YRD. DOÇ. DR. DEVRİM AKGÜNDÜZ

Yeni MEB Müfredatı İçin Bir Değerlendirme: FEN BİLİMLERİ VE STEM EĞİTİMİ 

 

STEM eğitimi tüm dünyada en popüler yaklaşımlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu yaklaşımın uygulanması ile ilgili önemli sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlardan birisi STEM eğitimi yaklaşımının müfredata entegrasyonudur.

STEM eğitimi fen bilimlerinin üzerine kurgulanmıştır. Fen bilimleri STEM eğitiminde ana disiplindir. Fen bilimlerinin STEM yaklaşımı ile güçlendirilerek üreten, değiştiren, fark yaratan, problem çözen, tasarım odaklı çalışan, mühendislik ve bilimsel yöntemin ikisini de bir arada kullanabilen, yaratıcı bireyler yetiştirilmesi, yetişen bireylerin de STEM alanlarında meslek sahibi olması hedeflenmiştir. ABD’de STEM’e yönelik eylemler 1950’lerden itibaren başlamış ve günümüze kadar artan bir önemle devam etmiştir. STEM eğitimine yönelik eylemler ABD’nin 1996 National Science Education Standarts (Ulusal Fen Eğitimi Standartları) ve özellikle 2012 yılında Next Generation Science Standarts (NGSS-Yeni Nesil Fen Standartları) denilen müfredatlarda belirginleşmiştir. NGSS’de okul öncesinden 5. Sınıfa kadar Mühendislik Tasarımı adı altında, Ortaokul ve lisede ise mühendislik, teknoloji ve fen bilimleri uygulamaları adı altında STEM eğitiminde yönelik eylemleri görmekteyiz. Ancak bu eylemlerin olması bütünleşik STEM eğitiminin var olduğu anlamında gelmemektedir. Aslında vurgu yapılan mühendislik tasarımının öğretilmesidir. Hâlbuki asıl vurgunun disiplinler arası ve bütünleşik bir yaklaşım olarak bütün müfredatta yer almasına yapılması gerekmektedir.

Türkiye’de yeni fen bilimleri müfredatını incelediğimizde NGSS’ye benzer bir şekilde STEM eğitimi yaklaşımına ait eylemlerin fen bilimleri ve mühendislik adı altında ilkokul 4. Sınıftan 8. Sınıfa kadar son ünite (8. ünite) olarak yer aldığını görüyoruz. NGSS’de okul öncesinden üniversiteye kadar mühendislik tasarımı ve fen bilimleri uygulamaları yer alırken, Türkiye’de sadece 4-8. Sınıflarda bu eylemleri görmekteyiz. Eylem olarak nitelendiriyoruz çünkü mühendislik vurgusunun ön plana çıkarılması bunun STEM eğitiminin uygulanması anlamına gelmemektedir. Sadece mühendislik ünitesi konularak STEM yaklaşımının uygulanması mümkün değildir ve STEM yaklaşımına ters bir anlayıştır.

STEM eğitimi bir yaklaşımdır ve bir ünite olarak ele alınamaz. Ünite olarak ele alsanız bile son üniteler okulların en sıkışık dönemi olarak en verimsiz dönemleri olduğu için etkili bir şekilde uygulanamaz. STEM’in tüm fen bilimleri müfredatına entegre edilmesi gerekmektedir. Böylece öğrenciler tüm ünitelerde problem çözme, tasarım odaklı düşünme, bilimsel ve mühendislik yöntemini kullanma vb. becerileri elde edebilir ve kullanabilir. Fen bilimlerinde mühendislik tasarımı ile ilgili çalışmalar ilk üniteden başlamalı ve bütün müfredata yayılmalıdır. İlk ünite olarak yer alan Dünya ve Evren üniteleri de STEM eğitimi için oldukça uygun bir içeriğe sahiptir. STEM eğitiminin köklerinin 1950`lerdeki uzay çalışmaları olduğu ve daha önce bu ünitenin son ünite olarak verimsiz bir dönemde işlendiği göz önünde bulundurulduğunda bu gelişme olumlu olarak karşılanabilir. Özellikle uzay çalışmaları ve ürünleri STEM eğitimi için öncelikli alanlardan birisidir. Ünitenin süresi göz önünde bulundurulduğunda sürenin yetersiz olduğu söylenebilir. Ayrıca sadece 3-4 kazanımın hedeflenmesi ve bu kazanımların her seviyede aynı olması yeterli bulunmamıştır.

Mühendislik ve tasarım adı altında müfredata eklenen beceriler yüzeysel olarak ele alınmıştır. Bu çatı altında alt becerilerin de yer alması gerekmektedir. Daha önceki müfredatlarda yer alan FTTÇ`ye mühendislik eklenmiş ve Fen-Mühendislik-Teknoloji-Toplum-Çevre (FMTTÇ) olarak değişmiştir. Beceri olarak yer alan Mühendislik ve Tasarım becerileri alt becerilere ayrılmamıştır. Mühendislik ve tasarım becerileri açık olarak yazılmalı ve tanımlanmalıdır. Mühendislik ve tasarım başlığı altında inovatif düşünme gibi bir becerinin yer alması yeterli değildir. STEM eğitiminin hedeflerinden birisi öğrencilerin 21. Yüzyıl becerileri denen becerileri elde etmelerini sağlamaktır. Bu becerilerde ön plana çıkanlar eleştirel düşünme, işbirliği yapma, iletişim kurma, yaratıcılık ve problem çözmedir. Yeni müfredatta STEM bağlantısı ile bunların elde edilmesi ön planda tutulmalıdır. Yaşam becerilerine 21. YY. Becerileri arasında önemli bir yeri olan eleştirel düşünme eklenmelidir.

Yeni fen bilimleri müfredatında matematik dersi ile entegrasyon da göz ardı edilmiştir. Buna rağmen mühendislik ve tasarım becerilerinde açıklama olarak matematik entegrasyonundan söz edilmektedir. Matematik STEM eğitiminde önemli bir disiplindir ve matematik entegrasyonunun ne şekilde yapılacağı açık bir şekilde belirtilmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığının STEM eğitiminin müfredata entegre edilmesi için STEM eğitimi alanında uzman akademisyenlerden ve öğretmenlerden oluşan bir akademik kurul kurması gerekmektedir.

Yrd. Doç. Dr. Devrim Akgündüz

İstanbul Aydın Üniversitesi

Eğitim Bilimleri ve Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü

www.twitter.com/DevrimAkgunduz