İLHAN SEVİN

TEFERRUATI BIRAKIP ÖĞRETMEN NİTELİĞİNE ODAKLANMALIYIZ

Yoğun siyasal gündem arasında Başbakan Binali Yıldırım’ın, eğitimle ilgili yaptığı açıklamalar bugünlerde gündemdeki yerini koruyor.

Bu ülkede eğitimin konuşulması açıkçası beni mutlu ediyor. Çünkü bugün Türkiye’nin yaşadığı temel sorunlarının çözümünü eğitimde aramalıyız...

Bakın, ister dünyanın en saygın ekonomistlerine sorun isterseniz aklınıza gelen konunun uzmanlarına sorun; bir ülkenin sorunlarının çözümünde ve her yönden kalkınmasında en önemli faktörün eğitim olduğunu söylerler. Eğitimin gelişmesi ve ilerlemesi için de birinci önceliğin öğretmen niteliğinin iyi olması gerektiğini vurgularlar. Eğitimde ve haliyle ekonomide dünyanın en iyileri arasına giren ülkelerin uygulamaları zaten bu tezi doğrular niteliktedir.

Evet, eğitimde bir sistemsizlik olduğuna ve sağlıklı bir planlamanın yapılamadığına uzun yıllardan beridir şahit oluyoruz. Bütün bu sorunların içinde kuşkusuz en temel sorun iyi öğretmen yetiştirmediğimizdir. Ama bu noktada tartıştığımız konu hep şu, okullarda öğretmen açığını nasıl kapatabiliriz? Öğretmen açığını diyelim ki kapattık, peki sorun çözülecek mi? Her şey güllük gülistanlık mı olacak? Tabii ki de hayır. Eğer sınıfa giren öğretmen nitelikli değilse, öğrencilerinin ve çağın gerisindeyse ve en önemlisi öğretmenlik mesleğini gönülden yapamıyorsa, yaptığınız yatırımların bir önemi kalır mı?

Yapılan araştırmalardan da görüyoruz ki, bugün Türkiye’nin en saygın okullarında görev yapan birçok öğretmenimiz teknolojiyi kullanmada, ya da çağın gerektirdiği donanımlar açısından yetersiz.

Eğitimin sorunlarının temel çözüm noktası öğretmen niteliğinin arttırılmasıdır. Bu noktada yoğunlaşmamız gerekiyor. Yani öğretmen yetiştirme politikamızı acilen masaya yatırmamız gerekiyor. Ve şu temel soruları sormamız gerekiyor.

Eğitim fakülteleri öğretmen yetiştirmede yeterli midir?

Öğretmenlik mesleği cazip midir? Eğitim fakültelerini tercih eden öğretmen adayları bilinçli olarak mı yoksa zorunlu şartlarından dolayı mı bu fakülteleri tercih ediyor?

Öğretmenlik mesleği içinde mesleki ve kişisel gelişim eğitimleri ne kadar amacına uygun yapılıyor?

Maalesef ki bu üç soruya olumlu cevap verebilmek çok zor.

Yok, KPSS’ymiş,

Yok, atama sorunuymuş,

Yok, mülakatmış,

Bunun gibi içi boş sığ tartışmalarla oyalanırken, gerçek sorunlara yönelemiyoruz. 

Öğretmen olmak isteyenleri üniversite kapısına dayandığı zaman değil daha erken yaşlardan itibaren seçmemiz gerekiyor. Köy Enstitülerini saymazsak bu anlamda Anadolu Öğretmen Liseleri iyi bir projeydi. Ama maalesef tıpkı Köy Enstitüleri gibi Anadolu Öğretmen Liseleri’nin akıbeti de ortada…

Kısacası, öğretmenlerimizi ihtiyaç doğrultusunda ve gerçek anlamda iyi yetiştirmek zorundayız. Bunun için de öğretmen yetiştirme politikası baştan sona tekrar gözden geçirilmelidir. 

İLHAN SEVİN

Eğitimci

@sevinilhan4