Neden Okul Öncesi Eğitim?

Çocukların zihinsel, duygusal, sosyal, bedensel gelişiminin %70’i okul öncesi dönemde tamamlanır. Okul öncesi dönem, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir. Bu süreçte kazanılan davranış biçimleri, tüm yaşam boyunca devam eder. 

Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanır. Erken çocukluk dönemindeki edinilen deneyimler beynin çalışma biçimi konusunda belirleyici bir faktör. Yapılan araştırmalar, okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Okul öncesi eğitim sosyal ve duygusal gelişimi desteklerken, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını, sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.

Çocukların gelişim özellikleri, bireysel farklılıkları ve yeteneklerini göz önüne alan, fiziksel, duygusal, dil, sosyal ve zihinsel yönden gelişmelerini sağlayan, kişilik temellerinin atıldığı, yaratıcı yönlerinin ortaya çıkartıldığı, çocukların kendilerine güven duymalarının sağlandığı, ebeveyn ve eğitimcilerin etkin olduğu kaliteli bir okul öncesi eğitim programına katılan çocukların diğer çocuklara kıyasla gelecekte okul başarıları daha yüksek, sosyal ve duygusal, sözel, zihinsel, fiziksel gelişim açısından daha yetkin olduklarını sonucunu ortaya çıkar.

Okul Öncesi Eğitimin Çocuğa Katkıları

- Duygusal olarak; işlerini tek başına yapması, sorunlarını kendi kendine halletmesi ve bazı kararlarını tek başına alması sayesinde kendine olan güveni yükselir. Düşüncelerini dile getirebilme ve başkalarına iletebilme gücü özgüven artırıcı faktörlerdendir. Özgüven, bireyin kendisini yetenekli, önemli, başarılı ve değerli biri olarak algılama derecesi olarak tanımlanır.

- Fiziksel olarak; kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi faaliyetlerin düzenli olarak yapılması sonucu ince motor becerileri gelişir. Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi faaliyetlerle de kaba motor fonksiyonlarını kullanır ve geliştirir.

- Zihinsel olarak, nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, ölçme, gözlem yapma, fikir üretme gibi matematik ve bilim becerileri kazanır. Anaokuluna başlayan çocukların zeka puanlarında yükselme görülür. Kitapları incelemek, boyama ve çizimler yapmak, arkadaşlarına resim çizerek mektup hazırlamak gibi faaliyetler dikkat ve konsantrasyonunun artmasına, okul yaşamında erken okuma ve yazma yetilerinin gelişmesine yardımcı olur.

- Dikkat eksikliği sorunu ve öğrenme güçlüğü olan çocukların erken tespit edilip ve okula başlamadan önce önlem alınmasını sağlar.

- Sosyal olarak; çocuklar oyuncaklarını paylaşmanın yanında yetişkinin ilgisini, yiyecekleri paylaşmayı ve karşılıklı iletişim kurmayı öğrenirler. Ayrıca yaşıtlarıyla yaşanan çatışmaları ve ortaya çıkan sorunları çözümlemeyi, kendini nasıl ve ne zaman koruyacağını, diğer çocukların hakkına saygı göstermeyi de öğrenirler. Bütün bunlar çocuğun ileriki yaşamında ortaya çıkacak sorunları çözmesine yardımcı olacak, problem çözme becerileri kazanmasını sağlar.

- Beslenme durumunda iyileşme görülür.

- Yemek, uyku, öz bakım becerilerini kazanmak, anne ve babadan ayrı kalmak duygusal gelişimine katkıda bulunarak kendine güvenini arttırır.

- Ebeveyn ve çocuk arasında daha güçlü ve olumlu bir ilişkiler kurulmasını sağlar.

- Canlandırma, taklit ve hayali oyunlar sayesinde hayal gücü gelişir, arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşarak dil becerilerini geliştirir.

- Okul öncesi eğitim çocuğun yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkartmak açısından da büyük önem taşır.

- Bir okul öncesi kurumunda belirli zaman dilimi içinde bir sıra ve düzen izleyen faaliyetler çocuğun zaman kavramını hayatına geçirerek bunun insan yaşamındaki yerini öğrenmesine ve kendi başına program yapabilme becerisine katkıda bulunur.

- Okul öncesi kurum, öğretmenin denetim ve uyarıları ile çocuklara okuldaki eşyaları ve oyuncakları ortaklaşa kullanmayı, paylaşmayı, birbirlerinin sırasını gözetmeyi ve birbirleri için bir şeyler yapabilmeyi öğretecek en iyi ortamlardan biridir.

- Çocuklar evde yapamadıkları birçok faaliyeti anaokulunda gerçekleştirir. Arkadaşları ile konuşarak onların düşüncelerinden haberdar olurlar. Kendi görüş ve düşüncelerini rahatça ifade edebilirler. Hatta oynadıkları oyunlarda gerek evde gerekse okulda yakınları ve arkadaşlarının duygularını ifade etme fırsatını bulurlar. Bu durum öğretmen için çok iyi bir gözlem ortamı oluşturur.

 

Bu yazı "MEKTEBİM" tarafından desteklenmektedir.


 

Eklenme Tarihi: 14:32 15-05-2017
Okul Öncesi Eğitim Mektebim Okul öncesi Eğitim