Kamboçya'nın İsimsiz Kahramanı İle Tanışın

 

 
 

Ayn’la tanışmak için Phnom Penh’e gittiğimde, yaşını başını almış, ciddi bir kadınla tanışmayı bekliyordum. Onun iyiliklerini internet üzerinden takip eden herkes gibi, ne ismini ne de neye benzediğini biliyordum. Sandım ki, bütün bir köyü çekip çevirdiğine, yemeklerini organize ettiğine, eğitim aktiviteleri düzenlediğine göre epey görmüş geçirmiş, ağır başlı bir insandır.

Yanılmışım.

Karşımda 30’lu yaşlarının başında, komik, akıllı ve enerjisi yüksek bir kadın buldum. Kendini doğduğu ve büyüdüğü topraklardan binlerce kilometre uzakta yaşayan çocukların ve onların ebeveynlerinin iyiliğine adamış genç bir kadın.

Onun hikâyesi, her birimizin neredeyse her gün başından geçen bir olayla başlamış: Zor durumda olan insanlarla ilgili bir yazı okumak. Onun tesadüfen denk geldiği yazı, Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh’in 10 km dışında bir köyde açlık sınırında yaşayan, günde 1 dolarla hayatta kalmaya çalışan insanlarla ilgiliydi.

Böyle bir yazıyı okuyan her 100 kişiden 99’unun vereceği normal tepki, başını sallayıp, üzülmek daha sonra da hayatlarına kaldıkları yerden devam etmek olurdu. Ama o, 100 kişiden 1’iydi ve bu insanlara yardım edebilmek için, eşyalarını toplayıp, Kamboçya’ya gitmeye karar verdi.

Bu kararı aldıktan sonra, 2,5 ay içinde, amacını gerçekleştirmek üzere İstanbul’daki evini kapatıp, Phnom Penh’e uçtu.

Ayn’la tanıştığımda, yaklaşık 2 yıldır Kamboçya’daydı ve 80’I çocuk, 300 kişilik bir köye yemek sağlayan bir aşevinin sahibiydi. Aynebilim Aşevi, Pol Pot, Nam-I diğer 1 Numaralı Birader’in önderliğindeki Kızıl Khmerler döneminde milyonlarca insana mezar olmuş meşhur Ölüm Tarlaları’nın hemen karşısında yer alıyor.

Kızıl Khmerler (Khmer Rouge), iktidara geldikleri 1975 yılını “0 yılı” ilan etmişler. Bunun arkasında, ülkenin o güne kadar oluşmuş kültür ve geleneklerinin tahribatını ve yerlerine yeni devrim ideallerini koymayı hedeflemeleri yatıyor. Onların Kamboçya’yı bir tarım toplumuna dönüştürmek konusundaki sapkın idealizmi, ülkedeki bütün beyaz yakalıların, akademisyenlerin, doktorların, öğretmenlerin ve hatta İngilizce konuşabilen vatandaşların katledilmesine yol açmış. 1975-1979 yılları arasında 2,5 milyon insan, CIA ajanı oldukları suçlamasıyla tutuklanıp, gizli hapishanelere atılmış. Türlü baskı ve işkence sonucunda ajan olduklarını itiraf ettiklerinde ise, infaz edilmek üzere bu tarlalara getirilmişler. Yalnızca tutuklananlar değil, tüm aileleri de infaz edilerek bir soykırım gerçekleşmiş. Çünkü Pol Pot, öldürülenlerin akrabalarının günü gelip de intikam peşine düşeceğinden korkmuş.


Çocuklar, bir doğum günü partisinde ikramların tadını çıkarırken

Ayn, Ölüm Tarlalarından sadece bir kaç metre ötedeki aşevine Yaşam Tarlaları adını vermiş ve her gün yüzlerce insana buradan umut dağıtmayı kendine görev bilmiş.

