PROF. DR. MUSTAFA YAVUZ

 

TÜRKÇE- TEKNOLOJİ–SANAT-SOSYAL BİLGİLER “(2T2S): BÜTÜNLEŞİK ÖĞRENME UYGULAMASI”

Araştıran Okul’un “Kendin keşfet, kendini keşfet” uygulama boyutunu desteklemek için geleneksel olarak uygulanan tek disiplinli öğrenmenin yerine farklı disiplinlerin bütüncül bir şekilde ele alındığı bir öğrenme yaklaşımının daha etkili olacağından yola çıkılarak deneysel bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın amacı, iletişim öğrenme alanında 7. sınıf düzeyinde bütünleşik öğrenme ile tek disipline dayalı öğrenmenin öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin karşılaştırılmasıdır. Araştırma, deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu modele göre desenlenerek gerçekleştirilmiştir.

Gerçek yaşamda karşılaştığımız problemler ya da olaylar ve onların çözümü söz konusu olduğunda yalnızca bir disiplin alanı değil birden fazla disiplin devreye girmektedir. Bu nedenle öğrencilere çeşitli konular, bilgi ve beceriler bütünleşik halde sunulmadığı zaman sorunlar yaşanabilir ve gerçek yaşama aktarımda sıkıntılar olabilir. Öğrenciler ayrı ayrı öğrenmiş oldukları bilgi ve becerileri, yaşamda karşılaştıkları problemleri çözerken birleştirmek zorunda kalmaktadırlar. Bir disiplin etrafında ve teorik bilgilerin ağırlıkta olduğu bir öğretimle, okulda edinilenlerin gerçek yaşama yeterince aktarılamadığı düşünülmektedir.

Bütünleşik dersler veya bütünleşik öğretim programı (integrated curriculum); öğrencileri konu alanları arasında anlamlı bağlantılar kurmaya teşvik eden ve disiplinler arası anlayışa sahip olan bir kavramdır. İngilizce, Matematik, Fen, Sosyal Bilgiler, Güzel Sanatlar, Dil, Beden Eğitimi ve Teknik Eğitimi öğretmenleri kariyer içerikli bir konu veya problem etrafında bağlantılı, ilişkili dersler planlama ve sunma konusunda işbirliği yapabilmektedir (The California Center for College and Career, 2010). Bu bağlamda son yıllarda oldukça gündemde olan ve üzerinde durulması gereken eğitim reformlarından biri olarak karşımıza çıkan FeTeMM (Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) eğitiminden söz etmemiz gerekmektedir. Bu eğitimde disiplinler arası uygulamaları ve işbirliğini içeren, bütünleşiklik veya bütünleşik öğrenmeyi amaçlayan, bireylere 21. yüzyıl becerilerini kazandırma konusunda etkili olma amaçlanmaktadır.

İngilizce’de STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics) olarak geçen, ABD ve bazı ülkelerde uygulanmakta olan bu eğitime ilişkin ülkemizde henüz yeterli adımlar atılmamıştır. Oysaki problem çözme, eleştirel düşünme, takım çalışması gibi becerileri edinmiş bireylerin yetişmesi için bütünleşik öğrenmeler sosyal bilimlerde de büyük önem taşımaktadır. Artık günümüz dünyasının problemleriyle baş edebilmek ve küresel ölçekte yarışabilmek için hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin farklı eğitimler almaları gerekmektedir. Bu nedenle ülkemizde özellikle öğretim programlarında ve daha birçok konuda yeniden yapılanma ve düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Öğrenci öğrenmesini geliştiren program ve dersler tasarlamaya çalışan eğitimciler tarafından STEM farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Bazı eğitimcilerin daha derin kavrayışlar oluşturmak için STEM konu bilgilerini bütünleştirmeye çalıştıkları görülmektedir. Böylece öğrenciler gelecekteki teknik ve bilimsel kariyerlerine aktarımlar yapabilir ve daha iyi hayatlar yaşayabileceği öngörülmektedir (Fan & Ritz, 2014). Bir başka deyişle STEM eğitimi, bir STEM konu alanından daha çok kesişme noktasında işbirlikçi bir şekilde oluşturulmuş bilgi, beceri ve inançları kapsamaktadır (Çorlu, Capraro & Capraro, 2014). Foucolut’a (1999) göre, bir kez kurulmuş olan bir bilim kendisinde meydana geldiği söylemsel uygulamayı oluşturan her şeyi kendi hesabına ve kendine özgü olan ard arda gelişlerin içinde yeniden ele geçirmez; o kendisini çevreleyen bilgiyi de ortadan kaldırmaz.

