İLHAN SEVİN

Doğru teşhis!

Eğitim sistemi son yıllarda daha çok konuşulmaya başladı. Bunun başlıca nedeni sorunların daha da derinleşmesi. Günümüzde bilimin ve teknolojinin hızlı ilerleyişini ve bu ilerleyişe ülke olarak yeterince cevap veremeyişimizi de eklersek eğitimin sürekli gündemde olması artık normal bir durum oldu. Şunu söylemeden geçemeyeceğim; eğitimin bu kadar çok konuşulmasından kendi adıma mutluyum. Belki de mevcut şartlarda eğitimi ancak gündemde tutarak ve daha çok konuşarak ilerleyebiliriz.

Bir işe çözüm ararken öncelikli olarak sorunun doğru teşhis edilmesi ve sonrasında doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekir. Ben eğitime doğru ve zamanında etkin teşhisin koyulmadığını düşüyorum. Bunun en büyük göstergesiyse sürekli olarak değişen eğitim sistemi, değişen müfredat ve değişen sınav sistemleri...

Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok değişen sınav sistemi var mı? Ya da daha doğru bir ifadeyle dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok değişen bir eğitim sistemi var mı? Hiç zannetmiyorum...

Eğer bir yerlerde sistem çok değişiyorsa bu iyiye alamet değildir. Özgün olan şey çok sık değişmez. Kalıcı ve uzun yıllar bir sistem dâhilinde devam eder. Kalıcılık sağlandıkça özgün öğretmenler, özgün okullar ve sonuçta özgün bireyler topluma kazandırılmış olur.

O yüzden özgünlüğü sağlayabildiğiniz ölçüde kaliteyi ve sürdürülebirliliği yakalamış olursunuz.

Bunun için en başta ülke olarak şuna inanmamız gerekiyor. Bu ülkeyi, bilim ve teknoloji adına nasıl ileriye taşıyabiliriz? Bunun için neler yapabiliriz? Buna herkesin yürekten katkıda bulunması gerekir.

İşte bu sorulara bir amaç çerçevesinde cevap verebilirsek işte o zaman sistem de kendiliğinden iyileşir ve daha uzun süreçli bir sistem ortaya çıkar.

Sorun nerede derseniz? En başta rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Türk eğitim sisteminin başlıca sorunu temelde aranmalı. Yani ilköğretim kademesinde.( Anne-babaların rolü de göz ardı edilmemeli.)

Evet, belki iddialı bir cümle kurdum ama doğrusu bu... Çünkü sistemin bütününe baktığınız zaman, lise hatta ve hatta yükseköğretimde yaşanan sorunların kaynağı daha temel eğitim kademesinde başlamıyor mu?

İlkokuldan itibaren mesleki yönlendirme yapılmazsa, eğitim kadrosu iyi tutulamazsa,

tematik ya da bireysel farklılıklara uygun okullar olamazsa,

sorun ileriki eğitim kademelerine derinleşerek artmaz mı?

Ve tabii ki okul öncesi dönem için çok önemli olan anne-baba okulları da unutulmamalı.

İLHAN SEVİN

Eğitimci

Twitter: @sevinilhan4