İMRAN BAYRAKDAR

            EMPATİ`NİN EĞİTİMCİ VE ÖĞRENCİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

 Empati`nin eğitimci ve öğrenci üzerindeki etkisi büyük ama bunu anlamlandırma yetimiz az. Empati kendini başkasının yerine koyma ve karşısındakinin fikirlerine katılmasa bile onu anlamaya çalışmaktır. Empati becerisini geliştirebilen birey, duyuşsal, bilişsel hem de akademik başarısını tamamlamıştır.

Özellikle bu empati becerisini geliştirmekle ilgili programlar ele alınmalı ama bu empati sürecini tamamlamış eğitimciler tarafından çünkü bu beceri öncelikle öğretmende ve idarecide olmalı ki doğru bir rol model olabilsin. Öğrenci rol modeli izler ve onu taklit eder. Dolayısıyla empatik beceri kişilerarasında sağlıklı iletişimin kurulmasında önemli bir role sahiptir. Nitekim kişilerarası ilişkilerde empati düzeyi yüksek ya da düşük yetişkinlerin kişilik özelliklerini karşılaştıran araştırma bulguları, empati düzeyi yüksek kişilerin olumlu kişilik özelliklerine sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Empatik becerisi yüksek kişilerin sevecen, hoşgörülü, kendini olduğu gibi kabul eden kişiler oldukları tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra empatik becerisi yüksek kişilerin, özsaygı düzeylerinin yüksek olduğu da bulunmuştur.

Empati becerisiyle kendini yetiştirmeli ki öğrencisini doğru duyup doğru algılasın, empati duygusu gelişmemiş insanda öz saygı eksikliği düşüktür. Bu da farkında olmadan sınıfınıza okulunuza ve öğretmen ilişkilerinize yansır. İyi bir eğitim almış olmak yetmez. Bu başlı başına öğrenmeniz gereken bir vasıftır. Bu vasfa sahip olmayan öğretmen ya kendini kusursuz görüp etrafındaki herkesin yanlış olduğunu düşünür. Yâda kendine güveni az olduğu için "ben “hatalıyım diye yargılar.

Bahsettiğim tüm nedenlerden dolayı empati “eğitim ”için önemli bir rol oynar. Çünkü eğitimin amacı, kendine güvenen, saygı duyan ve saygı duyulan, yargılardan uzak, kendine kimlik edinmiş “KALİTELİ İNSAN YETİŞTİRMEKTİR” Bundan dolayı empati kavramının öğrenciden çok öğretmende olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü okul yaşamında, demokratik sınıf iklimin oluşmasını sağlayan öğretmenden geçer.

Çünkü öğretmenin attığı tohumun kalitesi tohumun güzel bir çiçeğe dönüşmesini sağlar. Empati kurmayı bilen öğretmen öğrencisi için iyi bir rol model olmuştur ve öğrencisi de onu taklit ederek iyi bir örnek oluşturmuştur. Öğrencileriniz; artık farklı ekonomik geliri olan farklı çevrelerde yetişen, farklı eğitim seviyesine sahip ebeveynlere sahip ayrıca farklı dine mensup olan arkadaşlarına saygı duyması gerektiğini öğrenmiştir. Bu kavramları öğrenen öğrenci farklı bakış açılarının sınıfa renklilik kattığını bildiği için benmerkezci(egoizm) düşüncesinden uzaklaşır.

Yıllar önce okula devam etmeyen bir öğrenciyi okula gelmeye ikna etmek için müdürümüz aileyle görüşmem için gönderdi. Ailenin ekonomik seviyesinden, yaşam standartlarından ve kültürel seviyeden dolayı sorun çıkabileceğini buna hazırlıklı olmam gerektiğini söyledi. Korktum ve gitmek istemedim, daha deneyimli, insan psikolojisinden anlayan bir öğretmen göndermesini talep ettim. Benim rehberliğini yaptığım sınıfa kayıtlı olduğu için benim gitmem gerektiğini söyledi. Öğlen arası ailenin yanına gittim. Öğrenci dedesi ve amcasıyla yaşıyormuş, babası hapis de ölmüş, annede evi terk etmiş, amca kapıyı açtı kendimi tanıtıp durumu izah etmeye çalıştım. O sırada dedesi bağırarak kapıya doğru ilerledi ama ne dediğini anlamıyordum büyük ihtimalle kürtçe konuşuyordu. Korkunun ecele faydası yok diye bir yandan içimden geçiriyorum. Amca dedeyi ikna etti ve sakinleştirdi. Hocam dedi bizim çocuk, kuaförde çalışıyor yarın okula getiririm dedi. Bende okul ihtiyaçlarını okul aile birliği karşılayacak bu konuda sıkıntınız olmasın dedim. Amca ve öğrenci ertesi gün okula geldi idareyle konuştular ve okula devam edecek sözü verildi. Ama nedense öğretmenler odasında öğretmenlerin bir kısmı neden bu kadar uğraşıyorsun bak bir sorunlu öğrenci daha deyip bana itirazlarda bulundular. Öğrenciyi tanımadan anlamaya çalışmadan yargısız infazları başladı. Halbuki içine kapanık, okul saatleri dışında kuaförde çalışan bir çocuk, ayrıca ne olursa olsun bana gelip doğruları anlatıyordu. Akademik başarısı olmuş olmamış umurumda değil benim için insani değerleri içinde barındırıp haktan ayrılmamasıdır. sınıfa tam alıştırdım çocukların, velilerin ön yargılarını kırdım diyorum. O sınıfta yokken gereksiz cümleler kullanan bir öğretmen başa dönmemizi sağlıyordu. Bir gün öğretmenler odasında bir öğretmen senin bulup getirdiğin öğrenci cebinde çakmak taşıyor dedi.  Ya Okulu yakacak yâda sigara kullanıyor herhalde dedi. Bende o kızgınlıkla onu aramaya çıktım koridorda buldum. Cebinde ne olduğunu sordum cevap vermedi sesimi yükselttim ne var cebinde dedim. O da öğretmenim çakmak var ama ben size hiç yalan konuşmadım ki, ben okuldan sonra kuaförde çalışıyorum, kuaföre gelen abilerin sigarasını yakıyorum dedi. Hocam, beni kimse dinlemiyor, herkes benden nefret ediyor, arkadaşlarım yanımda oturmak istemiyor, öğretmenlerim beni sevmiyor dedi. Bunun böyle olmadığını benim onun yanında olduğumu, çalışması gerektiğini, başarılı olursa karşısındakilerini utandıracağını söyledim. İnsanların dili olduğunu bilseler de bilmeseler de önyargılarını konuşturmayı sevdiklerini. Başkası için değil kendisi için okuması gerektiğini söyledim. Öğrencim, daha fazla empati kurmayı bilmeyen mahalle baskısına yenik düştü.