün ne olacağını düşünür, rolünü gerektiği gibi ve sorumlulukla yerine getirmeye çabalar.

Örnekler (işyerinde): Mesleğinin çekirdek değerlerini bilir, en hızlı ve öngörülemez değişim dönemlerinde bile bunları muhafaza etmeye ve başkalarına aşılamaya çabalar; olgunlaştıkça, bir alanın koruyuculuğunu üstlenen büyüklerinin rolünü benimser ve kişisel çıkarlarına ters düşmesi pahasına doğruları söylemeye istekli olur; bir topluluğun, bölgenin, ülkenin ve dünyanın, mensubu olarak üzerine kendisine düşen sorumlulukların farkındadır.

Sahte biçimleri: İyi ve sorumlu bir söylemi olsa da, bu rotayı eylemleriyle ortaya koyamaz; sadece küçük bir alanda etik davranıp daha geniş alanlarda sorumsuzluk sergiler (ya da tam tersi); kısa veya uzun vadede uygun olana göre davranır.

 

Şule Yurcu

Öğretmen, Eğitim Uzmanı

Twitter: @SuleYurcu