İLHAN SEVİN

Mucizenin Adı: Güney Kore 

Güney Kore, başkenti Seol, nüfusu yaklaşık 50 milyon olan bir Asya ülkesi. Son 30 yılda gelişen ekonomisi ve hızlı büyümesi ile dünyanın en gelişen ülkeleri arasında yer alarak eğitimde adeta bir mucizeyi gerçekleştirmiş durumdalar.

Güney Kore’nin bu istikrarlı büyümesinin en büyük etkenlerinden biri de kuşkusuz eğitimde yakaladıkları başarılardır. Ayrıca şu an Dünya Bankası’nın sıralamasına göre dünyanın en büyük 11’inci ekonomisine sahipler. Otomotivde Hyundai, Kia, Daweoo, Ssang Yong; elektronik ve mobil teknolojilerinde LG, Samsung ve  SK; çelik üretiminde Posco; otomobil lastiğinde Kumho; saatte Romanson gibi daha birçok dünyaca ünlü markalara sahipler.

***

Peki, ne oldu da Güney Kore ekonomisi, son yıllarda birçok gelişmiş ülkeyi geride bırakarak zirveye çıktı? Başta da belirttiğim üzere, eğitim alanında yarattıkları fark, gelişmişliklerinde çok önemli bir paya sahip.

Bu başarıdaki en önemli etken, öğretmenlerin niteliğine ve donanımına verdiklerini değerden kaynaklanıyor. Öğretmenler, ölçme sınav sonuçlarına göre yüzde 5’lik dilime girenler arasından seçiliyor. Yani öğretmen yeterliliği, eğitim süreçlerinde en çok önem verdikleri unsurların başında geliyor.

Ayrıca, Güney Kore’de öğretmenlik, en çok çalışan ama en çok kazanan mesleklerin başında yer alıyor. Ortalama 15 yıl çalışmış bir öğretmen, yılda 1000 saatten fazla çalışıyor ve yılda yaklaşık 53 bin dolar kazanıyor. Türkiye’de ise bir öğretmen yılda yaklaşık ancak 14 bin dolar kazanabiliyor. Eğitimde ve ekonomide dünyada üst sıralarda yer alan bu ülkelerin öğretmene verdiği değeri gördükçe, bizdeki “hiçbir şey olmazsan öğretmen ol” anlayışı aklıma geliyor. 

***

Güney Kore’de, genel liseler; yabancı diller, sanat lisesi, bilim lisesi olarak üç grupta yer alıyor. Ayrıca mesleki lise (devlet ve özel firmaların okulları), ticaret liseleri, (Trade High School) ve uzaktan eğitim lisesi (Correspondence) gibi ortaöğretimde okul türlerine sahipler.

Eğitimde en çok dikkat çeken özellikleri, diğer alanlarda olduğu gibi çok çalışmaları… Öğrencisinden öğretmenine adeta bir arı gibi çalışıyorlar. Güney Koreli çocuklar, diğer OECD ülkelerine göre okulda daha az vakit geçiriyorlar ama akşamın geç saatlerine kadar kurslarda özel derslere katılıyorlar. Hatta 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ilkokula giden öğrencilerin yüzde 86,8’inin, yine ortaokul düzeyinde ise yüzde 72,2’sinin özel derslere katıldıkları ortaya çıkmış.

Yine Güney Kore, eğitime diğer birçok ülkeden daha fazla yatırım yapıyor. Örneğin 2008 yılında ülke GSMH’ sinin yüzde 7,6’sı eğitim yatırımlarına ayrılmıştı. Bu oran, OECD ülkeleri içinde, en yüksek oran olup, yüzde 5,9 olan OECD ortalamasının da oldukça üzerinde.

***

Metroda, otobüste sabahın daha erken saatlerinde sürekli ders çalışan küçük çocukları görürseniz şaşırmayın! Çünkü uzun süreli ders çalışmak onlar için bir alışkanlık haline gelmiş.

Rekabetin yoğun yaşandığı Güney Kore’de aileler eğitime büyük önem veriyor, çocukları da istekli bir şekilde öğrenme arzusu içerisindeler.

Özel eğitim kurumları, devlet okullarını tamamlayıcı rol üstlenmektedirler ve öğrencilerin her türlü beklentilerine eğitim sistemi cevap veriyor. Daha iyi eğitim olanakları için ICT’den (Bilgi ve İletişim Teknolojileri) çok iyi faydalanıyor. Yani “akıllı eğitim” ile öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre geleneksel ders kitapları sürekli güncelleniyor.

Kısacası Güney Koreliler, öğretmenini iyi seçiyor ve onlara her anlamda değer vererek, eğitime çok büyük yatırımlar yapıyorlar.

Tüm meslektaşlarımın 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarım.

İLHAN SEVİN

Eğitimci

@sevinilhan4