Okullar açılıyor uyum haftasının önemi

 

 

Çocukların mutlu ve sağlam bir geleceğe sahip olmaları için adım attıkları uzun eğitim yolcululuklarının bir basamağı daha yeni eğitim-öğretim yılı ile birlikte başlıyor. Okula dönüş birçok çocuk için heyecanlı bir serüven gibi algılansa da, hangi öğrenim kademesinde olursa olsun, okul hayatına yeni başlayan veya okul değiştiren her çocuk ve aile için yaşamsal değişimleri içerir ve bu da kendi içerisinde kaygı ve endişe barındırır.

 

Okul olarak bu süreçte öğrencilerin ve ailelerin yanında olmak ve onları desteklemek, eğitim süreci ve işleyiş hakkında onlara yeterli bilgiler sunabiliyor olmak, iyi hazırlanmış bir uyum programı aracılığıyla öğrencilerin kendilerini ait hissettikleri okullarına mutlu ve güven içerisinde geliyor olmalarını sağlamak başlıca görevimiz. Nesibe Aydın Eğitim Kurumları olarak hazırladığımız uyum programı çerçevesinde öğrencilerimiz, bir hafta süreyle okula yarım gün süreyle gelerek,  eğlenceli, sanat ve spor ağırlıklı program ile kademeli olarak öğretmen ve arkadaşlarını yakından tanıma ve okula alışma süreci gerçekleştirilecektir. Bunun yanı sıra uzmanların ve öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen seminerler ve bilgilendirme toplantıları aracılığıyla anne babaların okulun eğitim ve idari işleyiş hakkında bilgilendirilmeleri amaçlanmaktadır.

 

Tatil dönemi, çocukların olduğu kadar anne babaların da rahatladığı bir dönem olmaktadır. Yatış ve kalkış saatlerinin daha esnek olduğu, günlük akışı çoğu zaman çocuğun belirlediği, ailelerin de sınırlı zamanda ödev gibi zorunlu sorumluluklar ve uyku saatleri gibi konularda çocukla çatışma yaşamadığı nispeten daha dingin bir dönem oluyor. Bu dingin dönemden, yapılandırılmış okul hayatına geçişin hem çocuk hem de aile için daha kolay geçmesi için bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyulmaktadır. Ailenin okulun başlamasına en az 3 hafta kala yazlık mekanlardaki tatilini sonlandırılarak eve dönmesi ile bu hazırlık süreci başlatılmalıdır.

Çocuğun odasının okul hayatına göre yeniden gözden geçirilerek, gerekiyorsa düzenlenmesi, televizyon ve bilgisayar saatlerinin kademeli olarak azaltılıp sınırlandırılması, sabah kalkış ve akşam yatış saatlerinin çocuğu çok da kaygılandırmadan düzenlenmesi önerilebilir.

Çocuğun okul ihtiyaçları hazırlanırken kalem, okul çantası gibi malzemelerin seçiminin çocuğa bırakılması, okul kıyafeti alışverişinin birlikte yapılması, mümkünse öğretmeni ile görüştürülmesi, okul arkadaşlarından birkaçı ile bir program düzenlenmesi çocuğun okula aidiyetini arttıracağı gibi dönüş sürecindeki kaygılarını da azaltacaktır. 

 

Okul ortamında uyum süreci kimi çocukta çok rahat bir şekilde geçebilir ancak bazı çocuklarda da okula gitmeyi reddetme, ağlama, öfke duyma, direnç gösterme gibi davranışlarla kendini gösterebilir. Aile ve okul arasında sağlanan işbirliği, karşılıklı güven ve tutarlık sayesinde bu sorunların üstesinden gelmek oldukça kolaydır. Okula yeni başlayan okul öncesi ve 1. sınıf gibi küçük yaş gruplarında uyum sorunları karın ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi psikosomatik belirtilerle kendini gösterirken, daha büyük yaş gruplarında şiddet eğilimi, isyankarlık, umursamazlık gibi disiplin davranışları gözlemlenmektedir. Ebeveynleri ile bağımlı bir ilişki geliştirmiş, koruyucu bir aile yapısına sahip çocukların da okulda uyum süreçleri zor olmakta veya bu süre uzayabilmektedir. Bu tarz bir yaklaşıma sahip olan anne-babalar çocukların bireyselleşmelerine engel olarak, çocukları adına birçok sorumluluğu üstlenerek onların belli yaşantıları deneyimlemelerine olanak sağlayamazlar. Bu tutumlar çocukların yeni ve farklı durumlara alışmalarını güçleştirmektedir.

 

 

Ailenin okulla ilgili olumsuz görüşlere sahip olması, ailenin eğitime ve kurallara bakış açısının okul yapısı ile uyuşmaması veya ailenin çocuk eğitimi ile ilgili esnek bir tutuma sahip olması da, çocuğun uyumunu güçleştiren nedenlerden biri olmaktadır. Ailedeki huzursuz ortam, boşanma, yeni bir kardeş gelmesi, ebeveyn kaybı gibi durumlarda veya arkadaşları ve öğretmeni ile sağlıklı sosyal ilişkiler kuramamış, tatil döneminde okula ait ödevler gibi sorumluluklarını yerine getirmemiş çocuklar için de bu süreç sancılı geçebilmektedir. Okula başladıktan sonra çocuğunuzun öğretmeni ve okul rehber öğretmeni ile iletişim halinde olarak çocuğun uyum davranışları ile ilgili bilgi alarak onların yönlendirmeleri doğrultunda hareket etmek önemlidir.

 

Tüm çocukların bu süreçte istediği tek şey okulda kendilerini güvende hissetmektir. Çocuk güven duygusunu hissettiği an, okula keyifle gidip gelmeye başlayacaktır. Bu güven hissi sadece okula ait değildir, aynı zamanda anne baba tutumları ve o güne dek çocuğa verilen eğitim de bu konuda çok etkilidir. 

           

Eğer eğitim “çocuğu hayata hazırlamak” ise, bunun belki de ilk uygulaması “okula alışma süreci” dir. Bir yaşam becerisini kazanmak gerçekten de emek istemektedir. Bu aşamada, çocuğun da bu yeni duruma uyum sağlama becerisini göstermesi, onun geleceği adına en uygun başlangıç olacaktır. Her yeni eğitim-öğretim yılı hem çocuklar hem de aileleri için beraberinde zorlu bir dönemi getirir. Ancak bu dönem boyunca çocuklarımızı anlamaya çalışmaktan, sabretmekten ve onları desteklemekten asla vazgeçmemeliyiz.

 

Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Rehberlik Birimi olarak öğrencilerimizin öğrenim hayatlarının her döneminde ihtiyaç duydukları her konuda onların yanında olarak, atacakları her yeni adımda onları destekleyip, yüreklendirerek, heyecan ve başarılarını birlikte paylaşmayı hedefliyoruz.  

Sağlıklı, huzurlu, başarılı ve işbirliği içinde bir yıl geçirmemiz dileğiyle…

                         

 Nesibe Aydın İlkokulu    Rehberlik Birimi  Psk. Mine Gençer

 

 


 

Eklenme Tarihi: 00:20 03-09-2016
okul öğrenci okula uyum veli aile iletişim işbirliği