"Öğretmenlik bir meslektir, öğrenilir"

Eğitimciler, Türkiye`de yaşanan ağır ve can acıtan gündeme rağmen, terörün ve tüm kötülüklerin karşısında durabilecek ve onu durdurabilecek tek şey "eğitim" diyerek eğitimde değişimi konuşmaya devam etti... Eğitimde Değişim Konferansı (EDK16) ikinci günkü oturumuyla yine öğretmenlerin ve sektörün ilgi odağı oldu.

İkinci günün paralel oturumlarında, Batuhan Aydagül, Kayhan Karlı, Müge Arda, Dr. Özgür Bolat, Ece Karaboncuk, Ali Koç, Onur Soğuk, Dr. Kerem Dündar, Kamil Kasacı gibi pek çok isim panel, çalıştay ve sunumlarda yer aldı...

Konferansta; okul öncesinden yüksek lisansa kadar eğitimin her kademesinde, siyasetten aileye ve bireye kadar toplumun her bölümünde, eskiden şimdiye hatta geleceğe "eğitim ve değişim" sorgulandı, çözüm önerileri tartışıldı, uygulama örnekleri masaya yatırıldı. Kısaca EDK16’da 1400 katılımcı, 270 konuşmacı, 50 panelist, 11 farklı panel ve 15 farklı atölye çalışmasında eğitimde değişimi konuştu.

Bu önemli etkinliğin mimarlarından MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan`dan “Eğitim ve Eğitim” olarak görüş aldık. İşte sorularımız ve cevapları...

Eğitimde Değişim Konferansını planlarken neler hayal ettiniz? Eğitim dünyası için üretmek istediğiniz mesaj neydi?

Benim bir öğretmen köyü kurma hayalim, rüyam vardı. Herkesle görüştüm, görüş aldım. Araştırmaya Ali Nesin’in Matematik köyünden başlamak istedim. Nasıl yapıyorlar, nasıl kurmuşlar? Temelindeki konsepti anladım. Orada bir görüş oluşturdum. Matematik köyündeki her türlü eylemi yönlendiren ana kavram, “nasıl öğretmeli?" sorusu dedim kendi kendime... “Ne öğretmeli?” derseniz görüş ayrılıkları çıkıyor. İdeolojik kampın bir parçası olmak istemedim ama “nasıl öğretilmeli?” sorusu ideolojiden bağımsız bir konu olduğu için bu konseptte ilerlemeye karar verdim. O zaman herkes katılabilir ve kendisini bulabilir. Nasıl öğretileceğini öğretmek isteyenler gelip öğrenebilir, her türlü siyasi irade nasıl öğretildiğini gelip bizzat görebilir. Ortak bir platform yaratabilirim diye düşündüm. Ancak, yaptığım araştırmalar sonucunda bu öğretmen köyünü kurmanın hiç de kolay olmayacağını gördüm. Çünkü Türkiye’de öğretmenler hizmet içi eğitim ihtiyacı duymuyorlar. Ali Nesin beni uyardı, hiç kolay değil, çünkü talep yok. Arz edebilirsiniz, ancak talep yok!

Ben de bunun üzerine, üniversitemizde bu kavram üzerine yoğunlaşan bir dizi etkinlik düzenlemeye karar verdim. Çıkış noktamız aslında tam da, öğretmenler “NASIL ÖĞRETMELİ” sorusu. Bu sorusunun cevabını ilkokul, ortaokul, üniversite seviyesinde, herkesin katılabileceği bir organizasyonla cevap aramaya karar verdik. Önce mütevazi 350/400 kişilik bir organizasyon diye yola çıktık. Ancak, arkası çorap söküğü geldi. Hangi kurumu aradıysak tam destek aldık.

Sizce, eğitimde değişim nereden başlamalı?

