İLHAN SEVİN

Bitişik el yazısı müfredattan neden çıkartıldı?

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz`ın dün yaptığı açıklamayla bitişik eğik yazıya önümüzdeki yıldan itibaren son verileceğini öğrendik. Hatırlayanlar bilir, 2005 yılında M.Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik döneminde bir grup akademisyenin yaptığı çalıştay sonrası böylesi bir uygulamaya geçilmişti. Amaçlanan şuydu; ilkokul 1.sınıftan itibaren çocuklarımızın, el, beyin ve estetik gelişimi ile psiko-motor gelişimlerini desteklemek. Kısacası, beyin öğrenme ilişkisini hedefleyen bir uygulama.

Ama ne oldu? Bu uygulamayı ne öğrenciler ne öğretmenler ne de veliler benimsedi. Ve hep eleştirildi.

Peki, neden bu aşamaya gelindi? Hiç lafı uzatmaya gerek yok. Çünkü becerilemedi. Hâlbuki bitişik el yazısı birçok Kıta Avrupa`sı ülkesinde yaygın olarak uygulanmakta. Bitişik eğik yazının en güzel örneği Almanya`dır. 1.sınıftan itibaren Alman çocuklara bu yazı sitili öğretiliyor. İlerleyen süreçte de öğrencilerin el yazısı becerisi geliştiriliyor. Yani bir devamlılık söz konusu ve sınıflarda bitişik eğik yazıya uygun materyaller bulunduruluyor. Fransa, İrlanda, İsviçre, İspanya ve İtalya’da da bitişik el yazısı ilkokul müfredatlarında öğretiliyor.

Biz bitişik el yazısını çocuklarımıza öğretemedik. Çünkü; 1) Öğretmenler bu konuda eğitilmedi 2) Materyaller bitişik el yazısına uygun değildi. 3)- 1.sınıftan sonra el yazısı çok önemsenmedi 4)- Okul öncesinde çocuklara, kalem hâkimiyeti için el beceresi kazandırılamadı. 5)- İngilizce dik yazı ile öğretilirken, normal dersler bitişik el yazısı ile öğretiliyor. Bu bir çelişkiydi. Ve en önemlisi, sadece bir yıla sıkıştırılan okuma yazma beceresi çocuklar üzerinde baskı kurulmasına neden oluyordu. Bu yüzden birçok öğrenci daha 1. Sınıfa başlar başlamaz okul fobisi ile karşı karşıya kalıyor.

Kısacası, günü birlik politikalar, alt yapı eksikliği, pilot uygulama yapılmaksızın yaygın uygulamaya geçme, el yazısında başarısızlığa neden olmuş görünüyor. Şimdi aniden son verildi. Eğitimin son yıllarda yamalı bohça haline geldiğinin en çarpıcı örneklerinden bir tanesi de bu olsa gerek!

Önce koy sonra olmadı tekrar kaldır. Tam gün eğitime ve okul öncesine tekrar geçilmesi örneği gibi.

Eğitim politikaları, veriler ve ihtiyaç analizi üzerinden yapılan çalışmalarla uzun vadeli olmalıdır. Eğitim politikaları, ideolojiler ve mikro değerler üzerinden oluşturulmamalı. Eğitim sistemi, evrensel, çağdaş ve bilimsel olmalıdır. Türkiye, dünyanın 10 ekonomisi içine girmek istiyorsa, bu yoldan ilerlemelidir. Hem de çok geç olmadan...

İLHAN SEVİN

Eğitimci

@sevinilhan4