Yavuz (2015), okulda farklı disiplinlerin birbirlerine yeterince nüfuz etmediğini ve merkezi gerçek hayat olan bir çemberin içerisinde istenen düzeyde yer almadıklarını belirterek “Bütünleşik Öğrenme Alanları”nın bulunduğu Araştıran Okul’a dikkat çekmektedir.  Farklı ülkelerin ana dili dersi ve sosyal bilgiler kapsamındaki öğretim programları incelendiğinde de, dersler arası ilişkilendirmelere önem verildiği görülmektedir. Sosyal bilgiler kapsamındaki öğretim programlarında; örneğin Türkiye’de Türkçe, matematik, fen ve teknoloji gibi derslerle ilişkilendirme (Milli Eğitim Bakanlığı, 2005); Kanada Ontario’da programlar arası ve entegre olmuş, bütünleşik eğitim (Ministry of Education Ontario, 2013); Estonya’da matematik, ulusal dil, yabancı dil, doğa bilimleri, teknoloji, güzel sanatlar gibi diğer konu alanları yetenekleri ile bağlantılar (Republic of Estonia Ministery of Education and Research, 2011); Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde farklı bilgi alanlarıyla, dersler arası ilişkilendirme (The Curriculum Development Council Hong Kong, 2011); Avustralya’da ise İngilizce, matematik ve fen gibi diğer öğrenme alanlarında öğrenilen bilgi ve becerilerin kullanımı (Australian Curriculum Assessment and Reporting Authority, 2010) üzerinde durulmaktadır.

Yukarıdaki ifade edilen bilgiler çerçevesinde; bu araştırma Türkçe, Teknoloji ve Tasarım, Sanat (Görsel Sanatlar, Müzik), Sosyal Bilgiler gibi birden fazla alanın bütünleştiği ve bu alanların öğretmenlerinin de sınıf içerisinde işbirliği halinde konuları bütünleşik olarak işledikleri bir öğrenmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda “İletişim” öğrenme alanı kapsamında kazanım ve etkinlik örnekleri hazırlanmıştır. Bilindiği üzere, iletişim konusu yalnızca bir disiplin ya da alanı değil, diğer birçok konu da olduğu gibi birden fazla alanı içermektedir.

İletişim; basit bir şekilde belirli bir sürede iki insan arasında geçen bilgi kırıntılarının toplamı değildir (Birdwhistell, 1990). İletişim; insanın biyolojik, psikolojik ve toplumsal varlığını üretebilmesinin ve geliştirebilmesinin zorunlu koşulu olan düşünsel ve ilişkisel faaliyetler bütünüdür (Erdoğan, 2011). Başka bir deyişle; insanın biyolojik bir varlıktan toplumsal bir varlığa dönüşmesini sağlayan en önemli unsurdur. Küçük yaşlardan itibaren insanların başkalarını anlaması, kendilerini dünyaya hazırlayacak bilgileri edinmeleri iletişim sayesinde gerçekleşmektedir (Tuna, 2012). Öte yandan bilgi akışını sağlayan iletişim araçları da her geçen gelişmeye devam etmektedir.