Eğitimde değişim tabi ki öğretmen eğitiminden başlamalı. Eğitimde değişimi medyadan da başlatabilirsiniz. Ancak medya, kontrol edemediğiniz bir güçtür. Kontrolsüz bir güce de nesillerin eğitimini bırakamazsınız. Topluma da bırakamazsınız çünkü, kitleler çoğu zaman kendi çıkarlarını düşünür. Eğitim için vergi almak istesiniz, çocuğu olmayan, mezun olan veli benden almayın der, vergisini vermek istemez. Bu velileri ikna etmek çok zor. Eğitimli ailelerde, çocuğun eğitimini aileye bırakabilirsiniz. Okumuş ve geliri iyi olan anne babanın çocuğu mutlaka okuyor ve kendi yolunu doğru bir şekilde çizebiliyor. Bu tip aileler, çocuklarının çıkarları için yaşadıkları yerde başarısız ve kötü bir okula izin vermiyorlar. Çocuğun eğitimi eğer aileye bırakılacaksa, anne babanın eğitimini ve gelirini artırmak doğru bir yoldur, ancak çok uzun bir süre alır. Türkiye’de bu pek mümkün değil.

Eğitim nereden başlamalı dediniz; işte bu yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı, toplumun hatta yerel yönetimlerin dahi kolayca kontrol edebileceği tek güç olan öğretmen eğitimi en akılcı yol.

Yani kısaca toplumun kontrol edebileceği öğretmen eğitiminde, müfredatı, müfredatta uygulanacak yöntemleri, öğrencinin nasıl alınacağını kontrol edebilir değiştirebiliriz. Eğitimde değişimin başlangıç noktası öğretmen eğitimi olmalı. Ve buradan başlamak kesinlikle en doğru yoldur.

Öğretmenler kendilerini nereden değiştirmeye başlamalılar peki?

Öğretmenlerin bilgi seviyesini arttırmalıyız. Çünkü, bilemediğinizi öğretemezsiniz. Öğretmenleri olumsuz eleştirmek için söylemiyorum bunları. Herkes biliyor ki; Türkiye’de Eğitim Fakültelerinde verilen eğitim, iki yıllık yüksek okul düzeyinde bir eğitim gibi. Yarısı alan bilgisi, diğer yarsı da genel kültür ve meslek bilgisi.

Bu çocukları bu şekilde mezun ediyoruz, ortaokul veya lisede öğretmen oluyorlar. Bu alan bilgisi kesinlikle yetersiz. Öğretmen bilmediğini öğretemez. Burada çok ciddi bir sorun var, öğretmenler lisans düzeyinde kendi alanında eğitim alması yetersiz. Öğretmenler, artık kendi alanlarında yüksek lisans düzeyinde eğitim almak ve uzman olmak zorundalardır.

Ne anlatacağını iyi bilmezseniz nasıl anlatacaksınız? Finlandiya neden başarılı sorusunun cevabı aslında tam da burada yatıyor. Öğretmen eğitimini yüksek lisans düzeyine taşıdığı için...

Öğretmen olunmaz öğretmen doğulur diyor bazıları, siz ne dersiniz?

Öğretmenlik bir meslektir. Kendine özgü bilgisi, becerisi ve değerleri vardır. Öğretmen olabilmek için sahip olmanız gerekenler, pedagojik bilgi birikimi, beceri, değerleriniz ve alan bilginiz olmak zorunda. Eşitliğe inanmayan biri mesela, kızlar okumamalı diyen biri, öğretmen olmamalı… Öğretmen doğulmaz. Böyle bir şey yok! Bu genlerimize kodlanmamıştır. Genetik gelen özelliklerimiz, saç rengimiz, ten rengimiz, boyumuz, fiziki yapımız gibi değildir bu iş... Bazıları daha çabuk öğrenebilir, bazıları farklı yöntemlerle işin içine girebilir ama öğretmenlik her meslek dalında olduğu gibi çalışarak, deneyimlenerek, uygulamalarla ve usta çırak ilişkisiyle öğrenilir. Konusunu iyi bilen, bu konuya yeterli zaman harcayan ve donanımı için yatırım yapan öğretmen, işin içine tutkusunu da katarak sınıfta fark yaratacak öğretmen haline gelecektir.

Eğitim ve eğitim dünyası adına verdğiniz emekler için sizi ve tüm MEF ailesini kutlarız. Teşekkürler...

Biz de "Eğitim ve Eğitim" ailesine etkinliğimize gösterdiği ilgi ve değerli paylaşımları için teşekkür ederiz... Paylaştıkça çoğalıyor fikirler...

 

 


 

Eklenme Tarihi: 23:44 11-12-2016
MEF EDK EDK16 Prof. Dr. Mustafa Özcan Öğretmen Değişim Konferans Eğitimde değişim Eğitim Fakültesi