15. Geleneksel Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi yayınlandı

Türkiye Özel Okullar Derneği 15. Geleneksel Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi yayınlandı. Bildiride, Teorik bilginin yanında uygulamalı eğitimin, kavramsal düzeyde pekiştirici etkiye sahip olduğu ve yaratıcılığı arttırdığı vurgulanarak, öğrencilere ilgi alanlarını çeşitlendirebilecekleri ve daha katılımcı olabilecekleri, problemlere bütüncül çözümler geliştirebilecekleri ortamların sağlanması, her çocuğun kendi potansiyelini geliştirebilmesi için okulların sadece bilişsel becerilere ağırlık vermemesi, sanat, müzik ve atletik becerileri de önemsemesi gerektiği belirtildi. Raporda ayrıca, eğitimcilerin mesleki gelişimlerini sürdürmelerinin önemli olduğu ve bunun sürekli desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

 

Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından düzenlenen “Okul ve Eğitim” temalı 15. Geleneksel Eğitim Sempozyumu Antalya Kaya Riu Palazzo Otel’de 28-30 Ocak 2016 tarihlerinde Bakanlık bürokratları, özel öğretim kurumlarını temsil eden dernek başkanları, Uluslararası Bakalorya (IB) Avrupa-Afrika-Ortadoğu Bölgesi Başkanı, yurtdışından gelen yabancı akademisyenler, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden bilim insanları, eğitim uzmanları, yazılı ve görsel basın mensupları, özel okul kurucu, yönetici ve öğretmenlerinden oluşan 1200’ün üzerinde katılımcı ile 3 gün boyunca 11 salonda eş zamanlı konferans, panel ve çalıştaylarla gerçekleştirildi.

İşte sonuç bildirgesi;

Türkiye Özel Okullar Derneği 15.Geleneksel Eğitim Sempozyumu Sonuç Bildirgesi’nde şu ifadeler yer aldı;

Bu yıl “Okul ve Eğitim” gibi çok geniş kapsamlı bir tema seçilmesi sayesinde eğitimle profesyonel olarak ilgilenen bürokrat, okul kurucusu, yöneticisi, öğretmen, akademisyen gibi farklı paydaşların hepsi için ortak bir platform yaratılmış oldu ve büyük resmin görülmesi sağlandı. 15. Eğitim Sempozyumunda eğitim konferanslarında geleneksel olarak ele alınan pedagojik konuların yanı sıra, eğitimin etkin bir şekilde düzenlenmesi ve yürütülmesinde okul kurucusu, yöneticisi gibi farklı paydaşları ilgilendiren okul mimarisi, yönetimi, işletmeciliği, insan kaynakları, finansman ve yatırımları gibi konular ele alınmış ve eğitim hakkının, herkesi kapsaması, bireysel farklılıkları ve özel eğitim gereksinimlerini gözetmesi, bireyin gelişimine bütüncül yaklaşması gereği vurgulanmıştır.

Açılış konuşması sırasında Uluslararası Bakalorya Avrupa-Afrika-Orta Doğu Başkanı tarafından uluslar arası eğitimin akademik standartlar ve ölçme kadar iletişim ve farkındalıkla uluslararası bakış açısı kazandırarak dünya barışına da hizmet ettiği, ve Türk IB okullarının ortalamasının denklik sorunlarına rağmen dünya ortalamasının üzerinde olduğu belirtilmiştir.

Çağımızda değişen öğrenen profili eğitim alanındaki şartları ve görüntüyü de değiştirmiştir. Artan iletişim ve bilgi edinme fırsatları sayesinde eğitimde disiplinler arası ve transdisipliner bir evrilme yaşanmış, zaman ve mekan içinde bütünü anlamlandırma önem kazanmıştır.

Uygulamalı eğitimin önemi

Teorik bilginin yanında uygulamalı eğitim, kavramsal düzeyde pekiştirici etkiye sahiptir ve yaratıcılığı arttırır. Bu nedenle öğrencilere ilgi alanlarını çeşitlendirebilecekleri ve daha katılımcı olabilecekleri, deneyimleyerek, sosyalleşerek ve teknolojiyle aktif etkileşim içinde problemlere bütüncül çözümler geliştirebilecekleri, tasarladıkları çözümleri sürekli olarak güncelleyebilecekleri ortamlar sağlanmalıdır.

Okullarda yalnız bilişsel becerilere ağırlık verilmemeli 

Sanat ve sporun bilişsel ve duyuşsal özellikleri olumlu etkilediği kanıtlanmıştır. Bu nedenle, her çocuğun kendi potansiyelini geliştirebilmesi için okulların sadece bilişsel becerilere ağırlık vermemesi, sanat, müzik ve atletik becerileri de önemsemesi gerekmektedir.

Bunun için de eğitimcilerin alışkanlıkları sorgulayarak nitelikli alternatiflerle değiştirmeleri,  dijital gereçlerin ve sosyal medyanın gücünü dizginlemeyi öğrenmeleri ve uygulamalarını etik kurallar içinde gerçekleştirerek model olmaları gerektiği kabul edilmiştir.

Okullarda gelişim odaklı kültürün oluşturulması okul yöneticilerinin bilgi, beceri ve uygulama yeterliliklerine, öğretmenlerin işlerindeki ve insan ilişkilerindeki uzmanlıklarına, birlikte öğrenme sürecini kolaylaştıracak lider yöneticilerin varlığına bağlıdır. Bu nedenle eğitimcilerin mesleki gelişimlerini sürdürmeleri önemlidir ve sürekli olarak desteklenmelidir.

 

 

 


 

Eklenme Tarihi: 17:40 01-02-2016