Kendi Kendine Organize Öğrenme Ortamları

İngiltere’de Newcastle Üniversitesi’nde Eğitim, İletişim ve Dil Bilimleri Fakültesinde Eğitim Teknolojisi alanında profesör olarak görev yapan Prof. Sugata Mitra’nın çalışmaları üzerine James Stanfield (SOLE Central, Newcastle University Varinder Unlu, International House, London)’ın yazdığı "Self-Organised Learning Environments, SOLEs" makalesini Mektebim Uluslararası Eğitim Koordinatörü Sezen Kaynak çevirisiyle paylaşıyoruz...

Son yıllarda geleneksel öğretmen liderliğindeki eğitim modelinin, çocukların 21. Yüzyılın gerektirdiği becerileri geliştirmelerine yardımcı olamayışları ve sisteme adapte olamamalarına yönelik yapılan eleştirilerde artış yaşanmaktadır (Anderson, 2014). Buna karşılık, öğretmenler, okullar ve kolejler; proje tabanlı öğrenme, akran öğrenimi, araştırmaya dayalı öğrenme, harmanlanmış öğrenme ve çarpıtılmış sınıflar dâhil olmak üzere çeşitli farklı yaklaşımlarla denemeler yapmışlardır. Bu yaklaşımların tümü, öğrencilerin sınıf içerisindeki derse katılımını arttırmak ve öğrencilerin önemli yeni beceriler geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır.

Daha az bilinen bir yaklaşım ise, kendi kendine organize öğrenme ortamlarının kısaltılmışı olan `SOLE` `dir. SOLE`de öğretmenler, çocukları interneti kullandırarak ve onları küçük gruplarda çalıştırarak, büyük soruyu merak etmelerini sağlıyor ve böylece sonucu bulmaları için onları teşvik ediyorlar. Oturumun sonuna doğru her grup bulduğu sonuçları sınıfın geri kalanına sunmaya davet ediliyor.

SOLE`nin, etkililiğinin en üst düzeye çıkarılmasına yardımcı olan birçok önemli özelliği bulunmaktadır. Birincisi, oldukça önemli bir yere sahip olan "büyük soru". Büyük soru ile birçok çocuk zorlayıcı bir soru ortaya atıldığında olumlu tepki gösteriyor ve dersle bağlantı kurabiliyor. İkincisi, SOLE yaklaşımı, öğretmenlerin interneti güvenli ve yapıcı bir şekilde dersin içine entegre etmelerini sağlamaktadır. Sonuncusu ise öğretmenlerin derse daha az müdahalede bulunmasını ve derslerde daha az rol oynamasını sağlamaktır. Böylece çocuklar birlikte çalışıyor ve cevapları zorlansalar bile tek başına bulmaya çalışıyorlar. Bu gibi nedenlerle SOLE, öğrencilerin problem çözme, eleştirel düşünme ve sunum becerileri gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak için etkili bir yöntem sağlamaktadır. Bu yaklaşım başlangıçta ilkokul ortamında gerçekleştirilmiş (Mitra & Crawley, 2014), ancak yapılan son çalışmalarla araştırmacılar SOLE’nin orta, ileri ve yüksek eğitime olan etkisini inceliyorlar.

Self-Organised Learning Environments (SOLEs) Uygulaması

1999`dan bu yana, geleneksel öğretmen liderliğindeki yaklaşımdan oldukça farklı olan bir pedagojik yöntemle pek çok deney yapılmaktadır. Bu deneylerin birinde, genelde "duvardaki delik" olarak adlandırılır, internete bağlı bilgisayarlar, Hindistan`daki köylerde ve şehirlerdeki gecekonduların duvarlarına gömüldüler. Mitra ve meslektaşları (Mitra ve ark. 2005), 5 yıldan uzun süren çalışmada, yetişkinlerin çok az müdahalesi ile çocukların, bilgisayarları oyun oynamak, medya indirmek ve bilgi aramak için kullanmayı öğrenebileceklerini keşfettiler. Ayrıca, çocukların biraz karmaşık bir şekilde sürekli olarak gruplar halinde çalıştıklarını, sürekli olarak birbirleri ile etkileşim içinde olduklarını belirtmek gerekir.

1999 ile 2012 yılları arasında yapılan araştırmadan elde edilen bulgular şu şekilde belgelendi:

  • Çocuklar, kim olduklarından ya da nerede ve hangi dili konuştuklarından bağımsız olarak bilgisayarı ve interneti kulllanmayı kendi kendine öğrenebilirler, (DeBoer 2009; Mitra et al. 2005).
  • Çocuklar, şu konularda kendiliğinden eğitim hedeflerine ulaşabilirler: bilgisayar bilimleri ve matematik standart okul sınavları (Inamdar ve Kulkarni 2007); İngilizce telaffuzlarının gelişimi (Mitra, Tooley, Inamdar ve Dixon 2003); ve okul başarılarının gelişimi (Dangwal, Sharma ve Hazarika 2014; Dangwal ve Thounaojam 2011).
  • Çocuklar, "minimal invaziv" ortamlarda kendi kendini düzenleyen davranış gösterdiler. (Dangwal and Kapur 2008, 2009a, b).

