Derdimizin Adı Değerlendirmeyi Değerlendirmek

Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’nci kez düzenlenen Geleneksel Eğitim Sempozyumu Antalya’da başladı. Yaklaşık 1.400 eğitimcinin katıldığı ve bu sene `Türkiye`de ve Dünyada Değerlendirme Sistemlerinin Eğitime Etkisi` temasıyla yapılan toplantısı Prof. Dr. Ziya Selçuk;

"Eğitim İhraç Edilebilir Ancak İthal Edilemez Bir Kurumdur."

Okul kendisini önemli zannediyor ama okul giderek önemini yitiriyor. Çocuklar okul dışındaki faktörlerden okulda olanlardan çok daha fazla etkileniyor. Bu sadece Türkiye`nin değil dünyanın sorunu... Bizim eğitim felsefesinden başlayarak bir teorimiz, modelimiz, yöntem ve teknik belirlemişliğimiz yok. Sadece uygulamalara odaklanıyoruz. Oysa bu son aşama...”

Eşsizliğimiz başarıya uzanan yolda bir yük, engel haline geliyor.

Benim anladığım anlamda eğitim emzirmektir. İçinde sevgi ve büyük bir duygu geçişi vardır. Önüzmüdeki eğitim süreci biryesellği kitseleştirmek olacak. Eğitimin önündeki en büyük engel, ortalamacılık. Ortalamaları aynı olduğu halde aslında çok farklı profiller söz konusu olabilir. Bizim çocuklara yaptığımız zulum değil mi aynı dersi zorunlu kılmak?

Şadi Şirazi 13. yy’da söylüyor. 800 sene sonra 21. yy beceleri diye karşımızda şimdi. 

Eğer çocuklarımıza böyle aynı dersleri vermeye devam edersek 20yıl sonra iş ilanlarına uygun iş gücü bulunması zor olacak. Zira gelecekte, grup çalışmasına uygun, empatisi gelişmiş vs. insan aranacak. Matematik falan mı? Onu robotlar yapıyor zaten diyecekler.

Beynin belli bölgelerinin belli işlemleri yürüttüğü ile ilgili bilgiler var.oysa ki;  Michael Miller hafıza konusunda yaptığı araştırmada, bir kişi konuyu öğrenme süresince beyni ne kadar zorlanırsa o kadar zor öğreniyor. 

İngiltere’de yalnızlık bakanlığı kuruluyor. Yani hayat başka bir yöne ilerliyor.

Türkiye`de İki öğretmen türü var. Bazı öğretmenler okulda hava durumu gibi; yağışlı, bulutlu, güneşli belki günden güne değişiyor ama bazı öğretmenler okulda iklim yaratıyor

Biz yapılan hiç bir merkezi sınavın datasını alamıyoruz ve üzerine çalışamıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığına bu vesileyle özellikle ricada bulunuyorum. Akademik camiada bu datalar üzerine samimiyetle çalışacak insanlar var. 

Birkaç yıl sonra işyerleri “ bana estetik zevki olan, takım çalışması yapabilenler lazım “ Matematiği zaten robotlar yapıyor diyecek

Şimdi ütopik gördüğümüz füturistik yaklaşımlar yakında hayatımızda bizimle olacak.

Eğitime veri üzerinden değil kanıt temelli bakmak zorundayız.

 


 

Eklenme Tarihi: 12:22 31-01-2018
Eğitim Değerlendireme öğretim model