Okul öncesi öğretmen adaylarına açık mektup

Okul öncesi eğitiminde öğretmenin önemi bir başka... Bu alanda öğretmenlik sadece fakültelerde, meslek okullarında da öğrenilemiyor maalesef. Meslektaşın meslektaşa vereceği çok önemli bilgiler de var kuşkusuz... İşte bir Özel Yaratıcı Anaokulu kurucusu Uzman Klinik Psikolog Zuhal Urcan, bu kaygımızı gözeterek "Eğitim ve Eğitim" aracılığıyla okul öncesi öğretmen adaylarına seslendi...

İşte o açık mektup;

 

Sevgili Meslektaşlarım,

Mektubuma böyle başlamak istedim çünkü üniversitenin bu bölümüne adım attığınız anda öğretmen olma süreci başlıyor. Benim için öyle oldu ama aynı zamanda hiç bitmeyecek olan öğrencilik sürecimde başlamış oldu. Bu öyle bir serüven ki hiçbir zaman bitmiyor...

Bir öğretmen her gün yepyeni bir heyecanla uyanır, o gün işlenecek yeni bir konu, pekiştirilecek ya da çeşitlenecek başlıklar vardır. Kitap sayfalarının içine sığamayacak kadar geniş, aktarılacak olan bilgiler o kitap sayfasında hapsolamayacak kadar canlıdır...

Çocukların enerjisi öğretmeni besleyen en iyi kaynaktır ve onu yönlendirme konusunda destektir. Eğer öğrenci isteksiz ve yorgun bir günündeyse, bir fıkra, bir şiir, bir anı ya da başka dünyalara götürecek bir masalla öğrenciyi sarıp sarmalamak hiç de zor değildir.

Sınıfa girdiğinizde dağarcığınızdaki herşey birer birer sahneye dökülmeye hazırdır; zira sınıf bir öğretmen için özgürce sahne olarak kullanacağı bir alandır.

Öğrenci bu sahnede bir rol üstlenir, bazen başrole heveslidir, bazen figüran olmayı yeğler ama asla bir seyirci olmamalıdır...

Öğrenci bilgileri kendi süzgecinden geçirerek konunun içine girer. Eğer bir öğretmen öğrenciye ulaşamadığını fark ederse, konu ile ilgili kendisinin ne gibi eksikleri olduğunu gözden geçirmeli, araştırmalar yapmalı yeni bilgiler ışığında yola çıkarak öğrencilerin yaratıcıklarını ortaya koymalarını sağlamalıdır.

Öğrenciye ulaşabilmek için önce sevgi ve güven duygusunun geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

Her öğrenci tektir, biriciktir. Öğretmen, her çocuğun farklı olduğunu ve herbirine farklı yollarla ulaşabileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Buna karşılık öğrenci de anlaşıldığını ve fark edildiğini hissetmelidir.

Öğrenci düşüncelerini özgürce paylaşmak ister. Doğru, yanlış endişesi duymadan bilgilerini ortaya koymak ister. Doğru yerde, doğru zamanda desteklenmelidir. Öğretmenine inanması onun için çok önemlidir. Öğrenci sadece gerçekleri duymak ister.

Sevgili meslektaşlarım,

Her mesleği uygulayan insan emeğinin sonuçlarını görmek ister, biliriz. Unutmayın ki; en somut olarak görülen meslektir öğretmenlik. Öyle bir meslektir ki yıllar sonra bile gurur duyacağınız bir eserinizi aniden karşınızda bulmanız bir an meselesidir.

Tüm bu özellikleri taşıdığınız ve yaşam boyu haz alabildiğiniz, mecburiyet değil, seçiminiz olarak gördüğünüz bir meslek hayatı geçirmeniz dileğiyle….

Zuhal Urcan / Uzman Klinik Psikolog

 

 


 

Eklenme Tarihi: 00:40 12-04-2016
Okul öncesi eğitim öğretmen öğrenci çocuk