Dünyadaki ana dili dersi öğretim programlarında iletişim konusu ön plana çıkarılmış ve iletişimin farklı alanlardaki uygulamalarına aktarımına dikkat çekilmiştir. Finlandiya Ana Dili ve Edebiyat Öğretim Programı’nda (2004: 51) özellikle iletişim ve etkileşim becerileri hedeflenmiştir. “-İşlevsel, amaca, etiğe uygun; okulda ve çeşitli iletişim çevrelerinde etkili iletişim kurabilen ve konuşan, okuyan, yazan birey olmaları için pratik kazanacak,-Etkileşim için elverişli ortamları sürdürmeye çalışıp, etkileşimin farklı yolları ve farklı bakış açıları olduğunun farkına alışacak.” Avustralya İngilizce Öğretim Programı’nda (2012: 1): çok yönlü iletişime dikkat çekilmiş ve iletişim becerilerine farklı öğrenme alanlarında yer verilmiştir: “İngiliz dilini bütün çeşitlilikleriyle birlikte anlamak, kullanmak, duygularını ifade etmede yetkinlik kazanmak, etkileşimi kolaylaştırmak, etkili düşünmek, ikna yeteneği kazanmak ve tartışmak”, “Standart Avustralya İngilizcesinin konuşma – yazılı formlarının ve iletişimdeki dilsel olmayan formların anlam oluşturmada kullanımını kavramak”. Kanada Ontario Eyaleti Dil Öğretim Programı’nda (2006: 4) “Kişisel gelişim ve dünya vatandaşı olarak aktif katılım için bireylerin ve toplulukların etkileşimi için dili kullanma” amaçlanmış, çok kültürlü ve çok farklı ortamlı dünyanın altı çizilerek iletişime dikkat çekilmiştir: “Öğrencilerin bilgi ve fikirlerle iletişim kurmalarını sağlamlaştırma, okulda, çok kültürlü ve çok ortamlı dünyada öğrenmeye devam etmelerine odaklanma”. 2016-2017 eğitim-öğretim yılında uygulanmaya başlayacak olan Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda (2015: 32) da sözlü iletişim öğrenme alanında: Konuşmadaki/tartışmadaki farklı bakış açılarını fark eder. Konuşmasını/sunumunu bilgiyi daha net aktarabilmek için uygun durumlarda grafikler, görseller ve benzeri çoklu medya araçları ile destekler. Dinledikleri/izledikleriyle ilgili çıkarımlar yapar.” kazanımları yer almaktadır.

İletişim öğrenme alanında Türkçe, Teknoloji ve Tasarım, Sanat (Görsel Sanatlar, Müzik), Sosyal Bilgiler dersleri bütünleştirerek hazırlanan kazanımlardan bazı örnekler aşağıda verilmiştir:

 

  1. İletişimin görsel, yazılı ve sözlü boyutlarını fark eder ve açıklar. Kendi hayatındaki iletişim ortamlarını ifade eder.
  2. Medya araçlarını kullanarak yazılı, sözlü, görsel ve elektronik ortamlarda hazırladığı ürünlerini paylaşır.
  3. İletişim teknolojilerinin gelişimini göz önünde bulundurarak sanatın iletişim kurmadaki rolünü gösteren sunular hazırlar.
  4. Yaşadığı çevrenin kültürünün iletişim ortamlarına yansımasını açıklar ve örneklendirir.
  5. Kendi kültürü ile farklı kültürlerdeki iletişim şekilleri, işaretleri ya da durumlarını karşılaştırır.
  6. Duygu ve düşüncelerini resimler, fotoğraflar, yazılar, işaretler, şarkılar, notalar ya da farklı sanat yollarıyla belirtir.

 

Deney Grubunda Geliştirilip Uygulanan “2T2S Bütünleşik Öğrenme Modeli”

Bütünleşik öğrenme, öğrenme ortamında öğrencilerin farklı alanları bir arada kullanabilerek bu bütünleştirmeyle yaratıcılıklarını kullanabilmelerine imkân vermektedir. Aybek (2001: 1), bütünleşik öğrenmeyi; “öğrencilerin değişik alanlardaki bilgiyi birleştirmesine, bütünleştirmesine yardım eden ve kavramlar aracılığıyla öğrencileri analiz, sentez düzeyindeki düşünmelere odaklaştıran bir yaklaşım” olarak tanımlamaktadır. Jacobs’a (1989) göre ise bütünleşik öğrenme "birden fazla disiplinin yöntem ve bilgisini bilinçli bir biçimde işe koşan program anlayışı"dır.

Bütünleşik öğrenmeyle öğrenciler, değişik bakış açılarıyla farklı disiplinler arasında daha derin ilişki kurmayı öğrenerek, olaylar, olgular, kavramlar ve fikirler arası ilişkileri daha açık olarak öğrenirler ve bunlar üzerine yeni ve farklı bilgileri daha kolay yapılandırabilirler. (Bean,1990; Akt. Mcdonald ve Czerniak,1994).

Bütünleşik öğrenmede belirli bir kavram (ya da problem, konu) temel alınarak, bu kavrama değişik yönlerden ışık tutabilecek bilgi ve beceriler ilgili alanlardan alınarak bütünleştirilir. Burada temel amaç, dersin konusunu teşkil eden kavramın incelenmesi olmakla birlikte, bu süreçte rol alan değişik konu alanlarının kavramla ilgili bilgi ve becerilerinin öğrenilmesi de önemlidir (Yıldırım, 1996).