Büyük sorular, SOLE’nin en önemli ve genelde öğrencileri en çok zorlayan bölümüdür. Konuyla alakalı bir o kadar da ilgi çekici sorular, çocukların hayal gücünü ve merakını tetiklemeye yardımcı olacağından, sorunun keşfinin hakiki bir süreç olarak şekillendirilmesi önemli bir konudur. Bazı büyük sorular belirsiz, bazıları kesin ve net cevaplı, bazıları ise hafif ve biraz dokunaklı sorulardan oluşmaktadır. Sorular çocukların okulda öğrendiklerinden, günlük deneyimlerinden ya da tamamen yeni birşeylerden oluşabimektedir. Büyük sorular araştırma yapmayı, tartışmayı ve eleştirel düşünmeyi teşvik edici özellikte olmalıdır. Odak noktası, `doğru` cevapları almak değil, cevapları bulmak için gerekli olan yöntem ve becerileri öğrenmek üzerinedir. 

Çocukların yaptığı araştırmalar sonucunda sunumlar, değerlendirme ve geri bildirim oldukça önemli üç noktadır. Öğrencilerin bulguları, şekli veya biçimi her ne olursa olsun kesinlikle sunmaları için teşvik edişmeli ve yaratıcı veriler elde edebilmeli desteklenmelidir araştırma aşamasında öğretmenlerin rolü çok düşük olsa da öğretmenler sunumlar için inceleme ve geri bildirim aşamasında önemli bir rol almaktadır. 

Ayrıca, SOLE’nin durağan olmaması, sürekli olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, yeni fikir ve yaklaşımları denemek için öğretmenler ve öğrenciler tarafından isteğin olması önemlidir. Öğrenci geribildirimi, bu devam eden gelişim sürecinde önemli bir rol oynamaktadır.

İngiltere’de bulunan International House’da 4 haftalık bir süreç içerisinde SOLE, farklı milletlerden gelen, yaşları 18 ile 24 arasında değişen ve İngilizceleri A2 seviyesinde olan 19 öğrenci üzerinde uygulanmış ve öğrencilerin İngilizce’ye karşı olan bilgi ve ilgilerinde ortaya çıkan değişikler 4. Haftanın sonunda çok net bir şekilde gözlemlenmiştir. Uygulamanın yapıldığı sınıf, geleneksel sınıf modelinden farklı bir şekilde oluşturulmuş ve öğrencilerin konforu için tasarlanmıştır. Kahve, çay ve yiyeceklerin tüketilmesine, bilgisayarların ve cep telefonlarının kullanılmasına izin verilmiştir.öğrencilerin daha interaktif bir şekilde katılımlarının sağlanbilmesi için sınıf içerisinde beyaz bir tahta, kullanabilecekleri kalemler ve büyük poster kağıtlar bulundurulmuştur. 4 hafta boyunca her gün için öğrencilere farklı “büyük sorular” sorulmuş ve cevapları grup çalışması yaparak bulmaları ve sonucunda da sunum yapmaları sağlanmıştır. Belirli aralıklarla yapılan çalışmalar ile de öğrencilerin seviyeleri ölçülmüştür. 4 hafta sonunda hem görevli öğretmenlere hem de öğrencilere SOLE hakkında sorular sorulmuş ve geri bildirimler alınmıştır. Uygulamanın sonunda, topluluk önünde konuşma yapamayan, kendine güvenmeyen, grup çalışması yapamayan, İngilizcesine güvenmeyen öğrencilerde büyük değişimler yaşanmıştır. Öğrenciler “büyük soruları” çok eğlenceli bulmuş, yeni insanlarla tanışıp birlik içerisinde hareket etmenin ve sonuca ulaşmanın çok eğlenceli olduğunu belirtmişlerdir. Bilmedikleri bir konu hakkında kendi başlarına araştırma yapmanın ne kadar ilginç ve eğlenceliği olduğunu aktarmışlardır.

SOLE’den beklenen yararlar hala tam olarak net değildir. Ancak SOLE’nin araç seti (Mitra, 2015), öğrencilerin ilgisini çeken “büyük sorular” sorulduğunda öğrencilerin daha katılımcı olacaklarını önermektedir. Böylece, bilgisayar okur yazarlığı arttırılacak; yaşam boyu öğrenme alışkanlıkları gelişecektir. Kişilerarası iletişim ve sunum becerileri güçlenecek, sınıf içinde ve dışında dahil olacakları tartışmalara entegre olmaları sonucunda daha iyi sonuçlar alınacak ve sonunda farklı konular hakkında fikirler üretip daha fazla motive olacaklardır.

Çeviri: Sezen Kaynak/ Mektebim Uluslararası Eğitim Koordinatörü

 

Bu yazı "MEKTEBİM" tarafından desteklenmektedir.


 

Eklenme Tarihi: 15:01 28-02-2017
Çeviri Sugata Mitra SOLEs Mektebim