Dijital Trendler Eğitime Yön Veriyor

Gelişen teknoloji ve değişen dünya düzeni bilgiyi sanal dünyaya da taşıdı! Sanal eğitimler artık çocukların en büyük destekçilerinden. Teknolojinin gelişimi, öğretim sürecinin geleneksel metotlarını da değiştirmeye başladı. Öğrenmenin zaman ve mekandan bağımsız hale geldiği dijital eğitim uygulamaları, son yılların en çok gelişen alanı. Filiz Kantekin ; “Sanal eğitimde yazılımlar ve öğretmenin niteliği ön planda. Öğrenciler bu sayede kendi öğrenme ortamlarını düzenleyip, ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirebiliyorlar. Ayrıca sanal eğitimler öğrencilere dersin anlayamadıkları kısımlarını tekrar etme ya da iyi bildikleri kısımları atlayabilme ve zamanlarını dersin dikkatlerini daha çok çeken bölümlerine ayırabilme olanağı veriyor,” diyor.

Dünyada Trend Sanal Eğitim

Her zaman her yerde öğrenme mantığını tüm dünya gerçek anlamda destekliyor. Eğitim kaynaklarının herkesin kullanımına açılmasına yönelik çalışmalar her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Bu doğrultuda Yale, Harvard ve MIT gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri ders materyallerini ücretsiz olarak internet üzerinden erişime sundu. Bu kaynaklara iTunes U gibi mobil uygulamalarla da ulaşılabiliyor. Bunun dışında dünyada gitgide yaygınlaşan Khan Academy gibi ücretsiz eğitim portalları da kullanıcı sayısını her geçen gün artırıyor. Üstelik Khan Academy gibi eğitim portallarının içerikleri İngilizce’den sonra Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) destekli olarak anadilde de yayınlanıyor. MEB’in Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve online bir eğitim platformu olan Eğitim Bilişim Ağı’nda (EBA) çok sayıda dijital kaynak bulunuyor. Dünya Bankası’nın ‘edutech’ isimli eğitimde bilişim teknolojileri kullanımı konusunu ele alan blogunda yer alan ‘10 Global Trends in ICT and Education’ başlıklı yazıya göre bu alanda küresel ölçekteki 10 trend; mobil öğrenme, bulut bilişim (cloud computing), her öğrenciye elektronik cihazın eğitim kurumu tarafından temin edildiği ‘one to one computing’, her yerde her zaman öğrenmeyi ifade eden ‘ubiquitous learning’ (u-learning), eğitsel oyunlar, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına yönelik olarak ‘kişiselleştirilmiş öğrenme’, öğrenim alanlarının geleneksel oturma düzeni de dahil olmak üzere yeniden tanımlanması, öğretmenler tarafından üretilen açık ve online içerikler, öğrencilere yönelik oluşturulan kişisel online portfolyoların değerlendirilmesi ve öğretmen rollerinin bilginin kaynağı olmaktan ziyade öğrencilere birçok konuda rehberlik sağlayan öğretici/mentor niteliğinde olması yönündeki değişim.

Türkiye Online Eğitimde Nerede?

Türkiye’nin dijital okur-yazarlıkta dünyanın neresinde olduğunu kavramak için PISA sonuçlarından yola çıkıyor uzmanlar. Buna göre 2009’da OECD ülkeleri içinde öğrencilerin yüzde 1’inden daha azı hayatlarında hiç bilgisayar kullanmadığını belirtmiş. Bu oran Yunanistan, Türkiye, Japonya ve İsrail’de yüzde 2-3 arasında. Evinde bilgisayarı olan öğrencilerin, toplam öğrencilere oranı OECD ortalamasında yüzde 94 iken ülkemizde yüzde 61 olup Türkiye, Şili (yüzde 76) ve Meksika (yüzde 50) ile birlikte OECD ortalamasının altında kalan ülkeler arasında gösteriliyor. Sosyo-ekonomik açıdan teknolojiye erişim değerlendirildiğinde, OECD ülkeleri içinde Türkiye, avantajlı ve dezavantajlı öğrencilerin arasında evde internet erişimi açısından en fazla farkın olduğu ülkelerden. Bu farkın en az olduğu ülkeler ise Hollanda, Norveç, Finlandiya ve Danimarka.

Gelecekte neler olacak?

Orta vadede eğitimin dijital materyallerle desteklenmesinde artış ve uzun vadede öğrenim işinin çoğunlukla sanal ortama taşındığı bir dünya duruyor geleceğimizde. Eduprofill Eğitim Danışmanlık Kurumsal İletişim Koordinatörü Filiz Kantekin bu bilgiyi göz önüne alarak okulların öğretim ve bilgiye erişimden ziyade öğrencilere bu konuda yol gösterici olması gerektiğini belirtiyor. Öğretmenlerin de bu konuda rehberlik eden, eğitimde bu çağa uygun metotlar geliştiren ve uygulayan kişiler olup, eğitim sisteminin tamamen öğrenci odaklı olması gerektiğinin altını çiziyor. Birkaç çalışmada öğrenci özelliklerinden kaynaklanan problemler (kültürel faklılıklar, ülkelerarası zaman faklılıkları, öğrencinin eğitim altyapısı gibi), kurumsal problemler, mali boyut, öğretmen nitelikleri gibi problemler yaşansa da gelişen teknoloji ile yakın zaman da bu durumların tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Siz de online eğitimleri takip edin, çocuğunuzu hayat boyu sürdürebileceği öğrenme tekniğiyle tanıştırın!

 

 

Eduprofill Eğitim Danışmanlık Kurumsal İletişim Koordinatörü Filiz Kantekin


 

Eklenme Tarihi: 00:21 02-08-2017
dijital eğitim çocuk gelecek dünya