Lucas (1981), bireylerin dış dünyayı bütüncül olarak algıladıklarını ve bu bütünlüğün birden fazla konu alanının anlamlı bir örüntü oluşturacak biçimde olduğunu belirtir. Öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünebilme gibi üst düzey düşünme becerileri edinmelerinde farklı alanlardaki bilgileri bütünleştirebilme becerisi önem taşımaktadır. Böylece öğrenilen bilgiler öğrencilerin günlük yaşama aktarılabilecekleri hale gelebilecektir. 

Deney grubunda gerçekleştirilen öğrenmeyle dersler bütünleştirilmiş ve böylece öğrencilerin iletişim konusunu çok yönlü olarak öğrenmeleri amaçlanmıştır.  Bütünleşik öğrenme programının oluşturulması için araştırmacılar Türkçe, Teknoloji ve Tasarım, Sosyal Bilgiler ve Sanat (Müzik, Görsel Sanatlar) öğretmenleri ile birlikte çalışmışlardır. İletişim konusunda anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesinde bu derslerin bütünleştirilerek işlenmesi gereğinden hareketle kazanımlar yazılmıştır. Dersler bu yazılan kazanımları edinmek için hazırlanan etkinlikler çerçevesinde yapılmıştır. Dersleri, ders plânı yönergesinde öğretmenler birlikte yürütmüşlerdir.

Aşağıda deney grubunda yapılan bütünleşik 2T2S öğrenme etkinliklerine örnekler verilmiştir:

-Öğrenciler okudukları bir kitap, izledikleri bir film, dinledikleri bir müzik eseri, gördükleri bir sanat eseri ya da karşılaştıkları bir olaydan hareketle oluşturdukları yazılarını, görsel ve işitsel ürünlerini bir arada kullanarak (kısa film, fotoğraf, müzik, animasyon vb.) teknolojik ortamlar (bloglar, sosyal paylaşım siteleri vb.) aracılığıyla paylaşırlar. (2.kazanım) (6. kazanım)

- Kendi çevrelerinde ve uluslararası düzeyde iletişimi engelleyen durumları gösteren fotoğraf ve resimlerden hareketle çözüm yollarını gösteren diyaloglar tasarlarlar.  (4. kazanım) (5. kazanım)

- Fotoğraf ve resim sergileri ile teknoloji ve bilim müzelerine geziler düzenlenir, müzik etkinlikleri gerçekleştirilir. (3.kazanım) (5. kazanım)

-Günlük hayatlarında başlarından geçen bir olay seçilerek bu olaydaki kişilerin farklı bakış açılarını yansıtan canlandırmalar yapılır. (1.kazanım) (4.kazanım) (6.kazanım)

- Öğrenciler, müzelerde yer alan eserlerden istediği birini seçerek “Eser ne zaman yapılmıştır? Hangi uygarlığa aittir? Nerede yapılmıştır? Hangi amaçla yapılmıştır? Günümüzde hangi açıdan önemini sürdürmektedir? Nerede bulunmuş, müzeye nasıl ulaşmıştır?” gibi soruların yanıtına ulaştıktan sonra eserin taşıdığı sembolleri, yapıldığı döneme ve uygarlığa ait bilgi ve ipuçları taşıyıp taşımadığını, varsa eserle ilgili sembollerin hikâye ya da efsanelerini bulmaya çalışırlar. İnceledikleri eserden yola çıkarak görsel tasarımlar yaparlar. Bu konuda çiniler; minyatürler, duvar resimleri, halı – kilim, yazma motifleri vb. örneklerden yola çıkılır. (4.kazanım) (5.kazanım) (6.kazanım)

-Öğrenciler gruplar hâlinde çalışarak önceki yıllara ait teknolojileri araştırır ve o yıllarda yaşayan bir çocuğun sahip olduğu teknolojilerle neler yapabileceğine ilişkin bir rapor yazarlar. Günümüzde kullanılan teknolojilerin avantaj ve dezavantajlarını da beyin fırtınası yaparak belirlemeye çalışırlar. (1.kazanım) (2.kazanım) (3.kazanım)

-Öğrencilerden, bilişim teknolojileri alanında gelecekteki bir ihtiyaca yönelik bir aygıt tasarlamaları istenir. Bu aygıtı kâğıt üzerinde tasarlayıp, sonra resim veya maket hâlinde sunmaları istenir. (2.kazanım)  (6. kazanım)

Kontrol Grubunda Gerçekleştirilen Tek Disipline Dayalı Öğrenme

Tek disipline dayalı öğrenme bir tek alanın kapsadığı bilgi ve becerilerin edinilmesini sağlamaktadır. Bir alanın özellikleri detaylı olarak ele alınabilmektedir. Bu disiplinin başka disiplinlerle ilişkilendirilmesi amacı taşınmadan sadece o alanla ilgili bilgi ve beceriler aktarılır.

