ERG, MEB 2016 Bütçesi İçin Toplumsal Eşitsizlik Raporunu Sundu

Önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Milli Eğitim Bakanlığı`na Toplumsal Eşitsizlikle ilgili bir rapor sundu.

Raporun detayları şöyle;

MEB 2016 bütçesi toplumsal eşitsizliklerin azaltılmasında nasıl bir rol oynayacak?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Aralık 2015’te kamuoyuyla paylaştığı Eğitim Harcamaları İstatistikleri çarpıcı bir bulguyu ortaya koyuyor. Türkiye’de toplam eğitim harcamaları içinde ailelerin payı hızla yükselirken devletin payı geriliyor. 2011-2014 arasında ailelerin ve özel tüzel kişiliklerin eğitim için yaptıkları harcamaların % 28 arttığı, 2014 fiyatlarıyla 25 milyar TL’ye dayandığı görülüyor. Diğer taraftan bu dönemde tüm eğitim harcamaları içinde devletin payı % 79’dan % 77’ye geriliyor.

Bu eğilimin devam etmesi, orta ve uzun vadede Türkiye’de toplumsal eşitsizliklerin daha da derinleşmesine neden olabilir. Bu nedenle daha fazla kamu kaynağının zorunlu eğitim hizmetlerinin nitelikli bir biçimde sunulması için seferber edilmesi büyük önem taşıyor.

MEB için öngörülen bütçe ikili öğretimin azaltılmasına ilişkin hedeflerle uyumlu mu?

2014 yılında ikili öğretim yapan ilköğretim okullarının oranı % 23,5, ortaöğretim okullarının oranı % 8,5’tir.(1)

2014-15 verilerine göre ilkokul öğrencilerinin % 46’sı, ortaokul öğrencilerinin % 53’ü ve lise öğrencilerinin % 82’si tam gün eğitimden yararlanıyor; geri kalan öğrenciler ise sadece sabahları ya da sadece öğleden sonraları okula gidiyor.(2)

64. Hükümet Programı’nda “İkili öğretime son verme hedefi doğrultusunda, tüm okullarımızda tam gün eğitim-öğretime geçilmesi için yeter sayıda derslik inşasına devam edeceğiz.” ifadesine yer veriliyor. İkili öğretim, MEB’in 2015-2019 Stratejik Planı’nda da sorun ve gelişim alanları arasında sayılıyor. Planda, ikili öğretim yapan okulların oranının 2019 yılına kadar ilköğretimde % 10’a, ortaöğretimde % 5’e düşürülmesi hedefleniyor.(3)

Ayrıca, 2014’te ilköğretimde ve ortaöğretimde 29 olan derslik başına düşen öğrenci sayısının 2019 yılında 24’e düşürülmesi planlanıyor.

(1)MEB (2015). Milli Eğitim Bakanlığı 2015-2019 Stratejik Planı. http://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2015_09/10052958_10.09.2015sp17.15imzasz.pdf

(2)Kalkınma Bakanlığı. Onuncu Kalkınma Planı 2016 Yılı Programı. http://www.kalkinma.gov.tr/Lists/Yaynlar/Attachments/680/2016_Program%C4%B1.pdf

(3)MEB (2015). Milli Eğitim Bakanlığı 2015-2019 Stratejik Planı. http://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2015_09/10052958_10.09.2015sp17.15imzasz.pdf

MEB istatistiklerine dayalı olarak yaptığımız hesaplamalar, 2019’da bu hedeflere ulaşılması için toplam derslik sayısının her sene en az % 7 oranında artması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu amaçla inşa edilecek yeni dersliklerin tahmini maliyeti ise 2016 yılı için yaklaşık 5 milyar TL’dir. 2016 yılı bütçe yasa tasarısında, MEB bütçesi sermaye giderlerinin bütçe içindeki payının 2014 ve 2015 yıllarına göre gerilediği ve sermaye giderlerine sadece 5 milyar 835 milyon TL ayrıldığı görülüyor. MEB’e sermaye giderleri için yeterli kaynak ayrılmadığı için, ikili öğretimin azatılmasına ilişkin hedeflerin yakalanması güç görünüyor.

MEB bütçesi Suriyeli çocukların eğitim ihtiyaçlarına ne ölçüde yanıt veriyor?

UNICEF tarafından yayımlanan veriye göre, 2014-15 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Türkiye’de okul çağında 746.000 Suriyeli çocuk bulunuyor. Bu çocukların 451.000’inin eğitim almadığı tahmin ediliyor. MEB 2015- 2019 Stratejik Planı’nda “Mülteciler, geçici koruma altındaki yabancılar veya vatansız olarak yurdumuzda bulunanların da bulundukları sürece eğitim görmelerini sağlamak üzere bu öğrencilerin eğitim sistemine entegrasyonunun sağlanmasına yönelik çalışmalar”dan bahsedilmesi çok önemlidir. Öğrenci başına yapılan eğitim harcamalarını temel alarak yaptığımız hesaplamaya göre, okul dışındaki Suriyeli çocukların eğitime entegrasyonunun tahmini maliyeti en az 1 milyar TL’dir. Bütçede Suriyeli çocukların eğitimi için yeterli kaynak ayrılıp ayrılmadığına ilişkin bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır.

MEB 2016 bütçesi hazırlanırken okulöncesi eğitim önceliklendirildi mi?

2014 yılında ilkokul birinci sınıf öğrencilerinden en az bir yıl okulöncesi eğitim almış olanların oranı sadece % 56’dır. MEB 2019 itibarıyla bu oranı % 92’ye yükseltmeyi hedefliyor. Öte yandan, Türkiye’de okulöncesi eğitimin harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı OECD ortalamasının sadece dörtte biridir4 ve 2011-2014 arasında devletin eğitime ayırdığı kaynakların içinde okulöncesinin payı % 1.1’den % 0.9’a gerilemiştir.5

Her çocuğun nitelikli okulöncesi eğitimden yararlanabilmesi için, devletin okulöncesi eğitime ayırdığı kaynakların ciddi ölçüde ve bir an önce artırılması gerekiyor. MEB 2016 bütçesine ilişkin tartışmalarda, 3-5 yaş arasındaki çocukların nitelikli okulöncesi eğitime erişmesi için ne kadar kaynak ayrıldığının ve eğitime ayrılan kaynaklar içinde okulöncesi eğitime nasıl öncelik verilebileceğinin değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) çalışmalarını iki öncelikli amaç doğrultusunda sürdürüyor. Bunlardan ilki, tüm çocukların hakları olan kaliteli eğitime erişimlerini güvence altına alacak ve Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik gelişimini üst düzeylere taşıyacak eğitim politikalarının oluşmasına katkıda bulunmaktır. ERG’nin katkıda bulunduğu diğer başlıca alan ise eğitime ilişkin katılımcı, saydam ve yenilikçi politika üretme süreçlerinin yaygınlaşmasıdır. 2003 yılında Sabancı Üniversitesi bünyesinde yaşama geçen ERG, bu amaçlara yönelik olarak araştırma, savunu ve eğitim çalışmalarını “herkes için kaliteli eğitim” vizyonu doğrultusunda sürdürüyor.


 

Eklenme Tarihi: 15:38 20-02-2016