Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla 1. Global Eğitim Zirvesi başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın katılımıyla gerçekleştirilen 1. Global Eğitim Zirvesi bugün başladı. Zirve iki gün sürecek ve pek çok akademik çalışma, sunum, tecrübe ve birikim izleyenlerle paylaşılacak...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin açılışı sırasında yaptığı konuşmada, Milli Eğitim eski Bakanı Nimet Baş´ın öncülüğünde kurulan "Geleceğin Eğitimi Derneği"nin organizasyonunun büyük bir boşluğu dolduracağına inandığını ifade ederek, derneğin ülkede eğitim yönetimi alanında, eğitim öğretim noktasındaki ihtiyacı hissedilen faaliyetlere katkı sunmasının yanında, Türkiye´nin son 13 yılda eğitim öğretim konusunda elde ettiği tecrübeleri diğer bölge ülkeleriyle paylaşmasını da önemli gördüğünü vurguladı.

Zirve süresince ortaya konacak fikirlerin, dile getirilecek projelerin ülkenin eğitim sisteminin daha da gelişmesine ve yenilenmesine vesile olacağına inandığını belirten Erdoğan, dünyanın akıl almaz bir hızla değiştiği, yeni iletişim ve ulaşım araçlarının sınırları kaldırdığı bir dönemin içerisinde olunduğunu, teknolojik gelişmelerin hayatın her alanını etkilediğini ve kökten değişime zorladığını söyledi.

 

"Eğitimi "tek tipçi", "kompeksli" zihniyetin tahakkümünden kurtarmaya çaba harcıyoruz"

Değişim baskınının en fazla hissedildiği alanlardan birisinin eğitim olduğunu dile getiren Erdoğan şöyle devam etti: "Bizim bu değişim dalgasının önünde durmak, ona engel olmak gibi bir imkanımız da niyetimiz de olamaz. Zaten böyle bir şey mümkün de değil. Fakat bizim değişimi yönlendirmek, onu toplumumuzun faydasına olacak şekilde kanalize etmek gibi bir mesuliyetimizin, sorumluluğumuzun olduğuna inanıyorum". Erdoğan "yeni olan her şey iyi ve faydalıdır, eski olan her şey kötü ve zararlıdır" gibi bir yaklaşımı kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, bu yaklaşımın sadece sorun üreteceğini de vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 13 yılda eğitim sisteminin "tek tipçi", "kompeksli" zihniyetin tahakkümünden kurtarmak için çaba harcadıklarını ifade ederek, gerek altyapı gerek içerik konusunda hayata geçirilen politikaların belli kesimler tarafından sürekli engellenmek istendiğini ifade etti.

Erdoğan, Fatih Projesi´nden seçmeli derslere, imam hatiplerin orta kısımlarının açılmasından 4+4+4 sistemine kadar atılan her adımın "anlamsız" bir inanç ve "direnç"le karşılaştığını belirterek, "Bu direnç kesinlikle milletimizden değil, Haluk modelinde nesil yetiştirmeyi maharet sayan, başka da fikirleri, projeleri olmayan işte o dayatmacı azınlıktan geldi. Allah´a hamdolsun tüm engelleme girişimlerine rağmen yılmadık ve çok önemli başarılara imza attık." ifadelerini kullandı.

"Mesleki ve teknik eğitimin payını yüzde 36´dan yüzde 58`e çıkardık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye´de 2002´de 544 bin öğretmen bulunurken, geçen 13 yılda 542 bin yeni öğretmen atandığını, emekliler çıkarıldığında, 923 bin 133 öğretmene ulaşıldığını kaydederek, Fatih Projesi kapsamında okulların 432 bin etkileşimli tahta ve 50 bin çok fonksiyonlu network yazıcı ile donatıldığını, öğrencilere ve öğretmenlere 1 milyon 438 bin tablet bilgisayar dağıtıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Projesi ile artık bütün sınıfların aynı zamanda bilişim teknolojileri sınıfına dönüştüğünü vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin 81 ilinde 13 yılda 250 bin derslik inşa ederek, toplam derslik sayımızı 581 binin üzerine çıkardık. 6 alanda 21 seçmeli dersle bu konuda geniş bir yelpaze oluşturduk. Türkiye´de ilk defa sosyal bilimler ve spor liselerini kurduk. Okul öncesi eğitimi süratle yaygınlaştırıyoruz. 2001-2002 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitimde 289 bin olan öğrenci sayısı, 2014-2015 eğitim öğretim yılında 1 milyon 157 bine ulaştı. Başarı burada. Eğitim-öğretim desteği ile hiçbir evladımızın maddi imkansızlık sebebiyle okuldan mahrum kalmamasını temin ediyoruz. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında da 230 bin öğrenciyi kapsayacak şekilde eğitim ve öğretim kademesine göre yıllık 2 bin 680 lira ile 3 bin 750 lira arasında değişen rakamlarda destek veriyoruz. Orta öğretimde mesleki ve teknik eğitimin payını yüzde 36´dan yüzde 58´e çıkardık. Hiç şüphesiz Türkiye, diğer alanlarla birlikte eğitimde de 13 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak bir yerde. Bu millete yakışmayan o eski Türkiye manzaralarına büyük ölçüde son verdik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok okula modern kapalı spor salonlarının inşa edildiğini, öğrencilerin kitaplarının ücretsiz verildiğini dile getirdi.