Tek bir disiplinin yer aldığı öğrenmeler sadece o alanda yoğunlaşma sağlaması bakımından bilimsel düşünme ve araştırma becerilerinin geliştirilmesinde önem taşımaktadır. Tek disipline dayalı öğrenmede ayrı ayrı derslerde öğrenilen bilgi ve becerilerin, problemlerin çözümüne yönelik olarak birleştirilmesi işi öğrenciye bırakılmakta ve çoğu zaman bu birleştirmenin otomatik olarak gerçekleşeceği varsayılmaktadır. Öğretmenler öğrencilerine sadece kendi dersleriyle ilgili bilgi aktarmaya çalışmakta ve bu derslerde öğrenilen bilgi ve becerilerin diğer derslerde ne ölçüde kullanıldığı ya da nasıl bağlantı kurulduğu konuları üzerinde durmamaktadır (Yıldırım, 1996).

Araştırmanın denencesi; “Bütünleşik öğrenme, tek disipline dayalı öğrenmeye kıyasla 7. sınıf öğrencilerinin iletişim öğrenme alanındaki akademik başarılarını daha fazla artırır.” olarak belirlenmiştir. Alan yazında bütünleştirilmiş öğrenmeyle yapılan çalışmaların (Corlu, Capraro ve Caproro, 2014; Fan ve Ritz, 2014; Korkmaz ve Konukaldı, 2015) ağırlıklı olarak sayısal alanlarda olduğu belirlenmiştir. Özellikle Türkçe, Teknoloji ve Tasarım, Sanat (Görsel Sanatlar, Müzik), Sosyal Bilgiler gibi birden fazla konu alanının ele alındığı, kesişme noktalarının göz önünde bulundurularak bütünleştirildiği bir araştırma mevcut değildir. Kanatlı ve Çekici (2013), Türkçe dersi ile bütünleştirilerek işlenebilecek dersler arasında Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler, Müzik, Görsel Sanatlar, Drama, Bilişim Teknolojileri, Medya Okuryazarlığını sıralamıştır. Bu nedenlerle araştırmanın amacı; Türkçe, Sosyal Bilgiler, Teknoloji Tasarım ve Sanat dersleri bütünleştirilerek, iletişim öğrenme alanında 7. sınıf düzeyinde bütünleşik öğrenme ile tek disipline dayalı öğrenmenin öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin karşılaştırılması olarak belirlenmiştir.

Araştırmanın nitel boyutunda doküman incelemesi yapılmıştır. Öğrencilerin ön test ve son test olarak sorulan sorulara verdikleri cevaplar ile uygulamanın sonunda öğretmenlerin uygulama ile ilgili görüşleri detaylı olarak incelenmiştir.  Çalışmada, hem nitel hem de nicel yaklaşımı içeren açıklayıcı karma yöntem kullanılmıştır.

Geliştirdiğimiz 2T2S bütünleşik öğrenme ile tek disipline dayalı öğrenmenin 7. sınıf öğrencilerinin iletişim öğrenme alanındaki akademik başarılarına etkisinin karşılaştırılması için özellikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük bir çevreye sahip olan bir devlet okulu seçilmiştir. Bu seçimin sebebi geliştirdiğimiz 2T2S bütünleşik öğrenme modelinin 10 hafta boyunca sosyo-ekonomik düzeyi düşük çevreye sahip olan bir okulda başarıyla uygulandıktan sonra orta ve üst düzey sosyo-ekonomik çevreye sahip okullarda daha rahat uygulanabileceğini düşüncesidir.

 

Araştırmanın çalışma grubunu, 2015-2016 öğretim yılında bir ilköğretim okulundaki 7.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplarında 19’ar öğrenci olmak üzere toplamda 38 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. 7-A sınıfı deney grubunu, 7-B sınıfı ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan kontrol grubundaki öğrencilerin 11’i kız (% 57.89), 8’i erkektir (% 42.10). Deney grubu öğrencilerinin ise 10’u kız (% 52.63), 9’u erkektir (% 47.36). Öğrenci cevaplarından alıntılar gösterilirken kodlamalar yapılmıştır. Örnek kodlama: (K, E, 2): Kontrol grubu, erkek, 2. öğrenci. (D, K, 6): Deney grubu, kız, 6. öğrenci.