Dünya’nın her yerinden gelen bağışlarla ve Phnom Penh’i ziyaret ederken, onunla tanışıp, yardım etmeye karar veren ve burada kalan gönüllülerin destekleriyle, Aynebilim Aşevi gerçek bir sivil toplum örgütü gibi çalışıyor ve köylülere hayatlarının her alanında destek olmaya çalışıyor.

okul2

Köyün çocukları, ders sırasında…

Geçenlerde köydeki 2 ev, sel yüzünden yıkılınca, Ayn bir bağış kampanyası başlattı ve çok kısa sürede bu iki aileye şirin mi şirin iki yeni ev hediye etti. Şimdi ise daha büyük bir hedefi var.

Kasvetli ve harap haldeki köyün bütün evlerini baştan aşağıya yenileyerek orayı bir masal köyüne çevirmek. İnternet üzerinden başlattığı kampanya ile, bağışçıların desteği sayesinde yakında 52 evi de baştan inşa etmeyi hayal ediyor.

koy

Köyün mevcut durumu


Yenilenen evlerden ikisi

Çocuklar, okul çıkışı aşevine gelerek, gönüllüler tarafından verilen resim ve İngilizce derslerine katılabiliyor. Ayn’ın en büyük hedeflerinden biri de köydeki her çocuğa İngilizce öğretebilmek. Çünkü dil bilmemin ayrıcalık sayıldığı bu ülkede, çocuklar eğer İngilizce konuşabilirse daha iyi bir gelecek elde etme olanağına kavuşabilecekler.

Bir de çok yakında hizmete girecek olan bir restoranları var. Ayn’ın, aşevine sürdürülebilir bir gelir yaratmak için hayata geçirdiği bu proje sayesinde, aşevi yalnızca bağışlarla değil, kendi geliriyle de günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir hale gelecek.

Ayrıca köyün kadınlarına elişi sınıfları açma sonra da onların ürettiklerini restoranda satışa sunma gibi başka bir projesi de var. Böylece, ailelerin gelir düzeyini yükseltmeyi ve kadınları iş gücüne katmayı hedefliyor.

Medyada veya sosyal medyada yüzünü göstermek veya gerçek adını kullanmak  istememesinin sebebini ise, yaptığı işlerin ön plana çıkmasını istemesi olarak açıklıyor.

Aynebilim Aşevi gün geçtikçe kendi kendine ayakta durabilen bir organizasyona dönüşürken, Kamboçya’da bir köy için harikalar yaratmaya devam ediyor. Ancak, Ayn’ın hayali Kamboçya’nın diğer fakir köylerinde şubeler açmak ve hatta günü gelince Asya’nın diğer ülkelerine ulaşmak.

“Çocuk, çocuktur…” diyor “Nerede veya kimden doğduğunun bir önemi yok, hepsini kendi çocuğunuzmuşçasına sevebilirsiniz.”

dsc_3724

“Çocuk çocuktur. Nerede veya kimden doğduğunun bir önemi yok, hepsini kendi çocuğunuzmuşçasına sevebilirsiniz.”

Çocukların taptığı, yetişkinlerin saygıda kusur etmediği Ayn, aynı dili konuşmalarsa da, bambaşka topraklarda doğmuş büyümüş olsalar da, etrafını sevgi ve takdirle çevreleyen kocaman bir ailesi varmış gibi hissediyor.

“Aslında, tüm insanlık olarak, biz gerçekten de bir aile değil miyiz? Her birimiz, diğerinin iyiliğinden sorumlu değil mi?” Ayn’la tanıştıktan sonra, uzunca bir süre bu sorulara kafa yordum ve vardığım sonuç kocaman bir EVET oldu. Gerçekten de öyleyiz.

İnanıyorum ki, böyle düşünmek dünyada bir fark yaratmak için atabileceğimiz en büyük adımlardan ilki. Çünkü ancak o zaman, şanslı olanların, bizden daha şanssız olanlara yardım eli uzatması mümkün olacak. Ne de olsa, aileler böyle yapar…

KAynak:
(Aynebilim Aşevi ile ilgili, Huffington Post sitesinde yayınlanan yazımın Türkçe’sidir. Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz)

 


 

Eklenme Tarihi: 18:20 24-09-2016
Eğitim Kamboçya Gündem