İLHAN SEVİN

SUÇLU KİM?

PİSA 2015 sonuçları açıklandı. Açıkçası sonuçları çok da merak etmedim. Güzel bir atasözümüz var. “Perşembe`nin gelişi, Çarşamba`dan bellidir.” Bu sonuçlar çok da sürpriz değil…

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü`nün (OECD) 15 yaş grubundaki öğrencilere uyguladığı PİSA sınavında Türkiye önceki yıllara göre sıralamada geriledi. Yani son üç yılda dünyada en büyük düşüşü yaşayan ülke olduk.

PISA 2015’e 70 ülkeden tam 540 bin öğrenci katılırken, Türkiye`den ise yaklaşık 5 bin öğrenci katıldı. Sıralamalara baktığımızda Türkiye, 70 ülke içinde Fende 52`inci, Matematikte 49`uncu, okumada 50’inci. Bu sonuçlara göre 15 yaş grubu gençlerimizin neredeyse üçte biri okuduğunu anlamada sorun yaşıyor.

Eğitim için çok kötü bir karne…

Eğitime aktarılan bütçe artıyor.

Derslik, okul sayısı artıyor.

Öğretmen sayısı artıyor.

Öğrencilere, öğretmenlere tablet bilgisayarlar dağıtılıyor.

Sınıflara akıllı tahtalar kuruluyor.

Nicelik artıyor artmasına da neden böylesi kötü bir tablo ortaya çıkıyor? İşte bu, her şeyden daha çok üzerinde düşünülmesi gereken biri konu...

Bir ülkenin ekonomik gelişmişliği,

Bir ülkenin demokratik gelişmişliği,

Bir ülkenin sosyal adalet alanındaki gelişmişliği,

Bir ülkenin insan hakları ve özgürlükler alanındaki gelişmişliği,

Kısacası bir ülkenin bir ülke insanın aklınıza gelebilecek her türlü gelişmişliğin temel çıkış noktasının eğitim olduğunu artık “sağır sultan bile duydu…”

Ama bizi yönetenler bunu görmek istemiyor.

Bakın bugünlerde ekonomik kriz kendisini iyiden iyiye göstermeye başladı. Eğer Türkiye’nin üretime dayalı bir ekonomisi olsaydı bugün bu denli bir kriz yaşanacak mıydı? Dolar bu denli artacak mıydı?

Ekonomik kalkınmanın, üretime dayalı bir ekonominin birinci önceliği, iyi bir eğitim sistemi değil midir?

İyi bir eğitim sistemi ile ancak bilimsel ve teknolojik hamleler yapabilirsiniz.

Güney Kore, Finlandiya, Singapur, Tayvan, Japonya adını sayamadığım daha birçok ülke iyi kurguladıkları eğitim sistemiyle dünyanın önde gelen ekonomisine sahip olmadılar mı?

Bakın, eğitimde yapılan birçok yanlışı, eksikliği bir kenara bırakıyorum. Bu kötü sonucun en önemli sebebi, kuşkusuz ki eğitimin her geçen gün daha da “siyasallaşmasıdır.” Türkiye’de eğitim demek “insan devşirmek”, oldukça ve her gelen hükümetin kendi ideolojisine göre bir nesil yaratma amacı devam ettikçe, yukarıda yaptıklarınızın hiç ama hiçbir önemi yok.

Bu durumda eğitimle, bilimle, teknolojiyle ilgili bir şey konuşmak anlamsızlaşıyor.

İstediğiniz kadar öğretmen alın.

İstediğiniz kadar derslik ve okul sayısını arttırın.

İstediğiniz kadar okulları teknoloji ile donatın.

Eğer arkadaşım bu ülkede, üstelik 21 yy. dünyasında eğitim demek, “insan devşirmek” olarak algılanıyorsa bir arpa boyu yol almak mümkün değildir.

Bugün koskoca İstanbul gibi bir metropolde altı tane devlet fen lisesi var. Yine bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar spor, sanat, teknoloji lisesi var.

Anadolu, meslek liselerinin durumundan bahsetmeye gerek yok sanırım!

Peki, bu kadar çok imam hatip okuluna ihtiyaç var mı?

İşte bu kafayla bu anlayışla ne PİSA’da ne de başka bir sınavdan başarı beklemeyelim.

Bu ülkenin tek kurtuluşu, akla, bilime dayanan çağdaş bir eğitim reformudur.

Sanayi devrimini kaçırdık, bilişim çağını da kaçırırsak gelecek için işimiz çok ama çok zor olacak.

Bizim çocuklarımız, gençlerimiz dünyadaki akranlarından daha az zeki ya da yeteneksiz değil.

Eğitimdeki bu kötü karnenin sahibi çocuklarımız, gençlerimiz ya da öğretmenlerimiz de değil.

Tek suçlu varsa o da bu kötü sisteminin mimarı olan, bugün eğitim konusunda ihtiyaç dışı, yalnış politikalar üreten siyasilerdir.

Başka bir günah keçisi aramaya gerek yok!

Yazık oluyor bu ülkeye yazık…

 

İLHAN SEVİN

Eğitimci

twitter.com / @sevinilhan4