            Veri Toplama Araçları

Öğrenciler, açık uçlu sorulardan oluşan başarı testi ile değerlendirilmiştir. Başarı testi bütünleşik 2T2S öğretim programının kazanımlarının tamamını kapsayacak biçimde hazırlanmıştır. Aşağıda örnek sorular verilmiştir:

“İletişim nedir? Bu kavram size ne ifade etmektedir? Bütün boyutlarını (görsel, yazılı ve sözlü) göz önünde bulundurarak ve kendi hayatınızdan örnekler vererek açıklayınız.

 “Yeni medya araçları ile geleneksel medya araçlarını karşılaştırınız.”

 “En son okuduğunuz, dinlediğiniz veya izlediğiniz bir haber metnini eleştirel bir gözle değerlendiriniz.”

Başarı testinin geçerli olup olmadığını sınamak için test öncelikle kapsam geçerliği bakımından incelenmiştir. Testin kapsam geçerliği için alan uzmanlarının görüşlerine başvurulmuştur. Uzmanlara gönderilen soru havuzunun değerlendirilmesi için her bir maddenin yanında “uygun-uygun değil ve uygun değilse önerileriniz” bölümleri yer almıştır. Soru havuzunun gönderildiği 9 alan uzmanının 7’sinden görüş alınmıştır. Uzmanların uygun bulduğu sorular alınmış ve değiştirilmesi yönünde görüş bildirdikleri sorular üzerinde de gerekli değişiklikler yapılmıştır. Örnek: “En son okuduğunuz, dinlediğiniz veya izlediğiniz bir haber metnini değerlendiriniz.” sorusu “En son okuduğunuz, dinlediğiniz veya izlediğiniz bir haber metnini eleştirel bir gözle değerlendiriniz.” olarak değiştirilmiştir. Güvenirliğin sağlanması için ön test ve son test olarak kullanılan başarı testi sonuçları araştırmacılar tarafından değerlendirilmiş ve değerlendirmelerin ortalamaları alınmıştır.

Verilerin Toplanması

Kontrol grubunda tek disipline dayalı öğretim gerçekleştirilirken deney grubunda bütünleşik 2T2S öğrenme gerçekleştirilmiştir.  Bütünleşik öğrenmeye uygun olarak düzenlenen sınıf ortamında; Türkçe, Sosyal Bilgiler, Teknoloji Tasarım ve Sanat öğretmenlerinin birlikte hazırladıkları etkinlik ve ders planlarıyla dersler işlenmiştir. Derslere başlamadan önce iletişim konusuyla ilgili bütünleşik öğrenmeye uygun olarak kazanımlar yazılmış, etkinlik örnekleri ve ders planlarını hazırlanmış, öğrencilere bütünleşik öğrenme tanıtılmıştır. Bu çalışmayla iletişim öğrenme alanına yönelik bütünleşik öğrenme ve tek disipline dayalı öğrenme programları da oluşturulmuştur. Dersler, hazırlanan öğretim programı ve günlük plânlar doğrultusunda yürütülmüştür.

 BULGULAR

Araştırmanın denencesi: “Bütünleşik öğrenme, tek disipline dayalı öğrenmeye kıyasla 7. sınıf öğrencilerinin iletişim öğrenme alanındaki akademik başarılarını daha fazla artırır.” şeklinde idi. Bu denenceyi test etmek amacıyla deney ve kontrol gruplarının başarı testinden almış oldukları ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırılmış ve karşılaştırmalara ilişkin bulgular aşağıda verilmiştir.

Bulgulara göre, deney ve kontrol grubunun başarı testinden almış oldukları son test puanlarında artışlar olduğu görülmektedir. Bu artış, deney grubunun lehine anlamlı düzeydedir. Deney grubunda gerçekleştirilen bütünleşik 2T2S öğrenmenin, kontrol grubuna göre ne kadar etkili olduğunu sınamak için deney ve kontrol grubu son test uygulamaları ortalamaları açısından fark olup olmadığı sınanmıştır. Grupların son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında, deney grubunun lehine anlamlı düzeyde farklılaşmıştır.

