İLHAN SEVİN

Eğitimdeki eksiklik ne?

Milli Eğitim Bakanlığı, tüm unsurlarıyla devasa büyüklükte bir kurum. 2017 bütçesinin yüzde 20’si yani 122 milyar lirası eğitime ayrıldı. Yine 16 milyon öğrencisi 800 bin öğretmeniyle birçok ülkenin nüfusundan daha fazla bir büyüklükte… Tabi öğretmen ve öğrenci sayısına bir de yükseköğretimi de kattığınızı düşünün…

Peki, bu kadar devasa bir kurumu, tek merkezden yönetmek mümkün mü? Ya da daha açık bir ifadeyle eğitim sistemimiz sizce Ankara’dan yönetilebiliyor mu? En önemlisi eğitim sistemimiz bir eğitim felsefesi ile mi değişiyor veya gelişiyor?

***

2023 yılında büyük hedeften bahsediliyor ama eğitim sistemimizin anlaşılan 1920’li, 1930’lu ve hatta 1940’lı yıllardan öğreneceği çok şey var. Son yıllarda küreselleşme rüzgârıyla sağa sola savrulan eğitim sistemimizin can çekişir noktaya gelmesi elbette yüreğimi acıtıyor. Bilemiyorum! Acaba işin içinde olunca, yaşananlara birebir şahit olduğumdan mıdır bu karamsarlığım? Ama ben her zaman ülkem adına her şeye rağmen eğitimin geleceğinden umutluyum. Çünkü kendine has özellikleri olan eğitim sistemimizin aslında çok derinlerde olan kökleri var. Kökleri Cumhuriyet’in suyunda ve toprağında olan bu çınarın devrilmesi öyle kolay olmasa gerek…

Köy Enstitüleri’ni, Enderun Mektepleri’ni unutmak mümkün mü? Ya Hasan Ali Yücel, Satı Bey, İsmail Hakkı Tonguç, İsmail Hakkı Baltacıoğlu gibi daha birçok efsane eğitim duayenlerini unutmak mümkün mü?

***

Bakın, Atatürk 1924 yılında, Türk eğitim sistemini kurmak ve yapılandırmak için Amerikalı filozof ve eğitim teorisyen John Dewey’i ülkemize davet etmiştir. Ve John Dewey’den o zamanki eğitim sistemi için bir rapor hazırlamasını istenmiştir. Bunun üzerine 1924 yılında Dewey’in hazırladığı ‘Türk Maarifi Hakkındaki Rapor’; tarım-ziraat, okuryazarlık, okuma alışkanlığı ve kütüphanecilik gibi birçok alanda eğitim sistemimize yön vermiştir. Daha önemlisi bu rapor, eğitim sistemimizde o kadar etkili olmuştur ki, daha sonraları Türkiye’ye özgü özelliklerde kurulacak olan Köy Enstitüleri’nin de ana dayanağı olmuştur. Atatürk’ün, ‘Köy Eğitmen Kursları’ ile temelini attığı ancak ömrünün yetmediği için göremediği, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün de desteğiyle Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç, 1940 yılında Türkiye’nin en büyük aydınlanma projesi olan Köy Enstitüleri’ni hayata geçirmişlerdi.

Hatta John Dewey 1945 yılında tekrar Türkiye’ye geldiğinde, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nü inceledikten sonra söylediği, İngiltere ve Amerika’daki konuşmalarında da tekrarladığı ‘Benim düşlediğim okullar Türkiye’de Köy Enstitüsü olarak kurulmuştur. Tüm dünyanın bu okulları görüp eğitim sistemini, Türklerin kurduğu bu okulları göz önünde bulundurarak yeniden yapılandırması isabet olacaktır’ sözleri tarihe altın harflerle işlenmiştir.

***

Evet, yıl 1924 ve Cumhuriyet henüz kurulalı bir yıl olmuş… Atatürk Türkiye’nin eğitim sistemini kurmak için bir eğitim düşünürünü ve filozofu ülkemize davet ederek, yeni bir eğitim sistemi oluşturmak istiyor! Ve sonuçta dünyaya örnek gösterilen, Köy Enstitüleri 1940 yılında uzun bir serüvenden sonra hayata geçiriliyordu.

Eğer Köy Enstitüleri’nin ruhu yaşatılabilseydi, bugünlerde çok daha nitelikli öğretmenlerimiz yetişmez miydi? Yine çocuklarımızın ve gençlerimizin niteliği, donanımı bugünkünden çok daha ileride olmaz mıydı? Kısacası Türkiye bulunduğu konumdan çok daha ileri bir yerde olacaktı. Lakin John Dewey’in, dünyaya örnek gösterdiği bu okullarımızın akıbetini anlatmama gerek yok… Bence, Türkiye’ye yapılan en büyük kötülük, Köy Enstitüleri’nin kapatılmasıdır.

***

Geldiğimiz noktada, öğretmen yetiştirme politikamızdan, ders kitaplarına, ders içeriklerine kadar ve en önemlisi öğrenci yetiştirme politikamıza kadar maalesef bir yozlaşma içerisindeyiz. Bugünkü eğitim sistemimiz 1940’lı hatta 1920’li yılların çok gerisinde kalmıştır. Eğitim sistemiz maalesef içerikten yoksun, günübirlik politikalarla teknolojiye esir düşmüştür.

Kısacası, demem odur ki, eğer hala Köy Enstitüleri, tartışılıyor ve konuşuluyorsa demek ki, bu işte bir yanlışlık var!!!... Çünkü eğitim, felsefesiz olmaz! Şu an eğitim sistemimizde en büyük eksiklik bu değil midir?

İLHAN SEVİN

Eğitimci

@sevinilhan4