Meslek liseleri için katsayı engeli kalmadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskiden meslek liselerine gidenlerin "Katsayı engeline takılır mıyım?" diye düşündüğünü, şimdi ise böyle bir engelin kalmadığını söyledi.

"Farklı projeleri hayata geçirmemiz gerekiyor"

Bugün istisnalar hariç, dünyada çığır açan çalışmalara imza atan bilim insanları, tarihçiler, mimarlar, sanatçılar konusunda eksiklik hissediliyorsa, bunun en başta gelen sebebinin eğitim sistemi olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aslında bu doğrultuda 2004 yılından itibaren çok ciddi adımlar attık. Ancak bugün görüyoruz ki bunlar yeterli değil. Tek yönlü bir sınıf kavramı yerine, zengin öğrenme ortamlarının gündeme geldiği sıra dışı eğitim modellerinin tartışıldığı günümüzde bizim de artık daha farklı projeleri hayata geçirmemiz gerekiyor. İnsanı eşrefi mahlukat yani yaradılmışların en şereflisi olarak gören ve fıtratı merkeze alan bir eğitim müfredatı üzerinde daha fazla durmalıyız.

Artık ertelenemez bir noktaya gelen bu ihtiyacın toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi, sivil toplum kuruluşlarının bu noktada görev üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, hocaların, bu alana ilgi duyan ilim erbabının, kanaat önderlerinin ellerini taşın altına koyması gerektiğini kaydetti.

Dijital dönüşüm eğitimde değişime neden oldu

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise zirvede yaptığı konuşmada, teknoloji, reform, göç ve entegrasyon kavramlarının eğitimi de yakında etkileyen süreçleri ifade ettiğini aktararak, "Teknoloji ürünlerinin eğitim ortamlarında kullanılması bütün dünyada eğitimcilerin belli başlı çalışma alanlarını teşkil ediyor. Afrika´dan Amerika´ya kadar bütün ülkeler eğitim teknolojileri nasıl ve ne yönde yatırım yapacaklarını, teknolojiyi eğitime iliştirme çalışmalarını hangi politikalar ve stratejiler çerçevesinde yapabileceklerini araştırıyorlar. Çünkü teknolojideki gelişmeler eğitimdeki şartları da değişmeye zorluyor. Dijital dönüşümün eğitim niteliklerinde zorunlu hale getirdiği değişimi dönüşümü gerçekleştirmeye çalışırken, yakın gelecekte karşı karşıya geleceğimiz giyilebilir teknolojiye, bilgisayarların radikal biçimde mobilize olmasına, yapay zekada, robot tekniğinde ve sanal gerçeklikte mümkün ve muhtemel gelişmelerin beraberinde getireceği değişiklik mecburiyetlerine de hazırlanmamız gerekiyor." diye konuştu.

FATİH Projesi´yle Türkiye öncü ülke konumuna geldi

Eğitim teknolojileri alanında FATİH Projesi´yle Türkiye´nin öncü ülke konumuna geldiğini ifade ederek dünyanın her tarafından FATİH Projesiyle ilgili bilgi paylaşımı için geldiklerini anlatan Bakan Avcı şunları söyledi: "En son Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi Kültür, Bilim, Eğitim ve Medya Komitesi’nin Paris’teki toplantısın da projenin felsefesi, uygulama süreçleri, eğitime katkıları ve gelinen nokta tanıtıldı. Türkiye olarak eğitim teknolojilerinde evrensel bir soru haline gelen ve cevabı aranan ne yapmalıyız nasıl yapmalıyız sorularının cevabını sizin önderliğinizde çoktan vermiş durumdayız. Teknolojinin bundan sonra getireceği yeniliklere de şimdiden hazırlanıyoruz, politikalar ve stratejiler belirliyoruz." Bundan sonra eğitim teknolojilerinde akla ilk gelen ülkenin Türkiye olacağını dile getiren Bakan Avcı, Türkiye tecrübesinin global referans kaynağı olacağını söyledi.

Suriyeli çocukların eğitimiyle ilgili geniş ve kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz

Bakan Avcı, Türkiye´nin göçmen ve mülteciler konusunda yaptığı çalışmaların ortada olduğunu anlatarak, şunları kaydetti: "Ülkemize sığınan Suriyeli çocukların eğitimiyle ilgili geniş ve kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bakanlığımızın Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bu alanda çalışmakla görevlendirilmiş, konunun koordinasyonu için bir müsteşar yardımcısı yetkilendirilmiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü´nce hazırlanan ´Türkiye´de Suriyeli Çocukların Eğitime Erişmelerindeki Engeller Kayıp Nesil Olmalarını Engellemek´ başlıklı rapor, Türkiye´nin Suriyeli mülteciler için yaptıkları cömert ve olağanüstü olduklarını belirtiyor. Bakanlığımız okul çağındaki Suriyeli çocukların eğitim hakkından mahrum kalmaması için merkezi düzeyde eylem planı hazırlamış ve bu programın uygulanabilmesi için başta UNICEF olmak üzere uluslararası kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımlarıyla krizden en çok etkilenen illere eylem planları oluşturulmuştur. 2015-2016 eğitim öğretim yılının başından itibaren yapılan çalışmalar kapsamında 300 bine yakın Suriyeli öğrenci eğitime kazandırıldı. 2015 Kasım itibarıyla ulaştığımız bu sayıyı öğretim yılı sonunda kadar 450 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz."


 

Eklenme Tarihi: 18:59 26-03-2016