Bu sonuç, deney grubunda uygulanan bütünleşik 2T2S öğrenmenin, iletişim öğrenme alanında anlamlı derecede etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Kontrol ve deney gruplarındaki öğrencilerin ön testlerini oluşturan başarı testine benzer cevaplar verdiği tespit edilmiştir.

“İletişim nedir? Bu kavram size ne ifade etmektedir? Bütün boyutlarını (görsel, yazılı ve sözlü) göz önünde bulundurarak ve kendi hayatınızdan örnekler vererek açıklayınız.” sorusuna öğrencilerin verdikleri cevaplardan örnekler aşağıda verilmiştir.

Öğrencilerin ön testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“İletişim demek insanlarla konuşmak demektir. Bence iletişim olmadan yaşayamayız. Televizyon ve internette, yazılarda ve konuşmalarda iletişim kurulur. Ben de iletişim kurmaya çalışırım.” (K, K, 5)

 “Ben iletişimi konuşabilmek olarak görüyorum. Görsel, yazılı ve sözlü olarak iletişim kurabilmenin ilk yolu konuşabilmektir. Kendi hayatımda da iletişim kurmak için önce konuşurum.” (D, E, 9)

Öğrencilerin son testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“İnsanlarla konuşmak, görüşmek ve yazışabilmek iletişim kurmaktır. Konuşabilen, dinleyebilen ve yazabilen insanlar birbiriyle iletişim kurabilirler. İletişim kurmak için bütün boyutlarını iyi bilmek gerekir. Benim hayatımda da iletişim kurmak çok önemlidir.” (K, K, 7)

“İletişim çok boyutlu bir kavramdır. Görsel iletişim görsel materyaller aracılığıyla kurulur. Bu iletişim kurmanın sadece yüz yüze olmadığını gösterir. İletişim kurabilmek hayatı kolaylaştırır. Aslında sözlü iletişim, yazılı iletişim ve görsel iletişim yani iletişimin bütün boyutları insanların etkileşimleri içindir. Biz insanlar görür, konuşur ve dinleriz. Yani birbirimizi anlarız. İletişim aslında birbirimizi anlayabilmek demektir. Ben arkadaşlarımla ve başka insanlar iletişim kurarken önce onları anlamaya çalışıyorum. Konuşurken ya da yazarken önce anlamaya çalışıyorum. Bazen bir görseli yapan kişinin de ne demek istediğini anlamaya çalışıyorum.”(D, K, 2)

 “İletişim teknolojilerinin geçmişi ve bugünüyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Değerlendiriniz.” sorusuna öğrencilerin verdikleri cevaplardan örnekler aşağıda verilmiştir.

Öğrencilerin ön testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“Bugün artık iletişim teknolojileri daha çok var. Bilgisayarlar daha çok. Eskiden çok azdı.”(K, E, 1)

“İletişim teknolojileri çok gelişti. Günümüzde teknoloji çok geliştiği için iletişim teknolojileri de çok gelişti. (D, K, 8)

Öğrencilerin son testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“Artık teknoloji çok gelişti. Bu yüzden iletişim kurma yolları da daha çok. Bugün çok çeşitli yollar var. Bilgisayarlar, cep telefonları iletişim kurmamızı çok kolaylaştırıyorlar.” (K, K, 5)

“Günümüzde teknoloji çok geliştiği için geçmişe göre daha fazla şekilde iletişim kurulabilir. Bilgisayarda dinlediğimiz bir müzik, telefonumuzda gördüğümüz bir resim ya da fotoğraf, birbirimize gönderdiğimiz mesajlar. Bunların hepsi iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle oldu. Whatsup, instagram, facebook da bunlardan bazıları.” (D, E, 4)

“En son okuduğunuz, dinlediğiniz veya izlediğiniz bir haber metnini eleştirel bir gözle değerlendiriniz.” sorusuna öğrencilerin verdikleri cevaplardan örnekler aşağıda verilmiştir.

Öğrencilerin ön testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“Dün akşam haberleri izledim. Suriye’den kaçan insanlar vardı. Çok üzüldüm. Keşke savaşlar olmasa.” (K, E, 3)

“En son haberlerde araba kazasını gördüm. İki ölü vardı. Şoför çok hızlıymış ve kemerini takmamış. Hızlı olmamalı ve kemerini takmalıydı.” (D, K, 4)

Öğrencilerin son testlerini oluşturan soruya verdikleri cevaplardan örnekler:

“Televizyonda izlediğim son haber bir hırsızlık haberi. Hırsızlar marketi soymuşlar. Hırsızlığın ne kadar kötü olduğunu herkes bilmeli. Şimdi marketçi zor durumda kaldı. Ona herkesin yardım etmesi gerek bence.” (K, E, 2)

“Haberlerde gördüğüm savaş haberiydi. Suriye’de savaş var. Bu savaş bütün dünyayı üzüyor ama hala devam ediyor. Artık buna son verilmeli. Savaş haberi duymak yerine savaşın durdurulması haberleri yapılmalı. İnsanlar sadece izleyici olmamalı. Savaşın nasıl olduğunu neredeyse canlı canlı izliyoruz. Bu teknolojileri savaşı durdurmak için da kullanmalıyız.” (D, E, 3)

 

Deneysel uygulamanın sonunda dersleri birlikte işleyen öğretmenlerin görüşlerinden örnekler aşağıda sunulmuştur:

“İletişim konusu özellikle benim dersimde yani Türkçe dersinde hem çok önemli hem de dersimin aslında en önemli amacı. Bugüne kadar hep derslerimi tek başıma işlemiştim. İlk kez başka bir alandaki meslektaşlarımla birlikte ders işledim. Nasıl ki hayat çok yönlü, elbette ki iletişim de çok yönü ve hayatın her alanında başka bir yönü var. Deney grubumuzdaki öğrencilerimiz için bu uygulamanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum.” (Türkçe Öğretmeni)

“Artık teknoloji hayatın her alanında vazgeçilmez. Zaten teknolojinin faydalarından biri de iletişimi de kolaylaştırmak. Dersleri bütünleştirerek çok daha etkili dersler işledik ve zaten öğrencilerin kullanacakları teknolojileri onlar için çok daha verimli hale getirdik. Öğrencilerin yaratıcılıklarına da yardımcı olduk sanırım.” (Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni)

“Sosyal Bilgiler dersi bütünleşik öğrenme için çok uygun bir ders. Çünkü çok kapsamlı bir ders. Geçmişi, bugünü ve geleceği kapsıyor. Öğretmen arkadaşlarımla birlikte derse girmek çok güzel ve faydalı bir deneyimdi. Bir araya gelerek iletişim konusunda öğrencilerimize çok daha faydalı olduğumuzu düşünüyorum.” (Sosyal Bilgiler Öğretmeni)

“İletişim kurmanın en güzel yollarından biri müziktir. Bence öğrencilerimize bunu kavrattık. Sadece bu bile onlara katkı sağlayacaktır. Tabi ki öğretmenlerinin birbirleriyle iletişim halinde olmalarını görmeleri de önemliydi.” (Müzik Öğretmeni)

“Bütünleşik öğrenme uygulaması içinde bulunduğum için çok şanslıyım. Çünkü bir öğretmen en çok öğrencilerine faydalı olduğunu bildiğinde mutlu olur. İletişimi her yönüyle kavratmaya çalıştık ve sanırım da başardık. Farklı dersleri bütünleştirerek aslında hayatın gerçeğini ortaya koymuş olduk.” “Görsel Sanatlar Öğretmeni”

Sonuç olarak; iletişim öğrenme alanında deney grubunda geliştirdiğimiz bütünleşik 2T2S öğrenmeye göre yapılan etkinliklerin kontrol grubunda yapılan tek disipline dayalı öğrenmeye göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin başarı testine verdikleri cevaplar karşılaştırıldığında deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere kıyasla daha açıklayıcı cümleler kurdukları, cevaplarının iletişimle ilgili farklı alanlardan örnekler içerdiği ve öğrencilerin bu alanları birbirleriyle bütünleştirebildikleri belirlenmiştir. Uygulamanın sonunda öğretmenler, bütünleşik öğrenmenin farklı disiplinleri bütünleştirerek hayatın çok yönlü halini sınıf ortamına taşıdığını ve öğrencilerin öğrenmelerinin daha etkili olduğunu ifade etmişlerdir.

NOT: Araştırma Yrd. Doç. Dr. Derya YILDIZ ve Yrd. Doç. Dr. Tuğba ÖZKARAL ile birlikte yapılmıştır.(Makalenin İngilizce tam metni: http://dergipark.gov.tr/jef/issue/30777/332810)

Prof. Dr. Mustafa YAVUZ

https://twitter.com/mmustafayavuz

www.mustafayavuz.blog